Fetva Meclisi
Soru
Bir kadın evli olmadan da memesinden gelen sütle bir çocuğu emzirse onun annesi olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Süt emmenin yirmi dört ayı geçmemiş olması gerekir. Ve belli bir oranda mesela emdi bıraktı denecek oranda emzirilmesi gerekir. Buna göre hareket edilmelidir. Fukahanın önemli bir bölümü kadının sütünün hamilelikten kaynaklanmasının şart olmadığını söylemiştir. Süt hormonu sağlayan bir uygulama ile kadının göğsünden süt geliyorsa direkt memeden veya bir kaba konarak kaptan çocuk onu içince sütanneliği gerçekleşir. Kadın sütanne olunca da mahremiyetle ilgili kurallar gerçekleşir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus gelen nesnenin KADINDAN GELEN SÜT olmasıdır. Süt gibi bir şey olması yeterli olmaz.
Süt emme ve emzirmenin evlilik engeli sayılabilmesi için emme olayının kesin olarak sabit olması gerekir. Fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre çocuğun ilk iki yaş içerisinde emdiği süt, az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelmesi için yeterlidir. Buna göre; iki yaş içerisinde aynı kadından bir defa da olsa süt emen kız ve erkeğin birbirleriyle evlenmeleri caiz değildir. (Serahsî, el-Mebsût, 5/137; Kâsânî, Bedâ’i, 4/8) Şâfiî ve Hanbelîler ise süt hısımlığının oluşabilmesi için ilk iki yaş içinde ve bebeğin doyup da kendiliğinden bırakması sûreti ile ayrı ayrı beş kez emmesinin şart olduğunu söylemektedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/171; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 5/130-131) Kocanın, eşiyle sütkardeş olduğunu ikrar edip, ikrarında ısrar etmesi ya da âdil iki erkek veya bir erkek ve iki kadının şahitliği ile sütkardeş oldukları sabit olan evli çiftlerin araları ayrılır. Bu durumda, çiftler arasında cinsel yakınlık olmuş ise kadın, belirlenen mehir ile mehr-i misilden en az olanı hak eder. Cinsel yakınlaşma olmamış ise kadın, mehir olarak bir şey alamaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/380-381) Şâfiî mezhebine göre süt akrabalığının varlığı, erişkin iki erkek, bir erkek iki kadın veya dört kadının şahitliğiyle ispat edilebilir. Yine bu mezhebin kuvvetli görüşüne göre, süt emmeye şahitlik etmek, mahremiyetin sabit olması için yeterli değildir. Şahitlerin; süt emme vaktini, emme sayısını ve sütün, emen çocuğun midesine ulaştığını söylemeleri gerekir. (Şâfiî, el-Ümm, 5/36; Nevevî, el-Mecmû’, 20/260) Buna göre, evlendikten sonra sütkardeş oldukları ihtimali beliren çiftler, Şâfiî mezhebinde ileri sürülen şartlar gerçekleşmemişse bu mezhebin görüşü doğrultusunda evlilik hayatına devam edebilirler.
Hanefi mezhebi fukahasına göre süt emme ile ilgili konulardaki şahitliğin bir kadının tek başına şahitlik etmesi ile gerçekleşmez. Bazı Hanbeli fukahası ise bu konuda tek kadının şahitliğini muteber görmüştür. Buna göre de sizin kardeşliğiniz gerçekleşmemiş olacaktır. Yine de siz ihtiyatlı olmanız uygun olan olur.
Süt hukuku oluşmasının en temel şartı, süt emecek çocuğun yirmi dört ayı geçmemiş olmasıdır. Kadının sütünün bizzat memeden emilmesi şart değildir. Sütün taze olması da gerekli değildir. Taze süt, dondurulmuş süt veya farklı bir şekilde mideye indirilmiş süt aynıdır. Netice olarak dondurulmuş süt ile süt anneliği sağlanabilir.
Kadınlarda süt; doğum yoluyla oluşabildiği gibi kendiliğinden veya süt salgılayan oksitosin hormonunun bazı ilaçlarla ve destek yöntemlerle uyarılması yoluyla da gelebilmektedir. Bebeğin ilk iki yaş içerisinde annesi dışında bir kadının sütünü emmesiyle, süt hısımlığı oluşur. (el-Bakara, 2/233) Bu noktada sütün hangi sebebe bağlı olarak geldiğinin önemi yoktur. Dolayısıyla hangi sebeple gelirse gelsin, bir kadının sütünü, süt çağındaki bir çocuğun emmesi halinde, bu çocukla, emziren kadın ve belli derecedeki yakınları arasında süt hısımlığı oluşur. Doğum dışında bir yolla süt gelmesi durumunda, sütün oluşumunda etkisi bulunmadığından kadının kocası sütbaba olmaz; emen çocuğun üvey babası olur. Buna bağlı olarak süt çocukla üvey baba arasında tesettür vb. konularda mahrem akrabalara ilişkin ölçü ve hükümler geçerli hale gelir. Bu hükümlerin geçerlilik kazanması, eşler arasında cinsel ilişki yaşanmış olmasına bağlıdır. Ayrıca bu durumda süt hısımlığına ilişkin hükümler koca ile sınırlı olup; onun başka eşinden çocuklarını ve diğer akrabalarını kapsamaz. (bk. Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/118-119; Kâsânî, Bedâ’i, 4/11; el-Fetâva’l-Hindiye, 1/343- 344; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 5/139-142; Kalyûbî, Hâşiyetu Kalyûbî, 4/68; İbn Rüşd el-Cedd, el-Beyân ve’t-tahsîl, 5/164-165)
Süt akrabalığının oluşması için emziren kadının sütünün bebeğin midesine ulaşması gerekir. Dolayısıyla süt gelmeyen memeyi emmekle süt akrabalığı oluşmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/120)
bebek konusundaki diğer fetvalar
Yirmi dört ayı geçmemiş bir bebeğe kadının sütü iyice doyacak kadar verilebilirse kadın sütanne olur. Kadının sütünün doğal süt olarak geldikten sonra ilaçla veya başka bir yöntemle gelmesi sonucu değiştirmez. Yeter ki memeden gelen süt olsun.
AFRA, bembeyaz demektir. Kullanılmasında sakınca olan bir isim değildir. Sahabiler arasında ise bu isimli birini bilmiyorum.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin. Evlilikte, cinsel ilişkiyi ve çocuk yaratılmasını engelleyen durumların eş adayına söylenmesi gerekmektedir. Sizde anlaşılan böyle bir mâni yoktur ama kanser tedavisi görmüş olmanız eş adayınız için ciddi bir noktadır. Bu noktayı ilk görüşmede beyan etmeniz sizin huzurunuz için faydalıdır. Eğer görüşmeden önce aracılık yapan biri bulunuyorsa onun bir ön bilgi ile adayı size getirmesi daha faydalı olur. Sakın bu hastalığınızı evlenmenize bir engel gibi görmeyiniz. Allah’ın yazdığının asla bozulmayacağı bir hayat yaşıyoruz, içiniz rahat olsun. Tekrar geçmiş olmasını dilerim.
Buna gerek yoktur. Allah Teâlâ ömrünüze bereket versin. İman ve ihlas ile yaşamayı size nasip etsin.
Bundan dolayı bir sorun olmaz. Geçmiş olsun. Bebeğiniz mübarek olsun.
Oğlan olursa itiraz etme anlamında ise duanız ve ısrarınız elbette yanlış olur. Siz duaya devam edin, bu olmazsa bir sonraki kız olur biiznillah.