Fetva Meclisi
Soru
Hocam aile veya arkadaş ortamımda sizden bahsederken sizi dedem gibi gördüğümü, aslında sizinle hiç tanışmasam da dedem gibi çok sevdiğimi söylediğimi bilmenizi isterim. Bu içten gelen samimi duygumun sebebi videolarınız, insanlara verdiğiniz cevaplar ve görüntü bakımından olmasını istediğim dede modelinden kaynaklıdır. Hocam şu an hayatımızı çok etkileyen bir durum var. Babamın ölümünden sonra hayatı anlamaya başladım. Annem ve ben tesettürlüyüz. Allah’ın emirlerine daha dikkatli olmam gerektiğini, namaz ve diğer konularda hassasiyetimin arttığını söyleyebilirim. Kendimi daha çok Allah’a yakınlaştırıp kardeşlerimle de öyle yaşamak istiyorum ama bu mümkün değil. Ablam ve kardeşlerim açık. Kardeşlerim ablamı örnek alıyorlar, ben ve annem kıyafet veya farklı bir konuda bir şey söylesek hep tam tersi cevaplar veriyorlar. Annem bu durumdan çok şikâyetçi sürekli yetiştiremedim deyip yakınıyor ama bu durum sürekli tartışma ve kavgaya sebep oluyor. Ben artık böyle tartışarak ve sürekli uyararak hayatımız gerginlikle geçiyor yapmayalım dua edelim kardeşlerime diyorum. Allah sevgisini verirse verir yoksa çok tartışma oluyor diyorum ama annem hep müdahale ediyor. Zaten babamın ölümünden sonra psikolojisi bozulan bir anne ve her an sinirli olan neye ne şekilde tepki vereceği belli olmayan bir aile olduk. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, anne babanın ilişkilerine bir evlat olarak müdahale etmen yanlış olur, edemezsin de. Gereksiz yere kendini yıpratırsın. Evet, öyle bir ilişki normal değil ama senin karışman veya dayanamaman da normal değil. Sen bunu onların bir imtihanı olarak gör. Onların ikisine karşı da sen aynı yerde dur, birini diğerine tercih etme. Bunu yapamazsan şeytan seni de yıpratır, kendi evlilik hayatını başlamadan bitmişe çevirir. Sabret ve hayatın akışı içinde bir nokta gibi görmeye çalış bu durumu. Çok dua et. Allah yardımcın olsun.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Anlattığın tablo ne yazık ki aile içinde zaman zaman yaşanabiliyor. Kardeşler arasında kıskançlık, haksızlık ve fitne şeytanın en çok sevdiği şeydir. Sen Allah’a şükrediyorsun, maddi durumun iyi, rızkın bol. Bu bile başlı başına bir imtihan. Ama bu nimeti kıskanıp seni kötüleyen bir ablanın olması seni yıpratmış ve kalbini kırmış. Onun söylediği “Allah parayı kime veriyor, bilmiyor mu?” gibi sözler sadece seni değil, doğrudan Allah’ın takdirini sorgulayan cümlelerdir. Bu büyük bir hatadır. Ama sen onun bu sözünü tekrar ederek değil, Allah’a havale ederek davranmalısın. Bazen insanlar sen ne kadar iyi olursan ol, seni kötü görmekte ısrar ederler. İşte böyle durumlarda sınır koymak bir küslük değildir, bir korunma refleksidir. Dinen de eğer zulüm ve sürekli psikolojik baskı varsa görüşmemek veya mesafe koymak caizdir. Bu, akrabalık bağlarını kesmek değil; kendini, aileni ve ruh sağlığını korumaktır. Çünkü senin bu yorgunluğun artık sabrın ötesine geçmiş görünüyor. Bu yüzden görüşmemen, konuşmaman bir vebal oluşturmaz. Ama kalbinde kin ve nefret biriktirmemeye gayret et. Çarşaf giymesi onu Allah’a daha yakın biri yapmaz eğer kalbi bozuksa. Dış görünüş önemlidir ama asıl olan iç dünyamızdır. Sen onun hakkında kötü düşünmek istemesen de kalbin kırılmış, çok normal. Ama bir nasihat olarak söyleyeyim: Bu kırıklığı kinle değil, dua ile tamir etmeye çalış. “Allah’ım onun şerrinden beni muhafaza et, kalbimi karartma, sabrımı çoğalt, ona da doğru yolu göster.” diye dua et. Sabreden, dilini tutan ve iffetli bir şekilde uzak duran kişiyi Allah hem bu dünyada korur, hem de ahirette mazlum olarak yüceltir.
Psikoloji okuduğun iyi oldu, derdimi sana daha iyi izah edebilirim zannederim. Kızım, Allah hepimizi bir plan üzere yarattı ve hepimizle alakalı asla şaşmaz bir kaderi vardır. Baban veya başka bir insan, herkes imtihan durumundadır. Baban sana din ve ahlâk aşılaması gerekirken sen ona ahlâk vermeye çalışıyorsun. Garip, değil mi? İşte hayat böyle bir sınavdır. Kimi yokuş yukarı tırmanır, kimi iner, kimi de düz yolda sürçer. Hayat bu. Sana düşen şudur: Kendi imanını ve ahlakını önemse öncelikle. Kendini düşün; İmanlı bir hayat ve akıbeti cennet olan bir imtihan. Ana stratejin bu olsun. Baban, annen veya kardeşlerin senin en yakınların olarak ilgi alanında bulunsun. Onlarla ilgilen ama kendinden öne geçirme onları. Bu şu demektir: Onlara bir ikaz yapılacağı zaman yap. Tekrar edilecekse et ama üzerlerine yığılıp kalma. İşine bak. Hayatı bir iki sömestrden ibaret görme. Enerjini ve sabrını bir ömre yaymayı bil. Böyle yapamazsan kendini bitirirsin fark etmeden. Allah yardımcın olsun.
abla konusundaki diğer fetvalar
Bacım, bu dünyada “ben sana yedirdim sen bana yedirmedin” diyen birinin ağabey olmasından ne çıkacak? Senin ağabeyin, ablan aile huzurunu düşünüp böyle bir talepte bulunmamaları gerekirdi. Asıl ağabeylik budur. Evet, eşinin yaptığı yerli yerinde bir hareket değil ama senin ağabeyin ve ablan da yanlış yapıyorlar. Aile huzurun senin için daha önemlidir. Bu ayrıntıya takılma ve evindeki huzuru koru. Zamanla eşin de yumuşar inşaallah.
Devlet bu parayı harcamaya yetkilendirirken seni emanetçi olarak belirlemiştir. Para senin elinde emanettir. Emanete hiçbir şekilde hıyanet edilemez. Annenizin aklı başında ve sana ablana verebilirsin diyorsa bir sıkıntı yok. Böyle bir durum yoksa ablanız en zaruri ihtiyaçlarında muhtaç ve kazanmaktan aciz ise, ona bakabilecek babanız ve bir ağabeyiniz de yoksa annenizin artan maaşından ona harcayabilirsiniz.
Evet, yaptığın gayet çirkin bir şey. Şu anda bunu hatırlatarak yeni bir sıkıntıya neden olmamalısınız. Yaptığınızdan istiğfar edin, ablanıza iyilikler yapmaya çalışın.
Allah Teâlâ seni korusun kızım. Umarım emeklerin zayi olmaz ve korktuklarından emin olursun. Şunu bilmen gerekiyor: Allah kimseye kaldıramayacağını yüklemez, kaldıramayacağından hesap sormaz. Sen becerebildiğin kadarından sorumlu olursun. Elinle, dilinle neyi becerebiliyorsan yap. Bu senin fedakârlığın olsun, üşenme, savsaklama. Gerisini de dert etme. Meleklerin duası seninle olsun. Allah’a emanet olasın.
Allah Teâlâ hepimize hidayeti ile daim kılsın, ablanıza imana dönmeyi nasip etsin. Ablanızın dinden çıkmış olması ya da hiç girmemiş olması sizin onu yok saymanızı gerektirmez. Aranızdaki insanlık ilişkisi devam etmelidir, edecektir de. Ondaki küfür mikrobunun sizden bir başkasına bulaşmamasına dikkat edin. İnsani ilişkilerinizin devam etmesi de sizin Allah’ı inkâr gibi bir batağı yok kabul etmeniz demek olmaz. Belli bir mesafe muhakkak koyun. Tartışarak onu daha derine itmeyin. Yüz vererek galip olduğunu hissettirmeyin. Sabırlı olun, hidayeti için dua edin. Her doğan güneşi, onun imana döneceği günün güneşi olarak beklemeyi bilin. Allah yardımcınız olsun.
İki yaşında çocuk halvetin oluşmasına mani olmaz. Eniştenizle aynı ortam olmayacak şekilde sizin farklı bir odada olmanız gerekir. O evde iken sizin çıkmamanız gerekir.