Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben sekiz yıldır evliyim ve altı yaşında bir evladımız var. Yavrumuzun gözleri görmüyor ve gelişim geriliği var. Yani hayat boyu bakıma muhtaç güzel kızımız. Eşim ve ben bundan dört sene evvel bir çocuğumuz daha olsun istedik. Bu sefer doktora gittik testler yapıldı ama genetik bir hastalık çıkmadı. Bu zaman dilimi içinde eşimin korkusu çok arttı. "Yine aynı şey olursa. Bir sakat evladımız daha olursa da biz ölünce kim bakar onlara." demeye başladı ve hala istemiyor. Biz ölsek bile amel defterlerimize hayırlar yazdıracak bir evladımız olsun istiyorum, hiç korkum yok. Biliyorum ki Rabbim kaldıramayacağımız yükü yüklemez omuzlarımıza. Ben razıyım Rabbim’den gelene ama eşimi ikna edemiyorum. Ramazan'da ona kesin bir şekilde söyledim. "Artık benim de isteğimi duy korkunu bir kenara bırak teslim ol, ne emanet verirse başımızın üstünde tutacağız." dedim. Ramazan’dan beri işte toplam 3 ay korunmadı ama bana yaklaşmadı ve şimdi de yine benim rıza göstermediğimi bile bile korunuyor. Hocam bana bir yol gösterin. Nasıl davranmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu soruyu okuyunca çok üzüldüm. Genelde erkekler, eşlerinin çocuk istememesini şikâyet olarak yazıyorlar. Sizde ise tersi olmuş. Çok üzüldüm. Üzüntüm de, ümmetim adına bir kişinin daha çoğalmasına bir mü'minin engel olması ve Allah'ın kaderine teslimiyette sıkıntı varlığı. Bir kere bu düşünce, tevbeyi gerektiren bir durumdur. Mü'min, Rabbine teslim olmuş insandır. Siz hayatta olsanız ne olacak, olmasanız ne olacak; kim yarattı ise ona bırakın çocuğu. Birinci yavrunuzun da sadakası olur o. İlk fırsatta teslim olun Rabbinizin kaderine. Hem nereden biliyorsunuz size çocuk verileceğini; kim bilir çocuğunuz da olmayacak da siz, boşuna korkuyorsunuz. Lütfen kendinize gelin ve ilk fırsatta Allah'ın kaderine teslim olduğunuzu ispat edin. Sizden iyi haber bekliyorum. Sizin için dua ederiz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu dünyada düzen yoktur, en düzenli hâli bile geçicidir. Bir de siz ne kadar geç doğurursanız o kadar zor büyüteceksiniz. Vaktinde doğurun, annelik zevkini iliklerinize kadar yaşayın. Bir gün olsan önce anne olmaktan büyük bir zevk var mıdır bir kadın için? Bile bile zevkinizi, Allah'ın size ihsan buyurduğu dünyanın en tatlı nimetini nasıl geciktirirsiniz?
Selamünaleyküm. Mü'min, Allah'a güvenip yaşar. Ya eşiniz ya da babanız diye iki dağın arasına sıkışıp kalırsanız akıbet böyle olur. Neden kendinizi Allah'ın sizi yarattığı hürriyet vadisine salmıyorsunuz? 'Ya eş ya baba' değil, 'bir tek Allah ve ben' diye düşünün. Bakın ne çıkışlar gelecek önünüze.
Selamünaleyküm. Tanıma süresinin bir yıl kadar olması sakıncalı olmayabilir ama karakterlerin değişmesi zordur. Eşiniz hırçın bir dille de olsa tabii olanı size teklif ediyor. Annelik en muteber meslektir. Onun yanında hangi meslek olursa olsun, anneliği zedeler. Eşiniz böyle mi düşünür bilmem ama neticede sizin anneliği tek başına yapmanız en doğru olanıdır. Kendinizi buna alıştırmaya çalışın. Eşinizin iyi yönlerini öne çıkarın sürekli, şeytana kapı açmayın. Sabırlı olun. Çocuğunuz olunca göreceksiniz ki anne olma lezzeti çok şeyi unutturacak. Eşiniz iffetli ve onurlu bir insan ise onun bu tür farklılıklarını idare edin. İnsan bu; hiçbiri tam değildir. Sizin de eksiklikleriniz vardır, onun da, bizim de.. Hepimiz kuluz, idare etmesini bilen kazanacak bu dünyada. İdare edemeyenlerin iradelerinin bir anlamı yoktur. Size dualar ederim.
Selamünaleyküm. Esasen herkesin ölümü bu şekilde hatırında tutması gerekiyor. Siz olmayacak bir durumda değilssiniz. Ne var ki kendimizi o kadar dünyaya kaptırdık ki, ölümü hatırlamak bile bizi rahatsız ediyor. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin, size ve yakınlarınıza afiyet versin. Şu anda sizin vazifeniz, annenize rahmet olacak işlerle meşgul olmaktır. Sizin bir fatihanıza ne kadar muhtaçtır bir bilseniz. Her namazdan sonra ona dua edin, onun için istiğfar edin. Ölümden de korkmayın; ölüme hazırlıksız yakalanmaktan korkun. Her şey Allah'ın kaderi ile oluyor. Çatlasak da büzülsek de olacak olan değişmeyecek. Sabırlı olun. Her gün en az beş sahife Kur'an okuyun. Kısa bir zaman sonra rahatladığınızı göreceksiniz. Bu ara ölümle ilgili kitap okumayın. Annenizin ölümü ile alakalı muhabbetlere katılmayın. Umutlu olun, yıkılıp şeytanın kucağına düşmeyin. Allah yardımcınız olsun. İyi haberlerinizi bekliyeceğiz.
Aleykümselam. Kadere iman, mü'minin en büyük silahlarından biridir. Yavrunuzu kaybettiniz ama Rabbinizi kaybedemezsiniz. En fazla bir asır beraber olacaktınız diyelim, ebedi cennetlerde buluşacaksınız inşaallah. Bırakın gitsin yavrunuz sizi orada beklesin. Sizden önce cennette: 'Annemi isterim' diyen bir şefaatçiniz olması güzel değil mi? Elbette ölüm acı. Hele bebeğin ölümü pek acı. Ya cennetin bedeli? Sabredin. Yaşadığınız gelgitler şüphesiz ezicidir ama iman açısından bir itirazınız olmadığı sürece sorun yoktur. Merak etmeyin. İsterseniz Suriye'deki anneleri de düşünün biraz! Allah size de eşinize de sabırlar versin. Sizi, eşinizi ve yavrunuzu cennette buluştursun.
çocuk istememek konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Doğurmamak ama başkasının doğurduğunu yetiştirmek bir çelişkidir. Evet, asrın fitneleri kasıp kavuruyor ama kaçarak savaş yapılmaz ki? Herkes üzerine düşeni yapmaya çalışacak ve böylece Rabbimizin rızasını kazanacağız.
Aleykümselam. Aile içi huzurunuz çocuktan önemli ve önceliklidir. Önce huzurunuzu temin edin. Birbirinizi takdir edin. Vakti gelirse çocuğu da düşünürsünüz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu konuda kendinizi tek haklı gibi görmemelisiniz. Bir kere eşinizi çocuk büyütmede yalnız bırakmakta haksızlık ettiğinizi düşünün. Ona önce psikolojik destek sağladıktan sonra yani yanında olduğunuzu hissettirdikten sonra sözünü ettiğiniz dini konuları anlatmanızın yararı olur. Kadıncağızı dini hassasiyetlerle yüzyüze bırakıp kendinizi evin dışında bulunuyorsanız ortada haksızlık var demektir. Dedikleriniz doğrudur ama bunların uygun yerde ve uygun kişilere söylenip söylenmediği de önemli değil midir? Helal yöntemlerle korunmanın sakıncası yoktur.
Özellikle maddi sıkıntıyı gerekçe yaparak çocuk yaratılmasına mani olmak doğru değildir. Rızkı veren Allah'tır. Daha makul gerekçelerle engel olma söz konusu olabilir. Fakirlik ve parasızlık gibi bir neden olamaz. Sadece bu nedenle engel olan vebale girer.
Selamünaleyküm. Bunu bir aile sorunu yapacak duruma getirmeden istemeye devam edin; yıllar sonra da olsa çok çocuk annesi olmayı hedefleyin. Allah size bir kapı açar.
Çocuk bir sevdadır. Sizde bu sevda pek sınırlı kalmış ne yazık ki. Olsa da çocuğunuz onun kıymetini bilemeyebilirsiniz zaten. Bu bir şirk değil ama anlayış darlığıdır. Eşiniz daha makul olanı düşünüyor. Zamana bırakın kendinizi.