Fetva Meclisi
Soru
Hocam nefsime yenik düştüğüm şu günlerde nasihatlere ihtiyacım var. Benim bir kızım var. Her namazda Rabbime şükür etmiş ve hayırlı bir kul olacak şekilde büyütebilmek için yalvarmışımdır. Şimdi ikinci çocuğuma hamileyim. Bebeğimin kız olacağını öğrendim. Normalde öğrenene kadar hep sağlıklı ve hayırlı bir evlat olsun diye dua ettim ama kız olacağını duyunca içime istemsizce bir üzüntü girdi. Bu duygundan çıkamıyorum. Anlayamıyorum neden böyle oldu. Allaha yalvarıyorum bu hislerden kurtulmak için ama geçmiyor. Lütfen bana bir yol gösterin. İstemsizce kendimi üzülürken buluyorum. Böyle olsun istemiyorum. Allah’ın verdiği kız olsun erkek olsun ne fark eder ki? İkisi de evlat. Bu düşüncedeki bir insanken neden böyle hüzünlü bir insan oldum ki?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sizlere sabır versin ve yuvanıza huzur ihsan etsin. Kaybettiğiniz yakınlarınız için Rabbim rahmet eylesin, sizi de bu duygusal zorluklarınızda teselli etsin. Evlâtların cinsiyeti, Allah’ın takdiri ve hikmeti doğrultusunda şekillenir. Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor: “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini yaratır. Kimi dilediğine kız çocukları, kimi dilediğine erkek çocukları ihsan eder. Yahut hem erkek hem kız çocuklar verir ve dilediğini kısır bırakır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeye güç yetirendir.” (Şûrâ, 42/49-50) Allah, sizin için en hayırlısını takdir etmiştir. Bu noktada bir ebeveyn olarak erkek evladınızı bir lütuf ve emanet olarak görmek, bu kırıklığı aşmak için önemli bir adım olacaktır. Hissettiğiniz kırıklık, sizin yaşadığınız kişisel süreçlerden ve geçmişteki duygusal eksikliklerden kaynaklanıyor olabilir. Bu tamamen insani bir durumdur ve Allah’a yönelerek bu duyguların üstesinden gelmek mümkündür. Erkek evladınıza sevgi ve şefkatle yaklaştıkça bu duygularınızın yerini mutluluk alacaktır. Evladınıza isminizi seçerken sevdiğiniz ve duygusal bağ kurabileceğiniz bir isim seçmek, aranızdaki bağı kuvvetlendirebilir. Ona baktığınızda, Allah’ın size verdiği bir emanet olarak görüp şükretmek, kalbinizi yumuşatacaktır. Bebekle vakit geçirerek, onunla aranızdaki bağları güçlendirdikçe bu içsel çatışmalar azalacaktır. Allah’a sığınmak, vesveselerinizi ve korkularınızı gidermenin en güzel yoludur. “Allah’ım, bana verdiğin nimetlere şükretmemi ve hayırla kabul etmemi nasip et” şeklinde dua edebilirsiniz. Kalbinizi huzura kavuşturmak için Rabbimizden yardım istemek, korkularınızı aşmanıza vesile olur. Unutmayın, her çocuk Allah’ın bir lütfudur ve ebeveynleri için bir imtihan ve rahmet vesilesidir. Zamanla bu duygularınız yerini oğlunuzla yaşayacağınız mutluluklara bırakacaktır.
Evvela, karnınızdaki bebeğe bile sirayet edecek bir gerginlik yaşıyorsunuz; buna göre düşünün. Doğuracağınız bebek, sizin bugünkü gerginliğinizden etkilenmiş olacak. Önce onu düşünün. İkinci olarak, siz de eşiniz de bir imtihan üzerindesiniz. Allah size, cennetin kapısını araladı siz o kapıdan girmiyorsunuz. Durumunuzun anlamı budur. Evet, o veya siz, biriniz doğru diğeri yanlış yapıyor. Neden siz, sabrederek Nuh'un, Eyyüb'ün tarafına geçmiyorsunuz? İkiniz de yaptıklarınıza sonradan üzüleceksiniz. Kim erken aklını toplarsa o daha az üzülecek. Şeytan sizi, mutluluğunuzdan uzak tutmak istiyor. Böylece Rabbinizden de uzak kalmış olacaksınız. Siz, olgunluğunuzda sebat ederek eşinizi de hizaya getirebilirsiniz. Siz iki can taşıyorsunuz. Size muhatap olanların bunu bilmesi gerekirdi. Ama sizin de iki kişilik sabır kontenjanı kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Evlilik büyük bir cihattır. Aman kıymetini bilin. Sabredin. Bunalınca LAHAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH demeye çalışın. Çokça dua edin. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Bir anne için ölmüş evlat sahibi olmak cennete bir adım yaklaşmak demektir. Peygamber aleyhisselam efendimizin müjdesi böyledir. Sizin evlat kaybından üzülmeniz kadar tabii bir durum olamaz ancak sınırı aşan ve asıl davamız olan kulluğa zarar veren hissiyatınız şeytanın işine gelir. Azminizi küçültmeyin. Sabrınızı azaltmayın. Gün doğmadan neler doğar ve siz biiznillah daha güzel yavruların annesi olursunuz, Allah büyüktür, kader onun kaderidir. Kendinizi dik tutun. İş yoğunluğunuzu artırın. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi çoğaltın. Çok Kur'an okuyun. Yüksek sesle okuyacağınız Kur'an size huzur akıtacaktır biiznillah. Kadın arkadaşlarınızın size acınızı tazeletmelerine sebep olacak ortamlardan uzak durmaya çalışın. Allah Teâlâ size yardım etsin. Kalbinize huzur ersin. Sıhhat ve afiyetle bu imtihanı geçirmenizi lütfetsin.
Selamünaleyküm. Aman kendinize dikkat edin. Muhakkak evlenmelisiniz, muhakkak! Evlenmekten başka bir şeyle kendinizi zaptedemezsiniz. Orada evlenin veya başka bir yerde evlenin. Sizi yavrunuzla beraber kabul edecek birini bulamazsanız, bir erkeğin ikinci hanımı olma pahasına bile olsa evlenin. Allah sizi korusun, ayağınızı sabit tutsun. Çok endişelendik sözlerinizden. Sakın şeytana bir dakika bile fırsat vermeyesiniz. Sizden, iyi haberler bekleyeceğiz. Size çok dua edeceğiz.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Sizin ileri derece can güvenliği riskiniz doktorlar tarafından onaylanmadığı sürece çocuğunuzu aldırmanız caiz değildir. Ölene dek acısını yüreğinizde hissedeceğiniz yanlış bir karar vermekten sakının.
Resim paylaşmanın sakıncası olmaz. Ancak herkesin gözüne sunulmuş kişilerin nazar riski ile karşı karşıya kaldığını unutmamak gerekir. Aile içinde, umarız, o sorun olmaz.
Haccı daha kısa günlerde yaparak bir tedbir alabilirsiniz. Orada dua ederek çocuğu manevi korumaya alabilirsiniz. Gitmeden kaynana iltifatlar ederek onu rahatlatabilirsiniz. Sık sık arayarak takip ettiğinizi hissettirebilirsiniz… Bence gidin, tertemiz olup geri gelin. Gerisi kolay… Allah kabul etsin.
Çocuk, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. O nimete sahip olmak da her mü'minin tabii ve helal arzusudur. Allah Teâlâ’nın bir hikmeti gereği çocuk sahibi olamayan Müslüman’ın sabretmesi, dua etmesi gerekir ama belli bir noktadan sonra tıbbın sunduğu imkânlardan istifade ederek çocuk sahibi olmayı istemesinde hiçbir sakınca yoktur. Kalp krizi geçirenin tedavi olmasına nasıl bakıyorsak bu tedaviye de öyle bakarız. Maalesef bu alanda ahlâk zafiyeti hatta iman zafiyeti yaygın bir yanlış işlerin oluşmasına sebep olmuştur. Özellikle Müslüman ve Allah’tan korkarak mesleğini icra eden bir doktor bulduğunuzda tedaviyi olun. Kadına yönelik işlemlerde kadın doktoru özellikle arayın. Genel olarak şu kurallara dikkat ederseniz biiznillah helal bir iş yapmış olursunuz: Keyfi bir tedavi olmasın. Evlendikten iki ay sonra tüp bebek tedavisi istemek gibi bir keyfilik olmamalıdır. Doktorlar açısından başka bir çare yok dendikten sonra bu kararı verin. Özellikle kadın açısından kadın personel varken erkek personelin müdahalesine razı olmayın. Sperm çıkarıp elde etmede haram bir yöntem denemeyin. Kadın yumurtaları ve erkeğin menisini kontrolsüz bir şekilde hastaneye terk etmeyin. En güvenli yeri ve yöntemi muhakkak araştırın. Eşiniz ve sizin dışınızda hiçbir insana sizin parçalarınız verilmemeli, size kimsenin parçası verilmemelidir. (Buradaki parça sözcüğü, yumurta ve meni için kullanılmıştır.)
Süt emzirmeyle ilgili ayette verilen iki yıllık süre bağlayıcı bir nitelik olmayıp ideal bir süreyi ifade eder. Dolayısıyla anne baba olarak çocuğunuzun faydasını gözeterek emzirmeyi daha erken de bırakabilirsiniz. Bu konuda çocuğunuzun sütten kesilmesi onun sağlık durumunu ve gelişmesini etkilememesi önemlidir. Yalnız bu kararın doktor tavsiyesiyle ve çocuğunuzun gelişimini gözeterek almalısınız. Bu niyetle hareket ederseniz hem ibadetinizi yerine getirmiş hem de çocuğunuzun süt hakkına girmemiş olursunuz.
Oturarak namaz kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinden değilseniz akşam namazını gittiğinizde yatsı ile beraber kılacak şekilde iki namazı cem edebilirsiniz yani birleştirebilirsiniz de. Hangisi kolayınıza geliyorsa onu yapın.