Fetva Meclisi
Soru
Hocam yaşadığım iki acı var bunu sizinle paylaşıp hem de dua etmenizi istiyorum. Biri dokuz ay önce birisini de bir hafta önce iki evladımı kaybettim. Acıları kor gibi yüreğimde. Biliyorum veren de Allah alan da Allah ama anne olarak yüreğim acıyor, dinmiyor içimdeki yara acı sızı. Peygamber Efendimiz geliyor aklıma o da yaşadı evlat acısını ancak ben dayanamıyorum. Zaman geçmiyor, cennette kavuşmak için neredeyse saatleri sayıyorum, zaman geçsin de yavrularıma kavuşayım diye. Sizden dua istiyorum. Rabbim acılarımı en kısa zamanda hafifletsin. Onların yerine hayırlı sağlıklı iki evlat nasip etsin. Siz halis insansınız ve öyle insanlarla berabersiniz duanız kabul olur inşallah. Dua edin, sohbet meclislerinde özel olarak istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.
Kızım, anne babanın ilişkilerine bir evlat olarak müdahale etmen yanlış olur, edemezsin de. Gereksiz yere kendini yıpratırsın. Evet, öyle bir ilişki normal değil ama senin karışman veya dayanamaman da normal değil. Sen bunu onların bir imtihanı olarak gör. Onların ikisine karşı da sen aynı yerde dur, birini diğerine tercih etme. Bunu yapamazsan şeytan seni de yıpratır, kendi evlilik hayatını başlamadan bitmişe çevirir. Sabret ve hayatın akışı içinde bir nokta gibi görmeye çalış bu durumu. Çok dua et. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Çok normaldir, iyidir de; neden merak ediyorsunuz, Rabbiniz var ve siz O'nun kulusunuz. Salın kendinizi O'na. Ondan sonra bastığınız toprak bile kurusun, endişelenmeyin. Kaç günlük dünya ki bu dünya? Yarın, cennetlerde bu sıkıntılarınızın sizi mutlu edeceğini bilin. Salın kendinizi Allah'ın rahmetine, gam etmeyin gerisini. Dertlere alışarak yaşayın. Dertlerden daha üstün olmayı bilin. Bakışınız böyle olsun rahat edersiniz. Yavrunuza sahip çıkın. Allah'a emanet olun. Allah kalbinize huzur, işinize bereket versin. Yavrularınız salihlerden olsun.
Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.
Evvela, karnınızdaki bebeğe bile sirayet edecek bir gerginlik yaşıyorsunuz; buna göre düşünün. Doğuracağınız bebek, sizin bugünkü gerginliğinizden etkilenmiş olacak. Önce onu düşünün. İkinci olarak, siz de eşiniz de bir imtihan üzerindesiniz. Allah size, cennetin kapısını araladı siz o kapıdan girmiyorsunuz. Durumunuzun anlamı budur. Evet, o veya siz, biriniz doğru diğeri yanlış yapıyor. Neden siz, sabrederek Nuh'un, Eyyüb'ün tarafına geçmiyorsunuz? İkiniz de yaptıklarınıza sonradan üzüleceksiniz. Kim erken aklını toplarsa o daha az üzülecek. Şeytan sizi, mutluluğunuzdan uzak tutmak istiyor. Böylece Rabbinizden de uzak kalmış olacaksınız. Siz, olgunluğunuzda sebat ederek eşinizi de hizaya getirebilirsiniz. Siz iki can taşıyorsunuz. Size muhatap olanların bunu bilmesi gerekirdi. Ama sizin de iki kişilik sabır kontenjanı kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Evlilik büyük bir cihattır. Aman kıymetini bilin. Sabredin. Bunalınca LAHAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH demeye çalışın. Çokça dua edin. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Siz, Allah yolunda cihat etmeyi kendinize aşılayın ve çocuğunuzun sizi mücahit bir baba olarak zihnine nakşetmesini sağlayın.
Böyle bir mesele için o kardeşimizin bizzat kendisinin bir müftüye gidip cevap alması gerekir. Can ile alakalı bir konuda siz de böyle bir aracılık yapmayın.
Tam anlamı ile bir imtihan sarmalındasınız. Herkesin bir imtihanı olacaktır, sizinki de bu olmuş. Muhakkak bir psikoloğa gidin. Ciddi bir psikolog ihtiyacınız var, asla geciktirmeyin. İç yaranız derinleşmesin. Allah size sabır versin.
Annen elden etekten düşmüş durumda ise yani siz olmadan yaşayamayacak hâlde ise kimseyi dinlemeyecek ve yanına gideceksin, hizmetini yapacaksın. Böyle bir durumda eşin evde evinizi ikame ettirecek sen de hem oraya hem annene devam edeceksin. Böyle bir durumdan Allah seni muhafaza buyursun. Eğer annenin durumu böyle değilse yani kendi hizmetini görebiliyorsa o zaman onun istediği gibi yaşamasına müdahale etme. Bırak istediği evde kalsın. İşten dönerken uğra elini öp, her seferinde bakkaldan bir ihtiyacını getir. Duasını al. Böylece sen vazifeni yapmış olursun. Onun da istediği yalnız yaşamaktı ise o da gerçekleşmiş olur. Buna sabredebilirsen Allah sana başka kolaylıklar açacaktır. Allah yardımcın olsun.
Annenle tartışma, gereksiz yere yüzleşme, karşı durup onu daha fazla yalana zorlama, ona karşı evlatlığını en iyi şekilde yap. Onun için istiğfar edip dua etmeyi de ihmal etme.
Bu tür yakışıksız sözler için istiğfar etmek ve tekrarlamamak yeterlidir.