Fetva Meclisi
Soru
Hocam Afra ismi sahabe hanımlar tarafından kullanılan bir isim midir? Kız çocuğuna Afra ismini koymak dinimize uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Her iki ismi de kullanmasanız daha iyi olur.
Yaygın olarak kullanılan bir isim değildir. Anlam olarak da insan için çok uygun olduğunu zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. Gayrimüslimler de o ismi koyuyor ama izini sürmüyorlar. Biz ismini de koyar izini de süreriz. SARE ismini koyun.
Bu hususta bir bilgimiz yoktur. Elimiz altındaki kaynaklardan da böyle bir bilgi edinemedik.
Selamünaleyküm. Bir kız ismi olarak caiz değildir diyemem ama siz, bize ait isimlerden birini bulsanız daha iyi olmaz mı?
Din açısından bağlayıcı hükmü bulunan ve önemi olan bir EBCED HESABI söz konusu değildir. Böyle bir şeye itibar etmenin de makul bir yanı yoktur.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin. Evlilikte, cinsel ilişkiyi ve çocuk yaratılmasını engelleyen durumların eş adayına söylenmesi gerekmektedir. Sizde anlaşılan böyle bir mâni yoktur ama kanser tedavisi görmüş olmanız eş adayınız için ciddi bir noktadır. Bu noktayı ilk görüşmede beyan etmeniz sizin huzurunuz için faydalıdır. Eğer görüşmeden önce aracılık yapan biri bulunuyorsa onun bir ön bilgi ile adayı size getirmesi daha faydalı olur. Sakın bu hastalığınızı evlenmenize bir engel gibi görmeyiniz. Allah’ın yazdığının asla bozulmayacağı bir hayat yaşıyoruz, içiniz rahat olsun. Tekrar geçmiş olmasını dilerim.
Bundan dolayı bir sorun olmaz. Geçmiş olsun. Bebeğiniz mübarek olsun.
Oğlan olursa itiraz etme anlamında ise duanız ve ısrarınız elbette yanlış olur. Siz duaya devam edin, bu olmazsa bir sonraki kız olur biiznillah.
a. Tıbbi kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile memeden gelen sütün tek kaynağı kadının doğumu değildir. Doğumla bağlantılı organları kadar beyinle alakalı noktalar da bulunmaktadır. Hormonlar süt ürettiği kadar kadının duygusallığı, psikolojik etkenler de süt nedeni olabilmektedir. Bu da şu demektir: Hamile kalmamış hatta evlenmemiş bir kadından da süt gelebilir. Önce bu durumu tespit etmiş olalım. b. Doğum yapmış bir kadından gelen süt veya hamile kalmamış bir kadından gelen süt aynıdır. İkisi de onu emen veya o süt midesine inen çocuk açısından annelik/evlatlık ilişkisini oluşturur. Mühim olan süttür, annenin konumu değildir. c. Kadından çocuğun midesine geçen sütün direkt memeden emilmesi veya memeden bir yolla alındıktan sonra çocuğa mesela biberonla verilmesi süt evlatlığı bağlantısı açısından aynıdır. d. Kadının çocuğa aktarılan sütünün miktarı bakımından Hanefi mezhebi fukahası az/çok ayrımı yapmamıştır. Adına “süt emme” denebilecek her miktar için kural oluşmuş kabul edilir. İhtiyaten bu kuralla hareket edilmelidir. e. Süt ilişkisi oluşması açısından anne için (emziren kadın için) bir yaş tahdidi yoktur ama emecek çocuğun YİRMİ DÖRT AYI geçmemiş olması gerekir. Bu zaman dilimini aşan çocuk süt emse de bu bağ oluşmaz.
Yirmi dört ayı geçmemiş bir bebeğe kadının sütü iyice doyacak kadar verilebilirse kadın sütanne olur. Kadının sütünün doğal süt olarak geldikten sonra ilaçla veya başka bir yöntemle gelmesi sonucu değiştirmez. Yeter ki memeden gelen süt olsun.
Resmi boşama nikâhın kalkmasıdır. Yeni bir nikâh kıyarak ancak kocası ile bir arada olabilir. Kocasının onu ortada bırakması caiz değildir. Kocasından yeni bir nikâh yapmasını istesin. Yaparsa yine eşi olur. Yapmazsa onunla eş ilişkisi yok demektir.