Fetva Meclisi
Soru
Hocam 4 aylık hamileyim ve bebeğimin cinsiyetini daha öğrenmedim. Ben bir kızımız olsun diye çok dua ediyorum, bir oğlum var ve ikincisinin de kız olmasını çok istiyorum. Sizce bu kadar ısrarcı olduğum için günaha giriyor muyumdur?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayırlı olması için dua edilir; erkek/kız duası olmaz.
Allah'ın yaratmasına müdahale etmek olur mu hiç? Hangisinin sizin için hayırlı olacağını nereden bileceksiniz? Siz, Allah rızası için doğurmaya devam edin. Kız veya erkek ilgilenmeyin; Allah her doğurduğunuz için size bir cennet versin. Eşinizin düşünceleri bir istek olarak güzel ama siz sadece rolünüzü oynayın, ileri gitmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Erkek veya kız çocuk istemek günah değildir. Böyle bir dua yapılabilir ama şunu bilmek gerekir: Bizim istediğimiz değil Allah'ın murat ettiği gerçekleşecektir. Hayır da O'nun yarattığındadır.
Kız veya erkek için dua etmenizde bir sakınca olmaz ama böyle bir ayrıntıyı çok diretmeyin, aksi gerçekleşirse kalbiniz incinir ve şeytan sizi ezebilir. Allah Teâlâ sizi muradınıza erdirsin. Âmîn.
Bu düşüncenin kalbinizde oluşmasına kocanız mı, çevreniz mi sebep oldu bilmiyorum ama arka planda şeytanın kalbe nüfuz ederek yaptığı bir oyun var. Kalbinize siz farkında ve isteğiniz olmadan cahiliye mikrobu bulaşmış. Siz tevbe etmeye devam edin. Allah'ın el-Hakîm olduğunu yüreğinize hatırlatın. Gerekirse her sabah tesbih çeker gibi yüz defa el-Hakîm deyin. Kalbinizden "Rabbim ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ne zaman yaparsa en iyisini yapar" deyin. Sonunda Allah'ım bu hastalıktan beni kurtar deyin. İnşallah hiçbir rahatsızlığınız kalmayacak. Allah şimdiden doğacak kızımıza sağlık, âfiyet ve iman selameti lütfetsin.
Allah Teala neyi verirse iyi olan odur. Siz neyi seçeceksiniz? Bir bayan olarak erkek mi diyeceksiniz, kız mı? Lüzumsuz yere şeytan sizi oyalayacak. En iyisi siz, güzel bir anne olmaya bakın. Başka bir şeye bakmanıza gerek yoktur. Anneliğiniz mübarek olsun.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Resmi boşama nikâhın kalkmasıdır. Yeni bir nikâh kıyarak ancak kocası ile bir arada olabilir. Kocasının onu ortada bırakması caiz değildir. Kocasından yeni bir nikâh yapmasını istesin. Yaparsa yine eşi olur. Yapmazsa onunla eş ilişkisi yok demektir.
Bundan dolayı bir sorun olmaz. Geçmiş olsun. Bebeğiniz mübarek olsun.
Yazınızda KUZUM kelimesi geçiyor. Kuzu ise kastınız ona isim verilmesinin bir kuralı yoktur. Kastınız KIZIM ise bu ismin anlamını ve ayrıntısını bilmiyoruz. Böyle muğlak isimler yerine bizim geçmişimize ait isimler kullansanız daha iyi edersiniz.
Kadının bu fani dünyadaki çilelerinden biri de düşük yapmasıdır. Şüphesiz bu da kadının ahiretteki hasenatından biridir. Kadın kesinlikle düşük yaptığı için kederlenmemelidir. Tıbben yapılabilecek bir tedavi varsa onu yapmalıdır ama asla bir uğursuzluk türü batıl itikada yanaşmamalıdır. Düşük yapmanın hiçbir şekilde kişinin dini ve ahlâkı ile alakası yoktur, tamamen sağlıkla ilgili bir konudur. Öncelikle böyle düşünülmesi gerektiğini bilmemiz lazımdır. Şeytanın bu kadar hassas bir konu üzerinden itikadımızı ve moralimizi kemirmesine izin vermemeliyiz. Kadın da eşi de bu olayı, kendileri için tam bir sabır imtihanı olarak görmeli ve kazanmaya çalışmalıdırlar. Düşükle ilgili bilinmesi gereken hükümlere gelince: Düşük, KADININ ÖLÜ OLARAK ÇIKARDIĞI ÇOCUK demektir. Üç aylık veya dokuz aylık olması bu ifadeyi değiştirmez. Doğan çocuk, bir ses verecek kadar da olsa yaşamadıkça çıkan şey düşüktür. Çıkan şey kan pıhtısı şeklinde ise yani ilk günlerinde ise yıkanmayacağı bellidir. Organları belli olacak şekilde düşen bir çocuk ise yıkanır. Düşük çocuk normal insan cenazesi gibi kefenlenmez. Temiz bir beze güzelce sarılır, onun kefenlenmesi de odur. Bir ses vermeden çıkan çocuk yani düşük için cenaze namazına gerek yoktur. Bazı âlimler insan bedenine hürmeten kılınsa iyi olur demişlerdir ama bir görev değildir bu. Dört ay on günden sonra çıkanlar için kılınsa sakıncası olmaz. Henüz beden ayrıntıları belli olmamış günlerinde düşen çocuk için defin işlemi büyük insan gibi yapılmaz. İnsan bedenine hürmeten saygın bir şekilde bir kenara defnedilir. Daha sonraki dönemlerinde çıkan ise büyük cenaze gibi bir defin olmasa da mezarda bir kenara yerleştirilerek defnedilir. Düşük çıkan çocuk için isim verilmesi gerekmez ama anne ve babanın moraline takviye olması bakımından bir isim verilebilir. Düşük çocuğun mirasla ilgisi olmaz. Ne mirasçı olabilir ne de miras bırakabilir. Hamile kadına darbe yapılması üzerine düşen çocukla ilgili olarak özel dini hükümler vardır. Böyle bir darbeye maruz kalan veya bırakanlar GURRE hükümlerini öğrenmelidirler. (https://fetvameclisi.com/fetva-gurre-nedir-uygulamasi-nasildir-her-kurtaj-gurre-gerektirir-mi-71809.htmladresinden bakılabilir.)
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin. Evlilikte, cinsel ilişkiyi ve çocuk yaratılmasını engelleyen durumların eş adayına söylenmesi gerekmektedir. Sizde anlaşılan böyle bir mâni yoktur ama kanser tedavisi görmüş olmanız eş adayınız için ciddi bir noktadır. Bu noktayı ilk görüşmede beyan etmeniz sizin huzurunuz için faydalıdır. Eğer görüşmeden önce aracılık yapan biri bulunuyorsa onun bir ön bilgi ile adayı size getirmesi daha faydalı olur. Sakın bu hastalığınızı evlenmenize bir engel gibi görmeyiniz. Allah’ın yazdığının asla bozulmayacağı bir hayat yaşıyoruz, içiniz rahat olsun. Tekrar geçmiş olmasını dilerim.