Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah sizden razı olsun. Sizin gibi hocalarımızın sayısını arttırsın. Sizden devamlı istifade ediyoruz. İnternet'ten sohbetlerinizi dinliyorum, açık bir arkadaşlarıma tavsiye ettim. Sohbetlerinizden öyle etkilendi ki teşekkür etmek için beni aradı. Hocanın internet sayfasını ilk açtığımda bu kadar müdavimi olacağımı zannetmiyordum diyor. Neyse şimdi size sormak istediğim mesele şu: görümcem beş sene önce eşinden boşandı. İki kız çocuğu var, kızlarıyla birlikte yaşıyor. Görümcem evlenirken ailesinin rızası olmadan evlenmiş. Üniversitede başını açmış, ilkokul öğretmenliği yapıyor. Şimdi ise biz küs değiliz diyerek eski eşiyle görüşmeye devam ediyor. Çocuklarım için görüşüyorum diyor. Zaman zaman adam evine de geliyor. Yatıya kalmıyor ama geldiğini biliyoruz ve rahatsız olduğumuzu görümceme söylüyoruz. Fakat o çocukları için bunu yaptığını söylüyor. Bunun günah olduğunu söyleyince- ki kendisi her şeyi biliyor imam hatip lisesi mezunu-o zaman dini nikâh kıyayım ne olacak ki diyor. Buna da annesi müsaade etmiyor. Eski eşi bu sene Almanya ya tayin oldu. Şubat tatilinde görümcem kızlarıyla adamın yanına gitti. Adam iki ayrı pansiyon tutmuş bunların kalması için. Sözde kızları babalarına bırakıp, kendi de Almanya’daki bir kız arkadaşının yanına geçecekmiş. Biz eşim ve ben bunu duyunca çok üzüldük. Görümceme giderken yaptığı şeyin çok yanlış olduğunu ifade ettim. Ama o yine çocuklar için deyip duruyor. Ben bu olayın etkisinden kurtulamıyorum, kayınvalidemle konuştum. Ablam için üzüldüğümü söyledim. En iyisi yeniden evlenip nikâhlansınlar, bu vebalden kurtulsun dedim. Kayınvalidem o adamla yeniden evlenmesi onun için daha büyük günahlara sebep olur, sakın onun aklına böyle bir şeyi sokmayın diyor. Adam namaz kılmıyor, cenabet geziyor, oruç tutmuyor, eve arkadaşlarını getirip görümceme hizmet ettiriyormuş. Kayınvalidem böyle söyledi. Biz görümcemle devamlı görüşüyoruz, benim de kızım var. Ben çocuklar için kötü bir örnek olduğunu bir şeyler yapmamız gerektiğini söyleyince kayınvalidem bana tavır aldı. Aslında o da üzülüyor ama belki de sözünü geçiremiyor. Görümcem geldi, bize telefon açtı, hiç bir şey olmamış gibi neşeyle konuştu. Ben pek konuşmadım, tavır koymayı düşünüyorum. Sizce doğru mu? Nasıl davranmalıyız? Görümcem aslında iyi bir insan. Ailecek dinimizi yaşamaya çalışıyoruz. Onun bu durumu bizi çok üzüyor. Bana başörtüsü demeyin diyor, nefret ettim diyor. Bir türlü tesir edemiyoruz. Ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Biz mü'min olarak, savcı durumunda değiliz. Kötü gördüğümüzün kötülüğünü açıklar, gereğini yapmasını durumun sahiplerine bırakırız. Üzülürüz ama kendi işimizi aksatacak durumda olmayız. Anlattığınızda sizin yapabileceğiniz bir şey yoktur. Kendinizi koruyun, size bulaşmasınlar yeter.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Burada anlatılanlar kadarıyla nikâhınız devam ediyor görülüyor. İçkili bir durumda iken de onu atmanız gerekmiyor. Siz, önce kendi iradenize sahip olmaya gayret etseniz daha iyi olur. Siz daha ciddi olsanız o da kendini daha çabuk toparlayabilirdi.
Kardeşim, 'İslam nedir?' sorusuna imandır, namazdır, hactır.. gibi cevaplar veririz. Şuna dikkat edin: 'İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da Allah'ın seni bin birinci kere kaldıracağına inanmaktır.' dememiz gerekiyor. 'İslam, Allah'tan umut kesmemektir.' Bu büyük gerçeği unutursak, papazlara günah bağışlatan Hıristiyanlık düzeyine düşmüş oluruz. Zannederim bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah'ın kapısından umutsuz olarak geri dönüşebileceğini vehmettirmektir. Siz de bu hatayı işliyorsunuz. Bu bir iman hatasıdır. Anadolu deyimiyle erkekçe düşünüp karar vermelisiniz. Siz Allah'a dönmeyi istiyor musunuz? Eğer samimi bir şekilde 'evet' ise cevabınız birinci ve öncelikli şart, Allah Teâlâ'nın sizin geçmişinizi karıştırmayacağına, affedeceğine inanmanızdır. Şeytan sizi geçmişinizle meşgul ederek geleceğinizi tahrip ediyor. Bundan vazgeçin. Sizden daha beterleri Allah'ın kapısına gitti ve kabul edildiler. Tekrar düşünün, samimiyetinizi test edip yola çıkın.
Selamünaleyküm. Ramazan Kardeşim, dağ gibi bir hakikati aklına koy ve hiç unutma: Evlilik budur, böyle olmayan evlilik neredeyse yok gibidir. Dertlerin sadece türü değişiktir ama evlilik böyledir. Gerçekçi ol ve dertlere takılıp kalma. Şu kısa uyarılara dikkat edersen inşaallah kalbin huzur bulur. 1- Eşinin ibadetlerine yani ibadet dünyasına sadece öğüt verici olarak karış. Kılmadığı namazını Allah'a havale et. Namaz kılmaması ile kadınlığı arasında bir bağlantı kurma. Senin yeteri kadar derdin var, ikincisini isteme. 2- Anlaşılan eşin yirmi beş yaşlarında bir hanım; o yaşlar kadınlar için olgunlaşmanın yeni başlayacağı yaşlardır. Kesinlikle sabredeceksin. Çok sabredeceksin. Evet, çocuk sayısı açısından güven vermeyen bir ortamdasın ama zaman bitmiş değildir. 3- Eşinden öncelikle seni şehvet açısından tatmin etmesini bekle, çocuklarla da ilgilenirse bunu nimet bil. Bu iki şeyi yapıyorsa 'iyi eşim var' demelisin. 4- Eşi ile tartışarak, onu babasına şikâyet ederek aile derdini bitiren olmamıştır bu âlemde, desem yalan olmaz. Yine merhametliler kazanmıştır sonunda. Eşini, sabrın ve merhametinle çıldırtmaya bak. Kelimeyi bilerek kullandım: 'Onu çıldırt merhametinle ve esnekliğinle, çıldırt!' Kazanan sen olacaksın. Bir de dua etmeyi ihmal etmezsen işte kazanç budur. 5- Sakın, aranızdaki bu sürtüşmeyi çocuklara yansıtmayın. Bir deyim var ya: Ağzından kan akmış da, 'kızılcık şerbeti içmiştim demiş' öyle olsun. Çocuklar hiçbir şey bilmesin. Onlara yayılmış sorun düzelmez bir daha. Bana iki ay sonra, bu programının sonuçlarını tekrar yazabilirsin. Eşinde olumlu hiçbir gelişme olmazsa, sizi beraber çağırabilirim. Size dualar ediyorum.
Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.
Allah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle birinden borç almanın ya da yanında çalışmanın sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Sabır etmelisiniz. İlk evlenenler bile zor evleniyorlar. Normal evlenen bir kapı çalıyorsa siz iki kapı çalın. Umutsuzluğa gerek yok, mücadele bu.
Selamünaleyküm. Zimmetinize geçirdiğiniz miktarı ödemeye karar verin. Bunun için de kuruş kuruş da olsa biriktirin. Bu durumu da vasiyetiniz olarak bir kenara not edin. Sizden sonraya kalsa da ödensin. Ayrıca tövbe edin.
Selamünaleyküm. Direk bunu yasaklayan bir kayıt yoktur ama ortada tiksindirici bir durum vardır. Özellikle eşin razı olmayacağı şekilde yapılması için caiz değil denebilir.
Selamünaleyküm. Evet, bu bir vakıa olarak önümüzdedir. Din ucuzlamıştır. Girmek zor çıkmak kolay olmuştur. Dileriz bu durum, bizim zamanımız için zikredilmiş olmasın. İmanımız kaybedebileceğimiz son kalemizdir. Ondan sonra kaybedecek bir şeyimiz yoktur.Ölçü olarak insanların bilerek küfre girmelerinin burada vurgulandığını kaydetmeliyiz. Özellikle ihtimalli durumları istisna etmemiz gerekmektedir. Kitleler hâlinde küfre düşmüş insanlar tablosu hoş değildir.
Selamünaleyküm. Sadece Darimî’nin rivayet ettiği hadislerden bir hadistir. Hadis zayıf bir hadistir. Anlam olarak da, Allah adına konuşmak ve imza atmak demek olan fetvaya karşı cüretkâr olmak bile bile ateşe atlamaktır şeklinde anlaşılabilir.