Fetva Meclisi
Soru
Hocam evliliğimin ilk yıllarında eşim ve ailem arasında bir gerginlik yaşandı. Eşim kardeşlerime karşı çok soğuk ve belli zamanlar dışında evimize gelmelerini istemiyor. Geldiklerinde de zaten güler yüz göstermiyor ve yemeğe de davet etmemi istemiyor. Ben çalışmıyorum, eşim çalıştığı için ben de ısrarcı olamıyorum. Böyle olunca kardeşlerimle benim arama soğukluk giriyor. Mesela abim yemeğe çağırıyor bizi sonra aynı şeyi bizden bekliyor, ablam da öyle ama eşim istemediği için onlar bizi üç kez çağırdıysa ben bir kez çağırabiliyorum. Sonra abim ve ablam biz size üç kez yemek yedirdik siz bir kez yedirdiniz diyor ya da aynı şekilde siz bizi davet etmediniz, yemeğe götürmediniz diye beni dışlıyorlar. Bu da beni fazlasıyla üzüyor kardeşlerimin böyle yapmalarına katlanamıyorum. Bu durumda ne yapmalıyım, eşim istemediği halde onları davet etmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Siz bir başkasının üzerine gelirken normaldi de tabii olarak eşinin yanına gitmek isteyen bir insana neden bu tepkiyi gösteriyorsunuz? Kendinizi alıştırmanız daha doğru olur, dengeli düşünmeye çalışın.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
Sizin anlatımınızı esas alarak baktığımızda boşanmış olmanız hayırlı gibi duruyor. Hiçbir boşanma 'hayırlı' olarak anılamaz ama daha beteri göze batarsa boşanmayı yeğleyebiliriz. Size tavsiyemiz şudur: Bu durumu sizin ve onun büyüğü sayılabilecek üçüncü kişilere açın. Onların kararına göre de bir sonuç belirleyin kendinize. Mesela onun müftüsüne gidin, bir ağabey olarak onunla istişare edin. Daha kalıcı ve sonrası üzücü olmayan bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Sevgili kardeşim. Aşırılık ithamı ve yalnız kalmak senden önceki Allah dostlarının da kaderi olmuştur. Bunu dert etmemen gerekir. Sabredemezsen şeytanı sevindirirsin. Sözünü dinletemediğin yerden, sözünü dinletebileceğin yere geç, inatlaşıp kendini yıpratma. Git gide körü körüne konuşan adam durumuna gelirsin. Sabırlı ol, yoluna devam et, abartma.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
abla konusundaki diğer fetvalar
Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.
Devlet bu parayı harcamaya yetkilendirirken seni emanetçi olarak belirlemiştir. Para senin elinde emanettir. Emanete hiçbir şekilde hıyanet edilemez. Annenizin aklı başında ve sana ablana verebilirsin diyorsa bir sıkıntı yok. Böyle bir durum yoksa ablanız en zaruri ihtiyaçlarında muhtaç ve kazanmaktan aciz ise, ona bakabilecek babanız ve bir ağabeyiniz de yoksa annenizin artan maaşından ona harcayabilirsiniz.
Evet, yaptığın gayet çirkin bir şey. Şu anda bunu hatırlatarak yeni bir sıkıntıya neden olmamalısınız. Yaptığınızdan istiğfar edin, ablanıza iyilikler yapmaya çalışın.
Allah Teâlâ seni korusun kızım. Umarım emeklerin zayi olmaz ve korktuklarından emin olursun. Şunu bilmen gerekiyor: Allah kimseye kaldıramayacağını yüklemez, kaldıramayacağından hesap sormaz. Sen becerebildiğin kadarından sorumlu olursun. Elinle, dilinle neyi becerebiliyorsan yap. Bu senin fedakârlığın olsun, üşenme, savsaklama. Gerisini de dert etme. Meleklerin duası seninle olsun. Allah’a emanet olasın.
Allah Teâlâ hepimize hidayeti ile daim kılsın, ablanıza imana dönmeyi nasip etsin. Ablanızın dinden çıkmış olması ya da hiç girmemiş olması sizin onu yok saymanızı gerektirmez. Aranızdaki insanlık ilişkisi devam etmelidir, edecektir de. Ondaki küfür mikrobunun sizden bir başkasına bulaşmamasına dikkat edin. İnsani ilişkilerinizin devam etmesi de sizin Allah’ı inkâr gibi bir batağı yok kabul etmeniz demek olmaz. Belli bir mesafe muhakkak koyun. Tartışarak onu daha derine itmeyin. Yüz vererek galip olduğunu hissettirmeyin. Sabırlı olun, hidayeti için dua edin. Her doğan güneşi, onun imana döneceği günün güneşi olarak beklemeyi bilin. Allah yardımcınız olsun.
İki yaşında çocuk halvetin oluşmasına mani olmaz. Eniştenizle aynı ortam olmayacak şekilde sizin farklı bir odada olmanız gerekir. O evde iken sizin çıkmamanız gerekir.