Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Geçen gün fıkıh dersi aldığım bir hocamdan gelinin kayınpederinin elini öpmesinde ve kucaklaşmasında (sarılması anlamında) sorun var dedi. Aslında normalde mahzur yok tabi mahremiyet sınırları kalkar fakat tenin tene değmesinden doyalı sıkıntı var, İslam bunu uygun görmez dedi. Araştırın, sahabilerden bile toplasan 5 kişi etmez Efendimizin elini öpen dedi. Ben de bunu nişanlıma söyledim, evlendikten sonra da babanın elini öpmeyi düşünmüyorum saygıda kusur etmem tabi yanında da oturur konuşurum, normal kıyafetle de oturulur ama böyle böyle dedim o da sinirlendi, ayet olan bir şeye nasıl böyle konuşursun diye. Nur suresi 31. ayetini örnek verdi, böyle yaparsan saygısızlık etmiş olursun ve babam yanlış anlar dedi. Hocamızdan bunu duyduktan sonra babasının elini öpmeyi hiç istemiyorum. Ne yapmam lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Normalde kayınpederiniz babanız hükmündedir ama bu durum tedbirli olmanızı gerektirebilir. Mümkün olduğu kadar uzak durmakta haklısınız. Fakat bunu ilan edip kendinize düşman edinmeyin.
Selamünaleyküm. Bir bayanın eşinin babası, kendi babası hükmündedir; elini de öpebilir, beraber yolculuğa da çıkabilirler. Özel bir fitne endişesi varsa mesela kayınpeder çok genç duruyorsa bundan kaçınılabilir. Kocasının dayısı veya amcası ise onun hiçbir şeyi değildir. Nezaket ve medeni ilişki içinde bulunur o kadar. Çok ihtiyar biri olmadıkça ellerini tutması caiz değildir. Bu hususlarda tutucu olan bir anlayışla aile kurmanın anlamı yoktur. Zira bu hususlardaki tutuculuğun açacağı tünelin ucu belli değildir.
Aleykümselam. Bu durumun soruşturulacak bir yanı yoktur. Babanız ne düşünür bilmem ama iffeti darbelenmemiş insan olmanın üstünde bir okul bilmiyorum ben. Bilmeyeceğim de inşaallah. Babanıza durumu daha net ve daha kati olarak anlatın. Sakın kaçak bir iş de yapmayın.
Aleykümselam. Beraber ya da çok yakın bir ortamda kalacaksanız muhtemel bir sorun var demektir, evlenmeniz sorun eksenli olur. Değilse sıkıntı etmenize gerek olmaz inşaallah. Bir büyüğünüzle de istişare edin, geleceği sıkıntı gösteren bir evlilik yapmayın.
Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunu yanlış olarak adlandıramayız. Allah kabul buyursun.
Aleykümselam. Ne indirirseniz indirin, bu yaptığınız caiz olmayan bir iştir.
Aleykümselam. Helal belli haram bellidir.Kesin haram olan bir şeyi hiç tereddüt etmeden terk ederiz.Haram olduğu hakkında kisin bir bilgimiz olmayan şey ise bizim için şüpheli şeydir.Şüpheli olan şeyi ise terk etmek takvaya uygun olandır. Şüpheli olan şeyi helal gibi görmediğimiz gibi haram gibi görmemiz de doğru olmaz.Bu kuralı da dini yaşamanın bir imtihanı olarak anlamamız gerekiyor. Sabır da budur, cihat da budur.
Aleykümselam. Müslüman için dinini hakkıyla yaşayabileceği ve adı ile pratiği ile İSLAM ÜLKESİ bir yer var iken sözünü ettiğiniz gibi bir kâfir ülkeye gidip orada yaşarsa böyle bir durum için haramlık söz konusu olur. Ne yazık ki bugün, İSLAM ÜLKESİ denebilecek bir toprak parçası yoktur. İslam adına bayrak sallanan yerler de bir kabileye bir coğrafyanın insanlarına mahsus ülkeler olarak anılmaktadırlar. Bu nedenle mevcut durumu, kitaplardaki bilgilerle karşılaştırmakta hata ederiz. Bulunduğumuz yerle gidebileceğimiz yerler arasında EN UYGUNU, EN AZ ZARARLISI gibi tercihler yapabiliriz. Kendiniz ve aileniz açısından bu değerlendirmeyi yaparak karar verebilirsiniz ancak. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Öncelikle şunu bilmelisiniz: Böyle bir ayrıntı sizi çok tehlikeli bir noktaya taşıyabilir aman dikkatli olun, fevri hareket etmeyin, uluorta konuşmayın. Eşinizi ikna etmeye çalışın, onu bilmiyor kabul edin. Evet, tespitiniz doğrudur; bayanın da bayana şehveti hareketlendirecek şekilde bakması, ilgilenmesi ve onu başkalarına aktarması asla caiz değildir. Çok dikkatli olun, yuvarlamayın, yuvarlanmayın.
Selamünaleyküm. İSLAMİ KURALLARA GÖRE KESİLMİŞTİR sözünün ne kadar gerçekçi olduğunu bilmemiz gerekiyor. Yalanın sakıncasız görüldüğü ya da yalanın yalancıya kâr kaldığı bir zamanda yaşıyoruz. Ona göre dikkate mecburuz. Firma seçebiliriz, firmaları izleyebiliriz. İzleyen biri olduğumuzu hissettirebiliriz.