Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz Almanya’da yaşıyoruz. Elhamdülillah durumumuz iyi, hac ibadetimizi yerine getirecek maddi gücümüz de var. Eşimle hacca gitmeye niyetlendik. Vatandaşlık nedeniyle on iki yaş altı Türk vatandaşlarını hacca kabul etmedikleri için oğlumuzu götüremiyoruz. Kayınvalideme hiç güvenmiyorum, fakat bunu eşime söylemedim; bu durum yalnızca Allah ile benim aramda. Eşimin yeğeni onda kalmıştı, yani kayınvalidemin torunu olan çocuk koltukta zıpladı diye tokat attı. Ben hayretler içinde kaldım. Ayrıca yaşantıları manevi açıdan kötü değil elbet ben buna karar veremem kalplerini bilmiyorum ama çok ayıp şeyler konuşuyorlar. Bazen edebe uygun şeyler değil ve ben çocuğumu yetiştirirken gerçekten birçok şeye dikkat ediyorum. Bir yandan da kendime, 'Yüce Rabbim onu burada korur; sonuçta ben O'nun rızasını kazanmak için gidiyorum' diyorum. Bir yandan da tedbirimi alıp da gitmesem mi düşünüyorum. Bir de bu hadis aklıma geliyor: “Ramazan ayında yapılan umre, benimle birlikte yapılan bir hac gibidir.” (Buhari, Umre, 4; Müslim, Hac, 221) Yavrumu ve eşimi alıp Ramazan ayında mı umre yapsak? Gerçekten gitmeyi çok istiyorum. Çok arada kaldım. Allah rızası için bana bir akıl verin ve bana dua edin. Bu arada çarşafa girdim, Avrupa sokaklarında dolaşıyorum ve elhamdülillah sizin de vesilenizde oldu. Allah’ım razı olsun hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evvela sizin bu konudaki sözleriniz evinizde sorun olabilir, kendi ellerinizle huzurunuzu kaçırabilirsiniz. Siz uzak durun derim size. O kişi için de söylenecek bir şey yok, herkes cennete girecek diye bir şart mı var. Zaten onların yeniden nikâhlanmaları ne kadar mümkündür onu da bilmeliyiz. Sizin yapacağınız, zorunlu bir durum olmadıkça ondan uzak durmanız, çocuklarınıza mesafeli bırakmanızdır. Allah sonumuzu hayretsin.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bu soruyu okuyunca çok üzüldüm. Genelde erkekler, eşlerinin çocuk istememesini şikâyet olarak yazıyorlar. Sizde ise tersi olmuş. Çok üzüldüm. Üzüntüm de, ümmetim adına bir kişinin daha çoğalmasına bir mü'minin engel olması ve Allah'ın kaderine teslimiyette sıkıntı varlığı. Bir kere bu düşünce, tevbeyi gerektiren bir durumdur. Mü'min, Rabbine teslim olmuş insandır. Siz hayatta olsanız ne olacak, olmasanız ne olacak; kim yarattı ise ona bırakın çocuğu. Birinci yavrunuzun da sadakası olur o. İlk fırsatta teslim olun rabbinizin kaderine. Hem nereden biliyorsunuz size çocuk verileceğini; kim bilir çocuğunuz da olmayacak da siz, boşuna korkuyorsunuz. Lütfen kendinize gelin ve ilk fırsatta Allah'ın kaderine teslim olduğunuzu ispat edin. Sizden iyi haber bekliyorum. Sizin için dua ederiz. Allah yardımcınız olsun
Selamünaleyküm. Bir cenazeye yetişmek gibi zaruri durum olduğunda yolculuk yapabilirsiniz. Bunun dışında hüküm bildiğiniz gibidir. Orada kimseniz yoksa sizin de yakınlarınızın bulunduğu yere dönmeyi planlamanız gerekir.
Mü'mine bacım, Siz Almanya’dan seslendiniz bana, ben ise sizi önümde gördüm. Ümmetimin yüreği yanık kadınlarından birini, dini ile dertlenmiş ciğerlerinden birini gördüm gözlerimin önünde. Sizi kendim zannettim. Sizi Kâbe’nin örtüsüne yapışıp “Ey Rabbim..!” diye ağlayan kadınlardan biri zannettim. Sizi yavrusuna su bulmak için çırpınırken ana yüreği ile kanatlanmış Hacer zannettim. Size dualar ettim. Size ve hasretinize umut bağladım. Ah sizin dualarınız kabul olsa da biz de rahmete ersek diye mırıldandım. Rabbim sizi umduğunuza erdirsin. Âlim çocukların annesi olasınız. Şehit yavrusunun şefaati ile dirilmek nasip olsun sana. Saliha kadın olup salih evlatlar yetiştirmenin yücelten ululuğunu göresiniz. Sizi tebrik ederim. Eşinizi hasseten tebrik ederim. “Sünnet Evi” yapmaya çalıştığınız eviniz size kutlu olsun. Sabırla dimdik tuttuğunuz kaleniz gibi baki kalsın eviniz. Yeğenlerimi de gözlerinden öperim. Onlara yavrularım için yaptığım dualarımdan dua ederim. Allah yardımcınız olsun, sizi bu dertle yaşatıp bu dertle ruhunuzu kabzetsin. Bu dert bile sizin için sevap kaynağı olacaktır. Bunu sakın unutmayın. Cihattasınız, Bedir’desiniz, Uhut’tasınız kabul edin. Öyle kalın öyle yaşayın. Size satır başı diyebileceğim küçük tavsiyelerde bulunayım ama bunlar günübirlik kalmasın sakın, ilke edinin bunları: Çocuklarınıza karşı bu endişeyi taşıyın ama vesveseye kaydırmayın işi. Eşinizle birbirinizi dengeleyin sürekli olarak. Bir o ileri gitsin bir siz gidin derken hayat sizi yıpratmadan sürsün. Çocuklarınızın ibadet ehli olmasına ısrar edin ama yirmili yaşlarına kadar onların kaytarma denebilecek eksiklerini görmez gibi olun ara sıra. Onlara adam rolü biçerseniz sizden kopabilirler. Zaman zaman bir gözlü gibi, bir kulaklı gibi olun. Her şeyi en iyi şekliyle isterseniz erken bitebilir piliniz. Çocuklara yapabileceğiniz en iyi destek, onlara namazlı ve Kur'anlı arkadaş bulabilmektir. Hep tenkit eden, hep eksik bulan, hep azarlayan biri sakın olmayın. Dünya gibi olun. Kışı fırtınalı baharı çiçekli olun. Çocukların ara sıra eğlenme ve gezip tozma ihtiyaçları vardır ve bu tabiidir. Bunu siz becerip karşılayamazsanız onlar bunu razı olmayacağınız yöntemlerle bulurlar. Aman dikkat edin. Çocuk yetiştirmek bütün zamanlarda cihattı. Bu zamanda en büyük cihat durumuna gelmiştir. İşin önemini kavrayın. Bu uğurda yapayalnız kalabileceğinizi bilin, buna hazır olun. Duada kalsın elleriniz. Hiç indirmeyin ellerinizi. Allah’tan yardımını isteyin. Sabır dileyin, sebat dileyin. Enerjinizi zamana yayın. Yüzlerce yıl çalışacak bir umut ve enerji ile yol alabilirsiniz. Melekleri yanı başınızda görmenin yolu budur. Bilhassa gece namazına kalkıp dua edin; yavrularınıza, eşinize, kendinize ve bize dualar edin. Gayet iyi bilin ki siz veya Almanya gurbetindeki bir başka mü'min kadının gözyaşları toprağımıza rahmet yağma sebebi olacak. Hele siz annesiniz, dua makinesi gibisiniz siz. Siz çekirdeksiniz. Asırlardır bu merhume ümmet sizden bir Âsiye çıkmasını bekliyor. Sizinle dirileceğimiz günü hasretle bekliyoruz. Dua edin bacım. Elleriniz karıncalanıncaya kadar dua edin. Namazlarınızdan sonra ve namazlarınızdan önce hep dua edin. Siz görmeseniz de size âminler diyen meleklerle doludur bu gökler. Kadınlar ve analar mobilyalara, gelinliklere, komşu lakırdılarına, ev temizliği putuna, ne derler heykellerine takılıp kaldığı için gecikti göklerin yardımı. Açın ufkumuzu bacım açın. Açın ellerinizi de insin şu bulutlar göklerden. Hasretlerimiz bitsin. Gelsin hafız yavrularımız, Kur'an bülbüllerimiz. Kur'an okuyan ve yürüyen, Kur'an olan çocuklar verin bize. Açın ufkumuzu bacım açın Allah için.
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
bebek konusundaki diğer fetvalar
Çocuk, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. O nimete sahip olmak da her mü'minin tabii ve helal arzusudur. Allah Teâlâ’nın bir hikmeti gereği çocuk sahibi olamayan Müslüman’ın sabretmesi, dua etmesi gerekir ama belli bir noktadan sonra tıbbın sunduğu imkânlardan istifade ederek çocuk sahibi olmayı istemesinde hiçbir sakınca yoktur. Kalp krizi geçirenin tedavi olmasına nasıl bakıyorsak bu tedaviye de öyle bakarız. Maalesef bu alanda ahlâk zafiyeti hatta iman zafiyeti yaygın bir yanlış işlerin oluşmasına sebep olmuştur. Özellikle Müslüman ve Allah’tan korkarak mesleğini icra eden bir doktor bulduğunuzda tedaviyi olun. Kadına yönelik işlemlerde kadın doktoru özellikle arayın. Genel olarak şu kurallara dikkat ederseniz biiznillah helal bir iş yapmış olursunuz: Keyfi bir tedavi olmasın. Evlendikten iki ay sonra tüp bebek tedavisi istemek gibi bir keyfilik olmamalıdır. Doktorlar açısından başka bir çare yok dendikten sonra bu kararı verin. Özellikle kadın açısından kadın personel varken erkek personelin müdahalesine razı olmayın. Sperm çıkarıp elde etmede haram bir yöntem denemeyin. Kadın yumurtaları ve erkeğin menisini kontrolsüz bir şekilde hastaneye terk etmeyin. En güvenli yeri ve yöntemi muhakkak araştırın. Eşiniz ve sizin dışınızda hiçbir insana sizin parçalarınız verilmemeli, size kimsenin parçası verilmemelidir. (Buradaki parça sözcüğü, yumurta ve meni için kullanılmıştır.)
Bu düşüncenin kalbinizde oluşmasına kocanız mı, çevreniz mi sebep oldu bilmiyorum ama arka planda şeytanın kalbe nüfuz ederek yaptığı bir oyun var. Kalbinize siz farkında ve isteğiniz olmadan cahiliye mikrobu bulaşmış. Siz tevbe etmeye devam edin. Allah'ın el-Hakîm olduğunu yüreğinize hatırlatın. Gerekirse her sabah tesbih çeker gibi yüz defa el-Hakîm deyin. Kalbinizden "Rabbim ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ne zaman yaparsa en iyisini yapar" deyin. Sonunda Allah'ım bu hastalıktan beni kurtar deyin. İnşallah hiçbir rahatsızlığınız kalmayacak. Allah şimdiden doğacak kızımıza sağlık, âfiyet ve iman selameti lütfetsin.
Süt emzirmeyle ilgili ayette verilen iki yıllık süre bağlayıcı bir nitelik olmayıp ideal bir süreyi ifade eder. Dolayısıyla anne baba olarak çocuğunuzun faydasını gözeterek emzirmeyi daha erken de bırakabilirsiniz. Bu konuda çocuğunuzun sütten kesilmesi onun sağlık durumunu ve gelişmesini etkilememesi önemlidir. Yalnız bu kararın doktor tavsiyesiyle ve çocuğunuzun gelişimini gözeterek almalısınız. Bu niyetle hareket ederseniz hem ibadetinizi yerine getirmiş hem de çocuğunuzun süt hakkına girmemiş olursunuz.
Sizin ileri derece can güvenliği riskiniz doktorlar tarafından onaylanmadığı sürece çocuğunuzu aldırmanız caiz değildir. Ölene dek acısını yüreğinizde hissedeceğiniz yanlış bir karar vermekten sakının.
Resim paylaşmanın sakıncası olmaz. Ancak herkesin gözüne sunulmuş kişilerin nazar riski ile karşı karşıya kaldığını unutmamak gerekir. Aile içinde, umarız, o sorun olmaz.
Dua edin, başaralım. Çalışmanız direkt haram bir işe bulaşmayı gerektirmiyor ve helal çalışıyorsanız sadakanız neden sadaka olmasın ki? Allah'a emanet olunuz.