Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam derslerinizi ciddiyetle dinleyen, kendine uyarlayan, ders çıkaran bir kızınızım. Rabbim tebliğinizi sağlıkla daim etsin inşallah. Ailemizde anne baba arasında tartışmalar çok oluyor. Bundan kız kardeşim ve ben çok üzüntü duyuyoruz. Bunu zaman zaman kendilerine dile getiriyoruz. Kendimizi bir türlü ya ifade edemiyoruz ya da bizim üzüntümüzü ciddiye almıyorlar. Babam bunun doğal olduğunu ve her evlilikte olabileceğini benim de kendi evliliğimde çok güzel şeyler beklememem gerektiğini, mutluluğun hep olmayacağını söylüyor. Eğer normal bir durum olsa annemin yüzü gülerdi diye düşünüyorum ama annemin yüzü hep asık. Annem çalışan ve çok yoğun olan bir insan, iş gereği stresi de çok. Beraber samimi bir vakit geçiremiyoruz. Bu imtihan biliyorum, sabrediyorum ve çok dua ediyorum. Ben Rabbimden Efendimiz aleyhisselamın ahlakında bir eş istiyorum. Ben de ona yakışacak Hz. Aişe olmaya çalışıyorum. Samimi, sıcak, sevgi dilinin konuşacağı mutlu bir yuva istiyorum inşallah. Rabbim dualarımı işiten bunu nasip etmeye gücü yetendir. Anneme bunları deyince ben de çok dua ettim diyor. Umutsuz konuşuyor. Ben nasıl hareket etmeliyim hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.
Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.
Kızım, Allah yardımcın olsun. Sana kısa ve öz nasihatlerim olacak: Anne babana yaptığın hizmeti, namaz gibi bir ibadet olarak gör. Onlardan bir karşılık bekleme, Allah’tan bekle. Asla onların arasındaki tartışmaya taraf olma. Senin kalbinde haklısın belli olsa da sen bunu dillendirme. Sen onlar tartışırken sağır ol, kör ol. Özelde iken kiminle isen ona alaka göster, onu özel sevdiğini hissettir ama öbürüne laf taşıyabileceği açıklar verme. Öyle veya böyle bir gözün görmesin, bir kulağın duymasın. Bir şey olmuyormuş gibi davranmaya alış. Kaldıramayacağın yükün altına girmiş gibi olmamalısın. Senin özel hayatın, muhtemel sıkıntılarınla anne babandan kaynaklanan sıkıntıları karşılaştırma. Şöyle anla bunu: Başın ağrıyorken miden de acıktı ise yemek ve ağrı önünde birleşik olarak durmasın; sorunu çözmekten ürker ve ezilirsin. Sorunlara tek tek temas et. Bu zor bir şey değildir. Planlarsan yaparsın biiznillah. Ara sıra tek başına kalmayı, balkonda çay içmeyi, bir arkadaşınla telefonla da olsa görüşmeyi ihmal etme. Ciğerlerin ve beynin ara sıra temiz hava alsın. Özel dua vakitleri ayarla. Haftanın belli bir gününde aksatmadan ama aynı saatte özel odanda bir saatlik dua vakti ayarla: Özel abdest al. İki rekât namaz kıl. Bir sayfa Kur'an oku. Güzel bir tevbe/istiğfar yap. Belli bir sayıda salavat getir. Belli bir sayıda zikir yap. Sonra da özel dua yap. Bu duaya geçmişin, geleceğin, hayallerin, sıkıntıların, evlilik arzun… Neyin varsa kat. Aynı andaki dua vaktinde sözlerini tekrar tekrar söyle, tekrardan kaçınma. Bu dua vaktin ilk anda bir saati bulmayabilir, beceremeyebilirsin. Zamanla bir saat bile sana az gelecektir. Senin gibi anne baba sorunu yaşayan arkadaşların varsa onlardan bir süre uzak dur. Yaranı yarası ile birleştireceklerden uzak durmak gibi bir şey olacaktır. Anne babanın gözüne çarpmayacak şekilde özel bir not defterine dengeli notlar yaz. Abartmadan ezmeden yazmaya çalış. Mesela: “Bugün annem delirtti beni” diye bir not tutma. “Bugün annem epeyi gergindi” şeklinde not al. Böylece kendini olayların peşinden gitme düzeyinden olaylara şekil verme düzeyine kaldırmış olursun. Ailenden evde kardeşlerin varsa onlar yoksa diğer aileden sayılacak yakınlarınızdan hiç kimseye bu konularda güvenme, onların sana destek vermesini bekleme. Uzun yıllar tek başına bu sorunla mücadele etmeye hazır ol. İnşaallah huzurun yakın olur ama sen uzuna ve ağırına aday ol, daha rahat edersin. Evliliğini kafana takıyor olabilirsin. Bunda normalde haklısın da. Ama ben sana çok özel bir soru soracağım: Evlenen genç kızlar mı mutlu evlenemeyip evinde bekleyenler mi? Elbette bu sorunun cevabını sen tek başına veremezsin ama ben sana yardım edeyim: Neredeyse biri diğerinden daha kazançlı olmayan bir zamandayız. Dertlenme, yarın evlenmeye de on sene beklemeye de hazır ol. Kader seni senden iyi planlıyordur. Allah’a emanet ederim seni kızım, senin için dualar ederim, senden de dua beklerim.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Değerli bacım, gözyaşlarını anlıyorum. Allah yardımcın olsun. Kendini bir trafik kazasında görebilirsin. Aile bireylerin o kazada yaralanmışlar ve sen sağlam duruyorsun. Yapman gereken nedir? Onların başına gelen kazaya ne gülebilirsin ne de aynısı bana olsun diyebilirsin. Sağlam kaldığına şükredeceksin, elinden geldiği kadar da yardım edeceksin. Yardım edemiyorsan dua edeceksin. Başka yapabileceğin bir şey yok. Şeytan onları kabzasına almış şimdi de seni yıpratmaya çalışıyor. Kendini koru. Huzurunu koru. Vaktinin kıymetini bil. Kire bulaşma. Önündeki hayatı ve daha da ileride ahiretini düşünerek iş yap. Sabret ve kazan.
anne konusundaki diğer fetvalar
Yatak odasına girilmemesi diye bir yasak yoktur. Yasak olan, oda adına uygun bir aktif durumda iken veya mesela çamaşırlar uygun olmayan şekilde ortada iken girilmesi doğru olmaz. Bunun dışında bir sıkıntı yoktur.
Elbette siz annesiniz ve annelik sevgisi/hissi pek çok vadiyi aşabilecek büyüklüktedir, yalnız: - Kızınızın şahsiyetli bir kimlik sahibi olması bakımından sizin onu, bebeklik günlerini aşmış tavırlarla yetiştirmeniz gerekir. Bu yüksek duygusallığınızın ona olumsuz yönde etki edip etmeyeceğini iyi düşünün. Sizin ona bakışınızı, ondan da bütün yönleriyle aynen bekleyemezsiniz. Üzerlerinde elbise (kıyafet/pijama) olan iki bayanın aynı yorgan altında uyumalarında haram düzeyinde bir sakınca yoktur. Mekruhluk yani hoş olmama düzeyi vardır. Sarılma da buna dâhildir. Kızınızın dokundurmama şeklindeki tavrı çok haklı bir tavırdır. Bunu ona bırakmadan önce sizin yapmamanız gerekirdi.
Önce şunu bilmelisiniz: Hamurun mayalanması gibi bir şeydir bizim kişilik oluşumumuz, birden olmaz zaman ister. Siz de bu zamanı sabırla geçirmek zorundasınız. En kolay çözüm kendinize çevre oluşturmanızdır. Tesettürünü beğendiğiniz hanım arkadaşlarınız olmalıdır. Onlarla daha yoğun bir şekilde oturmalısınız. Bir de birikiminizi artırın. Mevcut bilginiz sizi hareketlendirmeye yetmiyordur. İnternetten http://www.sosyaldoku.tv/?s=kad%C4%B1n+f%C4%B1kh%C4%B1 derslerini sırayla izleyerek kendinizi geliştirebilirsiniz örnek olarak. Bilhassa namaz ibadeti önemlidir, ihmal etmeyin namazı. Namaz koruyan bir kalkandır. Eşiniz de sizin bu açığınızı kapatmada yardımcınız olsun.
Güzel yavrum benim, sana dualar ediyorum. Allah senin kalbine huzur versin. Dünya sana dar oldu ama geniş cennetlerde yerin olsun. Değil sen, hiçbir engeli olmayanların bile daraldığı bir dünyada yaşıyoruz. Hadi senin engelin var, diğer insanlar neden daralıyorlar? Çünkü burası kimseyi rahatlatmayan bir dünyadır. Burası daralmak içindir. Sabırlı olacaksın ve göklerde yürür gibi rahat edeceksin. Allah annenden de razı olsun, sana hizmet ediyor. O da senin sayende sevap kazanıyor. Sevgili delikanlım, Yaşın ilerledikçe daha çok alışacaksın o zorluklara. İnşaallah tıbbın gelişen teknolojisi ile de sana bir çare üretilir. Onun için dua ederiz. İmanını sakın sarsma. Namazlarını aksatma. Kitap okuyabildiğin zaman oku, okuyamadığın zaman dert etme. Annene minnettar ol. Onun duası senin için huzurdur. Zannedersem bir psikologla görüşüyorsundur. Psikolog senin kitap okumaktan usanmana karşı sana yöntem tavsiye edebilir. Görüşmüyorsan da görüş muhakkak. Bir de bana açık adresini, telefonun varsa telefonunu yaz, oralara gelirsem seni ziyaret ederim. Gözlerinden öpüyorum, sana dualar ediyorum, güzel gencim benim. Sen de bana dua et e mi!
Güzel bir hedef belirlemişsiniz. Allah sizden razı olsun, sizi gayenize ulaştırsın. Genel olarak zaten farzlara vaciplere dikkat ederek yaşıyoruz elhamdülillah. Bugünkü sıkıntılara karşı bir yenilik ve heyecan oluşturması için şöyle bir özet yapabiliriz: Eve girerken MUHAKKAK besmele ile girelim ki evimiz şeytandan uzak kalsın. Evlerimizde Bakara suresi okunsun. Kur'an okunsun ama özellikle KORUNMA MAKSATLI muhakkak okunsun. Haftada en az bir okunsun. Evimizin bir köşesini namaz yeri olarak belirleyelim. Başka iş için kullanmak gerektiğinde kullanabiliriz ama “burası evimizin mescidi” diye bir yer belirleyelim. Sabahları dört rekât Duha namazı kılalım. Varsa misvak kullanılsın. Yoksa özellikle ağız temizliği yapılsın. Gece teheccüde kalkıp dört rekât nafile namaz kılalım. Bunun vakti imsak vaktinden önceki herhangi bir vakittir. İmsakla beraber bu vakit biter. Peygamber aleyhisselam efendimizin iyi Müslüman olarak ev halkına iyi olanı gösteriyor. Evimizin iyisi olmaya yarışalım. Haftanın iki günü oruçlu olmaya çalışalım. Nimet kullanımında bir nevi zor zaman eğitimi denebilecek pratikler yapalım. Varken bile az yemeğe, yetinmeye destek olacak eğitimler yapalım. Büyükler muhakkak çocuklarla oynasın. Bu bir sünnettir. Evdeki herkes bir iş yapsın. Evin hizmetini görmek herkesin işi olsun. Evin kadınına yüklenilmesin. Babalar evi, tek kişinin konuştuğu bir merkeze dönüştürmesin. Sabırla ve incelikle herkesin sözü dinlensin. Evin kadını, evin cennet kılavuzu olmalıdır. Hayra teşvik etsin, güzel örnek olsun. Sabrını artırsın. Baba da hakeza böyle yapsın. Herkes birbirinin kusurunu örtsün. Affetme yarışına girilsin. Şeytan yıpratmak istedikçe biz sabredelim ve kazanalım. Cenneti kazanalım biiznillah.
Asla itibar etmeyin bu söylentilere. Her insan kendi başına müstakildir. Kimse bir başkası değildir. Hepimiz Rabbimizin huzurunda kulluğumuzun neticelerinin hesabını vereceğiz. Siz iyi bir mü'min/insan olmaya bakın. Allah Teâlâ sizinle olur ve siz kendi kaderinizi yaşarsınız. Bir iki benzeşme, tesadüf çok şey ifade etmiş olmaz.