Fetva Meclisi
Soru
Ben bir süre kanser tedavisi gördüm ve yumurtalıklarımdan biri alındı. Doktorum çocuk sahibi olabileceğimi söyledi. Evlilik görüşmesi yapacağım kişiye bu durumu ilk görüşmede söylemem gerekir mi? Çok özel bir durum olduğu için ve çocuk sahibi olmama bir engeli olmadığı için ilk görüşmemde söylemeyi düşünmüyorum. Ancak kimsenin hakkına girmek istemiyorum. Bu sebeple size sormak istedim.
Cevap
Benzer fetvalar
Evlenmenin en tabii sonuçlarından biri çocuk sahibi olmaktır. Çocuk sahibi olmanıza mani bir durumu gizlemeniz sizinle evlenecek olana karşı haksızlıktır. Bunu söylemelisiniz. Hataların söylenmesi ise başka bir durumdur. O bir hatadır, hata tevbesi yapılmış ise gizlenmelidir.
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin dinen hiçbir sakıncası yoktur; evlenebilirsiniz. Ne var ki, bugüne kadar böyle bir evlilikte başarı oranı istatistiği büyük rakamlarla etkilemeyecek kadar düşük kalmıştır. Bu nedenle de sizi çevreniz ikaz etme ihtiyacı hissetmiştir. Size tavsiyemiz şudur: Evlilik sizin için olmazsa helak olacağınız düzeyde bir ihtiyaç değilse evlenmeyin, bekleyin.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durumu kesin raporla tespit et. Şüphe kalmasın.İkinci olarak, kesinlikle bunu söyleyeceksin. Söylemezsen vebale girersin.Üçüncü olarak da hiç merak etme, seni dengin biri bulmasa bile bunu kabul eden biri muhakkak gelir kapına.Dua et, huzurlu yaşamaya bak.
Rabbim sana sıhhat ve afiyet versin, kederlerde boğulmaktan muhafaza buyursun. Doktorların her tespitinin aynen gerçekleşeceği garantisi olmaz. Sen moralli ol ve kaderine teslim olarak yürü. Eş adayına size aracı olan kişi böyle bir hastalık belirtisinden söz etsin. O, buna rağmen gelirse iyi bir işaret olur bu. Gelince de sorarsa ayrıntılı olarak izah edersin. Sormazsa izah etmene gerek kalmaz. Kesinlikle gelmeden önce bu bilgi ona ulaşmalıdır, bundan emin olun. Aracı kimse bulamazsanız telefonla da olsa söylenmelidir. Allah yardımcın olsun.
Önce hastalığınızı söyleyin. Şu hastalıktan tedavi görüyorum, deyin. Bunu kabul ederse konuşun. Kimlik sorgulaması, evlilikten beklentisi, sizin beklentileriniz gibi konuları aşmayın birinci seansta. Bu seansta kalbiniz ısınırsa, o da evet derse ikinciye geçersiniz. Hastalığınızı gizlerseniz ve sonra öğrenilirse o haklı olacağı bir tartışmaya girebilir.
Kızınızın durumunu, onu, tedavi ettirdiğiniz doktora sorun: Geçirdiği hastalığın evliliği ile alakası var mı, az veya çok alakası var ise onu evlenmek isteyene söylemeye mecbursunuz. Öyle değil de normal bir hastalık gibi ise sorulmadıkça söylemeniz gerekmez. Söylerseniz de sakıncası olmaz. Geçmiş olsun, günahınıza keffaret olsun.
bebek konusundaki diğer fetvalar
AFRA, bembeyaz demektir. Kullanılmasında sakınca olan bir isim değildir. Sahabiler arasında ise bu isimli birini bilmiyorum.
Bundan dolayı bir sorun olmaz. Geçmiş olsun. Bebeğiniz mübarek olsun.
Oğlan olursa itiraz etme anlamında ise duanız ve ısrarınız elbette yanlış olur. Siz duaya devam edin, bu olmazsa bir sonraki kız olur biiznillah.
Resmi boşama nikâhın kalkmasıdır. Yeni bir nikâh kıyarak ancak kocası ile bir arada olabilir. Kocasının onu ortada bırakması caiz değildir. Kocasından yeni bir nikâh yapmasını istesin. Yaparsa yine eşi olur. Yapmazsa onunla eş ilişkisi yok demektir.
a. Tıbbi kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile memeden gelen sütün tek kaynağı kadının doğumu değildir. Doğumla bağlantılı organları kadar beyinle alakalı noktalar da bulunmaktadır. Hormonlar süt ürettiği kadar kadının duygusallığı, psikolojik etkenler de süt nedeni olabilmektedir. Bu da şu demektir: Hamile kalmamış hatta evlenmemiş bir kadından da süt gelebilir. Önce bu durumu tespit etmiş olalım. b. Doğum yapmış bir kadından gelen süt veya hamile kalmamış bir kadından gelen süt aynıdır. İkisi de onu emen veya o süt midesine inen çocuk açısından annelik/evlatlık ilişkisini oluşturur. Mühim olan süttür, annenin konumu değildir. c. Kadından çocuğun midesine geçen sütün direkt memeden emilmesi veya memeden bir yolla alındıktan sonra çocuğa mesela biberonla verilmesi süt evlatlığı bağlantısı açısından aynıdır. d. Kadının çocuğa aktarılan sütünün miktarı bakımından Hanefi mezhebi fukahası az/çok ayrımı yapmamıştır. Adına “süt emme” denebilecek her miktar için kural oluşmuş kabul edilir. İhtiyaten bu kuralla hareket edilmelidir. e. Süt ilişkisi oluşması açısından anne için (emziren kadın için) bir yaş tahdidi yoktur ama emecek çocuğun YİRMİ DÖRT AYI geçmemiş olması gerekir. Bu zaman dilimini aşan çocuk süt emse de bu bağ oluşmaz.
Yirmi dört ayı geçmemiş bir bebeğe kadının sütü iyice doyacak kadar verilebilirse kadın sütanne olur. Kadının sütünün doğal süt olarak geldikten sonra ilaçla veya başka bir yöntemle gelmesi sonucu değiştirmez. Yeter ki memeden gelen süt olsun.