Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. İki çocuğum var, üçüncü evladımı da istiyorum ama eşim istemiyor. Sebebi de az olsun öz olsun mantığında ve üzerine daha fazla sorumluluk yüklenmesi durumunda da zorlanacağını düşünüyor. Genel olarak çocuklarla ilgilenmeyi sevmiyor. Bu durumda ne yapabilirim vaz mı geçeyim yoksa ısrarcı mı olayım? Ben Salih Müslümanların artmasını istediğim için istiyorum
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, bu meseleye kendi açınızdan bakın sadece. Sizin için uygun ise kabul edin değilse reddedin. Siz kendi hakkınız ve arzunuzdan sorumlusunuz. O kişinin sizin hakkınızı verip veremeyeceğini soruşturun. Susarak da tavır göstermeyin. İçinizi rahat ettirmeyen bir teklife yok deyin.
Selamünaleyküm. Kadın, beyine itaat etmek zorundadır ama siz, orada var olduğunu söylediğiniz yanlışları öne sürmeniz durumunda karşınıza çıkacak durum, oradaki yanlışların açık haramlar olması durumunda eşinize diretebilirsiniz. Çünkü eşe itaat, Allah'a isyan nedeni olamaz. Bunun dışında mesela çocuğun etkilenmesi gibi dolaylı bir hatayı eşiniz reddedebilir.
Selamünaleyküm. Siz birkaç kere annelik yapmak durumundasınız ki bu sizin için büyük bir kazançtır.Çocuklarınızi yetiştirin ondan kazanın. Eşinize sabredin, onu ikna edecek işler yapın ondan kazanın.Eşlik yaparken kazanın. Asla bir iki yılda bitecek bir işin içinde görmeyin kendinizi. Çok sabretmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Siz istemediğiniz için almayacaksa ne değeri var ki? Allah'tan korkuyorsa almasın!
Selamünaleyküm. Madem Allah'tan hayırlısını istiyorsun, hayırlısı gelene kadar sabretmelisin. Yaşınız çok gelmiş bir yaş değildir. Siz üzerinize düşeni yapın, gerisini Allah'a bırakın. O, sizin için hayırlı olanı yapar.
Selamünaleyküm. Eşine dua edebilirsin, rica edebilirsin, güzel örnek olabilirsin ve sabredersin. Başka yapabileceğin bir şey yoktur.
çocuk istememek konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bu soruyu okuyunca çok üzüldüm. Genelde erkekler, eşlerinin çocuk istememesini şikâyet olarak yazıyorlar. Sizde ise tersi olmuş. Çok üzüldüm. Üzüntüm de, ümmetim adına bir kişinin daha çoğalmasına bir mü'minin engel olması ve Allah'ın kaderine teslimiyette sıkıntı varlığı. Bir kere bu düşünce, tevbeyi gerektiren bir durumdur. Mü'min, Rabbine teslim olmuş insandır. Siz hayatta olsanız ne olacak, olmasanız ne olacak; kim yarattı ise ona bırakın çocuğu. Birinci yavrunuzun da sadakası olur o. İlk fırsatta teslim olun rabbinizin kaderine. Hem nereden biliyorsunuz size çocuk verileceğini; kim bilir çocuğunuz da olmayacak da siz, boşuna korkuyorsunuz. Lütfen kendinize gelin ve ilk fırsatta Allah'ın kaderine teslim olduğunuzu ispat edin. Sizden iyi haber bekliyorum. Sizin için dua ederiz. Allah yardımcınız olsun
Selamünaleyküm. Doğurmamak ama başkasının doğurduğunu yetiştirmek bir çelişkidir. Evet, asrın fitneleri kasıp kavuruyor ama kaçarak savaş yapılmaz ki? Herkes üzerine düşeni yapmaya çalışacak ve böylece Rabbimizin rızasını kazanacağız.
Aleykümselam. Aile içi huzurunuz çocuktan önemli ve önceliklidir. Önce huzurunuzu temin edin. Birbirinizi takdir edin. Vakti gelirse çocuğu da düşünürsünüz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu konuda kendinizi tek haklı gibi görmemelisiniz. Bir kere eşinizi çocuk büyütmede yalnız bırakmakta haksızlık ettiğinizi düşünün. Ona önce psikolojik destek sağladıktan sonra yani yanında olduğunuzu hissettirdikten sonra sözünü ettiğiniz dini konuları anlatmanızın yararı olur. Kadıncağızı dini hassasiyetlerle yüzyüze bırakıp kendinizi evin dışında bulunuyorsanız ortada haksızlık var demektir. Dedikleriniz doğrudur ama bunların uygun yerde ve uygun kişilere söylenip söylenmediği de önemli değil midir? Helal yöntemlerle korunmanın sakıncası yoktur.
Özellikle maddi sıkıntıyı gerekçe yaparak çocuk yaratılmasına mani olmak doğru değildir. Rızkı veren Allah'tır. Daha makul gerekçelerle engel olma söz konusu olabilir. Fakirlik ve parasızlık gibi bir neden olamaz. Sadece bu nedenle engel olan vebale girer.
Çocuk bir sevdadır. Sizde bu sevda pek sınırlı kalmış ne yazık ki. Olsa da çocuğunuz onun kıymetini bilemeyebilirsiniz zaten. Bu bir şirk değil ama anlayış darlığıdır. Eşiniz daha makul olanı düşünüyor. Zamana bırakın kendinizi.