Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben çocukluğumdan beri kendimi dış görünüşüm nedeniyle değersiz hissediyorum. Biz üç kız kardeşiz ve küçük kardeşim çok güzel. İnsanlar sürekli onun bizden daha güzel olduğunu dile getiriyor. Annem de ona daha farklı davranıyor, hep kendine benzetiyor. Bu durum beni hep içten içe yaraladı. Zaten mükemmeliyetçi ve takıntılı bir yapım var. Fotoğraf çekinmekten, sosyal ortamlardan hep kaçtım. Evliliğim de mutlu değil. Eşim ve ailesi üzerimde baskı kurdu, ağır hakaretler duydum. Ortak alınan bir ev yüzünden sıkıntılı bir ortamda yaşamaya devam ediyorum ve stres yüzünden psikolojik sorunlar yaşadım, tedavi görmeye başladım. Ama bu süreçte kimse bana destek olmadı. Yaşadıklarım beni Allah’tan uzaklaştırdı. Namaz kılarken Rabbimizi övdüğümüz ayetleri söylerken kalbim bunu tam olarak tasdik etmiyor ama yine de namazı bıraktığımda suçluluk hissediyorum. Bunca acıyı neden yaşadım? Beni neden çirkin yarattı? Kendimi neden hep ezik hissediyorum? Allah’a kalben ısınmak ve iç huzuru bulmak için ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
Bazen insanlar kendi içindeki yaralarını, ilgisizliğini ve sevgisizliğini eşine yükler. Eşiniz de sevgisini göstermeyi bilmiyor, hatasını kabul etmiyor ve sizi hep haksız çıkarıyorsa, burada karşılıklı anlayış değil, tek taraflı fedakârlık var demektir. Eşinizin davranışları sizinle ilgili değil, onun kendi eksiklikleriyle ilgilidir. Çocuklar için en iyi ortam, anne ve babanın sevgi ve huzur içinde olduğu ortamdır. Eğer bir evde devamlı gerginlik, ilgisizlik, tartışma ve sevgisizlik varsa, çocuklar yaşananları hisseder ve bu onların karakter gelişiminde derin izler bırakır. Eşinizin ilgisizliği, çocuklarınıza da yansıyorsa, bu onların duygusal gelişimi için risklidir. Şiddet, hakaret ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuklar, ileride ya özgüvensiz ya da baskıcı bireyler olabilir. Bu yüzden "Çocuklarım için katlanmalıyım." düşüncesi, bazen çocuklara daha çok zarar verebilir. Çocuklar mutlu bir anne görmek ister. Sevgisiz, ilgisiz bir evde büyümek yerine, huzurlu bir ortamda büyümek daha sağlıklı olabilir. Şu an iki temel sorununuz var: -Eşinizin ilgisizliği ve baskın tavrı. -Manevi ve psikolojik olarak yorgun düşmeniz. Eğer eşinizle iletişim kurulabiliyorsa önce onunla konuşmaya çalışın, duygularınızı net bir şekilde anlatın. “Sana iyi bir eş olmak istiyorum ama artık çok yoruldum. Senin de mutlu olmadığını hissediyorum. Gel, beraber bir çözüm bulalım.” gibi suçlamadan, duygularınızı merkeze alan bir konuşma yapabilirsiniz. Eğer iletişim mümkün değilse bir aile terapisti veya bir hoca/arabulucu ile görüşmeyi teklif edebilirsiniz. Siz değişmek için çaba sarf ederken, eşiniz aynı şekilde devam ederse, bu evliliğin sizi tükettiğini açıkça fark edebilirsiniz. Rabbim size en hayırlı yolu göstersin, kalbinize ferahlık versin.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Önce erkekliğini kurtarmaya bakmalısın. Bir insan başka bir insan uğruna bu denli ileri duygular taşımamalıdır. Gayet açık bir şekilde boşlukta bulunuyorsunuz. Kendinize gelin, sizin sizden değerli bir eşiniz olmayacağını anlayın. Erkek olmak, insan olmak bunu gerektirir. Ne kadın erkek uğruna ne de erkek kadın uğruna kendini helak etmemelidir. Tekrar kendinize gelin, Allah Teâlâ'nın size nasip etmeyeceği şeyde hayır olmayacağını iyi bilin.
Yaşadığınız duygular ve beden algısıyla ilgili bunalımlar, şeytanın vesvesesiyle birleşince çok ağır bir yük hâline geliyor. Ama bilmenizi isteriz ki, bu hislerinizde yalnız değilsiniz. Yaşadığınız zorbalık, ayrılık ve psikolojik travmaların etkisi normaldir. Allah kulunu imtihan eder ama dayanamayacağını yük vermez. Sizi en çok zorlayan kısım, şeytanın “ben kusurumdan dolayı değersizim, ben hayatı yaşayamam, günah işleyeyim” vesvesesidir. Burada yapmanız gereken, kalbinizi Rabbimizin rahmetine bırakmak ve psikolojik destekle dinî hassasiyetinizi birleştirmektir. Namaz ve dua sırasında bu vesveseler geldiğinde “bu şeytanın oyunudur” deyip zihninizi ibadet veya farklı faaliyetlerle meşgul edebilirsiniz. Kendinizi cezalandırmak veya intihar düşüncesine kapılmak asla çözüm değildir. Tam tersine şeytana fırsat vermektir. Günlük hayatta, kendinizi koruyun, kendinize zarar vermeyin. Psikolojik destek alın; profesyonel yardım bu noktada zorunludur. Estetik düşünceniz, eğer sağlık veya ciddi psikolojik rahatsızlık (örneğin sürekli intihar düşünceleri) ile birleşiyorsa, uzman bir hekimle değerlendirilebilir. Böyle durumlarda estetik, ruh sağlığınız için bir tedavi aracı olarak düşünülebilir. Şifa veren, kalpleri sakinleştiren Allah’tır. Siz kendi değerinizin farkında olun, vesveseyi tanıyın ve onun peşinden gitmeyin. Dünyada görünüş her şey değildir; kalbinizi, davranışınızı, sabrınızı, ibadetlerinizi güçlendirmek en kıymetli güzelliktir. Sabrınız ve kulluğunuzla cennetin en güzel kadınlarından olacağınızdan emin olabilirsiniz. Yeter ki sabırlı ve dirayetli olun.
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.