Fetva Meclisi
Soru
Hocam sizi elhamdülillah senelerdir dinliyor ve kitaplarınızdan istifade ediyorum. Allah’ın bir nimeti olarak da sizin gibi hocaların olmasına şükür ediyorum. Ben iki çocuk annesi Almanya’da ikamet eden biriyim. Çocuklarımı Allah’ın izni ile İslam üzeri yetiştirmeye gayret ediyorum. Eşimin aile ve akrabaları çok kalabalık ve hepsinin beş altı çocuğu var. Yüz kişilik bir aileye gelin geldim desem abartı olmaz. Hepsi buradalar ve maalesef dini hassasiyetleri pek yok ama insanlıkları çok güzel. Çocuklarım olduğundan beri bu konu beni çok düşündürüyor. Küçük çocukların elinde sınırsız telefon, camii kavramı asla yok ve kendi kültürleri ile Alman kültürünün bir karışımı ile süren bir yaşam. Bir mümin olarak ben bu aileye nasıl tebliğ edebilirim? Biliyorum bu hayatta sadece kendimi değiştirebilirim ama benim payıma ne düşüyor? Çocuklarımı nasıl koruyabilirim? Büyüğü üç küçüğü ise henüz bir yaşında. Her şeyi yasaklayan ve kontrol hastası bir anne olmak istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Değerli hanımefendi, Allah'ın insan makinesi. Anneliğinizi tebrik ederek söze başlamak istiyorum. Annelik bir cihattır. Allah Teâlâ'nın bütün zamanlarda, bütün kadınlara açtığı bu kapıdan geçmek büyük bir nasiptir. Annelik, her dakikası ibadet gibidir. Elbette kolay değildir. Çetin bir emekten sonra Allah Teâlâ, büyük bir sevap vermektedir. Ne kadar sabrederseniz o kadar kazanacaksınız. Çocuğunuza her el kaldırışta o büyük sevap kaynağından birazını azaltıyorsunuz. Sabır yolunu biraz daha koşun. Ve en gergin olduğunuz zamanlarda, bulunduğunuz odanın kapısını kapatın. Siz yıllar sonra mezarda iken, doğurduğunuz o çocuğun bir seccadenin başında sizin için istiğfar edip dualar ettiğini ve meleklerin anında size bunu bir ikram olarak getirdiklerini düşünün. Biri şehit olup sizi şefaate erdireceği anı düşünün. Onlardan birinin Kur'an hizmetleri ile sizi ve babasını ihya ettiğini düşünün. Sonra da yaşlı bir hâlde iken onların eline bakmak zorunda kalabileceğiniz anı düşünün. Her tokat, sizin için bir kayıptır. Elbette çok sinirleniyorsunuz. Niye sizin çocuğunuz yaramazlık yaparken komşunuz kızmıyor da siz kızıyorsunuz. Çünkü kazanacak olan sizsiniz. Kaybedecek olan da sizsiniz. Bunun için de şeytan sizi ezmeye çalışır. Bırakın çocuklarımız bizi delirtsinler. Bırakın onlar için eriyelim. Allah görmüyor mu? Melekler saymıyor mu? Ne kaybederiz ki? Dövünce düzeliyor mu çocuklar? Kendinizden soğutmayın. İki yaşında çocuk, kendisini döveni izler. Her tokat da onun gözündeki sevecenliğiniz ve anneliğiniz biraz daha azalır. Gitgide siz onu evlatlıktan uzak görürken o da sizi annelikten uzak görür. Siz annesiniz. Kesinlikle ardından üzülürsünüz. Bu da kendi kendinizi üzmeniz demektir. Tesbihata alışın. 'Lâhavle velâ kuvvete illa billah' demeye alıştırın dilinizi. Çok sinirlenince Ayetelkürsi'yi okuyun. Daha da rahatlayamazsanız, çocukların bulunmadığı bir odada biraz ağlayabilirsiniz. Ağlamak, insanın tesellilerindendir. Çokça dualar edin. Çocuklarınızı salih kullara götürün, onlar dua etsinler. Özellikle boş konuşan, ahiret ile teselli olmayı bilmeyen arkadaşlarınızdan uzak durun. Sabır âyetlerini ve tefsirlerini okumaya çalışın. Çok çocuk doğurmuş ve doğurmayı cihat olarak görmüş mücahide hanımlardan nasihatler alın. İki çocukla kendinizi daraltmayın. Allah'ın yaratmasına engel olmayın; birkaç çocuğunuz daha olsun. Bunları rahat karşılamaya başlarsınız. Sabredin. Çok geçmez, yavrularınızın koca bir delikanlı olduklarını görürsünüz. Bu günler, sıkıntılar hep unutulur. Onları karşınıza alır, bu günleri tatlı bir hatıra olarak konuşursunuz. Ama sabretmezseniz yine onlar yapacağını yapacak, siz sadece küp çatlatan sinirinizle kalacaksınız. Ama şeytan, kesinlikle kazanacak. Biraz bekleyin, çocuklar rahatlasın. Yarına bakın. Karşınızda Kur'an okuyan, Allah diyen çocukları hayal edin. Ertesi güne bakın. Gözünüzü iyi açın bakın: Koltuklara gerilip de Allah'ın cemalini seyre daldığınız anı düşünün. O muhteşem anı, beraber olacağınız eşinizi, çocuklarınızı düşünün. Değmez mi? Değmez mi o lezzete? Dualar edin. Kendinize, eşinize, çocuklarınıza ve bize. Çok dualar edin anneler! Boş kalmasın diliniz.
Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Elhamdülillah! Genç anneye hidayetinin kolaylaşması için dualar ederiz. Hanım efendi kardeşimiz için de sizlere şunları tavsiye ederiz: 1. İslam ile şeref bulmasını tebrik edin. Onu, Müslüman olduğu günde yeni doğmuş biri olarak kabul edin ve bunu ona müjdeleyin. Kucağındaki bebeği gibi günahsız olduğunu ilan edin ve mümkünse bunu helal bir törene dönüştürün. Kelime-i şehadetle birlikte Allah’ın bir lütfu olarak geçmişte yaptığı iyi işlerin onun sevap hanesine eklendiğini de bildirin. 2. Allah’ı öz bir şekilde tanıtın. Fatiha, İhlas suresi ve Ayete’l-kürsî’deki kadarıyla Rabbimizi tanımasını sağlayın. 3. İmanın temel esasları olan Melekler, Kitaplar, Peygamberler, Kader ve Ahiret hakkında inancını oluşturan bilgileri de özet haliyle kabul etmesi için anlatın. Ama bunları anlatırken ayrıntıya girmemeye özen gösterin. 4. Haramların ne olduğunu ve bunlardan kaçınmanın ilk işi olduğunu bilmesini sağlayın. Alkol, zina, kumar, domuz eti ve benzeri günahlardan başlayarak sırayla sınırlarını öğretin. 5. Farz ibadetlerin başı olan namaz öncelikli bir hayatın önemini vurgulayın. Namazsız İslam’ın olamayacağını öğrensin. Namazlarda da önce farz olanları yapmaya çalışsın. Isındıkça, mesela; birkaç sene sonra imkânı ölçüsünde sünnetleri de kılmaya başlasın. Ramazan öncesinde orucun ne olduğunu öğretin. Ama güç yetiremediği takdirde şimdi tutmamasını, sonra iade etmesini izah edin. Eğer zengin ise zekâttan da söz edin. 6. Buraya kadar olan bölümün OLMAZSA OLMAZ dediğimiz sorumlulukları içerdiğini ve Allah’ın izniyle bu kadarıyla cennete girebileceğini mutlaka belirtin. 7. Bundan sonra Allah için yaptığı her güzel işle, ahlakıyla, ibadetiyle, sevap kazanıp cennete daha hızlı koşacağını bilsin. Ama adım adım, acele etmeden bunları yapmasını tavsiye edin. Bunları şöyle örneklendirebilirsiniz: Kur’an okumak (Arapça orijinal halini öğrenip okuyabildiği kadar okusun, anlamını bilmeden bile okusun. Anlamını bilmek için kendini yormasın. Bilse de neticede ilk beş maddeyi uygulayacak.) Çok çok dua etsin. Abdestli olma şartı olmadan, ellerini kaldırmasına gerek kalmadan dua etsin. İçinden geldiği gibi yapsın duasını. Çocuğunun Müslüman olarak büyümesi ve yetişmesi için onunla geçirdiği her vaktin ona sevap olarak yazıldığını unutmasın. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını yoruma girmeden, sahih bilgilerle, özet bir şekilde bir kere okursa güzel olur. 9. Âdem aleyhisselamdan efendimize kadar gelen peygamberlerin kıssalarını Kur’an’ımızda anlatıldığı kadarıyla öğrenmesi de yeryüzünde neler olup bittiğini anlaması açısından faydalı olur. 10. Son olarak, asıl meselenin önce kendisini ve ailesini korumak olduğunu ona ifade edin. İmanı korumak bu dünyadaki tek gayemizdir. Bunun için sabretmeyi, direnmeyi göze almasını güzel bir dille ona iletin. Ek olarak; • Mezheplerin bir öğretmen vazifesi gördüğünü ve şu an için o konu ile zihnini yormasının bir anlamı olmadığını bilsin. • İsminin kötü bir anlamı yoksa değiştirmesine gerek yoktur. • Siz örnek olun, etrafında bulunun, zaten o sizinle bu dine ısınacak ve merak ettiklerini görerek öğrenecektir. Böylesine mübarek bir olaya şahit olursanız siz de hamd edin ve dua edin. Hem kendinize, hem o kardeşinize hem de bize… Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Âmin! Allah’a emanet olun.
Mü'mine bacım, Siz Almanya’dan seslendiniz bana, ben ise sizi önümde gördüm. Ümmetimin yüreği yanık kadınlarından birini, dini ile dertlenmiş ciğerlerinden birini gördüm gözlerimin önünde. Sizi kendim zannettim. Sizi Kâbe’nin örtüsüne yapışıp “Ey Rabbim..!” diye ağlayan kadınlardan biri zannettim. Sizi yavrusuna su bulmak için çırpınırken ana yüreği ile kanatlanmış Hacer zannettim. Size dualar ettim. Size ve hasretinize umut bağladım. Ah sizin dualarınız kabul olsa da biz de rahmete ersek diye mırıldandım. Rabbim sizi umduğunuza erdirsin. Âlim çocukların annesi olasınız. Şehit yavrusunun şefaati ile dirilmek nasip olsun sana. Saliha kadın olup salih evlatlar yetiştirmenin yücelten ululuğunu göresiniz. Sizi tebrik ederim. Eşinizi hasseten tebrik ederim. “Sünnet Evi” yapmaya çalıştığınız eviniz size kutlu olsun. Sabırla dimdik tuttuğunuz kaleniz gibi baki kalsın eviniz. Yeğenlerimi de gözlerinden öperim. Onlara yavrularım için yaptığım dualarımdan dua ederim. Allah yardımcınız olsun, sizi bu dertle yaşatıp bu dertle ruhunuzu kabzetsin. Bu dert bile sizin için sevap kaynağı olacaktır. Bunu sakın unutmayın. Cihattasınız, Bedir’desiniz, Uhut’tasınız kabul edin. Öyle kalın öyle yaşayın. Size satır başı diyebileceğim küçük tavsiyelerde bulunayım ama bunlar günübirlik kalmasın sakın, ilke edinin bunları: Çocuklarınıza karşı bu endişeyi taşıyın ama vesveseye kaydırmayın işi. Eşinizle birbirinizi dengeleyin sürekli olarak. Bir o ileri gitsin bir siz gidin derken hayat sizi yıpratmadan sürsün. Çocuklarınızın ibadet ehli olmasına ısrar edin ama yirmili yaşlarına kadar onların kaytarma denebilecek eksiklerini görmez gibi olun ara sıra. Onlara adam rolü biçerseniz sizden kopabilirler. Zaman zaman bir gözlü gibi, bir kulaklı gibi olun. Her şeyi en iyi şekliyle isterseniz erken bitebilir piliniz. Çocuklara yapabileceğiniz en iyi destek, onlara namazlı ve Kur'anlı arkadaş bulabilmektir. Hep tenkit eden, hep eksik bulan, hep azarlayan biri sakın olmayın. Dünya gibi olun. Kışı fırtınalı baharı çiçekli olun. Çocukların ara sıra eğlenme ve gezip tozma ihtiyaçları vardır ve bu tabiidir. Bunu siz becerip karşılayamazsanız onlar bunu razı olmayacağınız yöntemlerle bulurlar. Aman dikkat edin. Çocuk yetiştirmek bütün zamanlarda cihattı. Bu zamanda en büyük cihat durumuna gelmiştir. İşin önemini kavrayın. Bu uğurda yapayalnız kalabileceğinizi bilin, buna hazır olun. Duada kalsın elleriniz. Hiç indirmeyin ellerinizi. Allah’tan yardımını isteyin. Sabır dileyin, sebat dileyin. Enerjinizi zamana yayın. Yüzlerce yıl çalışacak bir umut ve enerji ile yol alabilirsiniz. Melekleri yanı başınızda görmenin yolu budur. Bilhassa gece namazına kalkıp dua edin; yavrularınıza, eşinize, kendinize ve bize dualar edin. Gayet iyi bilin ki siz veya Almanya gurbetindeki bir başka mü'min kadının gözyaşları toprağımıza rahmet yağma sebebi olacak. Hele siz annesiniz, dua makinesi gibisiniz siz. Siz çekirdeksiniz. Asırlardır bu merhume ümmet sizden bir Âsiye çıkmasını bekliyor. Sizinle dirileceğimiz günü hasretle bekliyoruz. Dua edin bacım. Elleriniz karıncalanıncaya kadar dua edin. Namazlarınızdan sonra ve namazlarınızdan önce hep dua edin. Siz görmeseniz de size âminler diyen meleklerle doludur bu gökler. Kadınlar ve analar mobilyalara, gelinliklere, komşu lakırdılarına, ev temizliği putuna, ne derler heykellerine takılıp kaldığı için gecikti göklerin yardımı. Açın ufkumuzu bacım açın. Açın ellerinizi de insin şu bulutlar göklerden. Hasretlerimiz bitsin. Gelsin hafız yavrularımız, Kur'an bülbüllerimiz. Kur'an okuyan ve yürüyen, Kur'an olan çocuklar verin bize. Açın ufkumuzu bacım açın Allah için.
Her yerde her zaman Müslümanca yaşamaya ve nesil yetiştirmeye hazır olun. Hedefiniz HER YER VE HER ZAMAN olsun. Kendinizi buna kilitleyebilirseniz daha cesur iş yaparsınız. Aksi takdirde yeni nesli yetiştirebilmek için gidebileceğiniz yer neredeyse yoktur. Dünyanın her yerinde oraya ait sorunlar bulunuyor. Şöyle bir planınız olsun: Önce kendi imanınızı ve iffetinizi korumayı ve öyle ölmeyi gaye edinin. Kendi gayretlerinizden çok Allah’ın yardımına güvenin, bunun için de dualar edin. Evinizi mü'min bir ev, bir Kur'an medresesi yapın. Bu elbette sizin çapınız ve imkânınız kadar olacak. Çevre seçin. Yakın akrabalar bile olsa çocuklarınıza olumsuz etki edebilecek zorunlu olmayan beraberlikleri engelleyin. Üç aile ile sınırlı olsa bile mini bir MÜMİN TOPLUM kurun kendinize. Çocuklarınız ve ailelerinizle ilgili sürekli destek alın, bunun için tatilinizi feda etmek gerekiyorsa feda edin. Bunun için şehir değiştirmeniz gerekiyorsa değiştirin. Bunun için ülke değiştirmek gerekiyorsa değiştirin. Bu sizin hicretiniz ve cihadınız olsun. Bir gün Türkiye’ye dönmenin daha yararlı olabileceğini anlarsanız ve bunu da size yön verenler tavsiye ederseler dönün. Ve korkmayın. Tedbirli olun ama korkmayın. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bırak onu bunu ve hemen büyük bir tevbe ile Rabbine koş. Önce tevbe et. Temiz mümin ol. Kendi temizliğini öncelikle. Sonra onunla ilgili endişelerini hesapla. O da böyle yapsın. Ve hemen evlenin, hemen.
Kadın çocuğunu ihmal ederek yaptığı her iş onun için bir huzursuzluk nedenidir. Bir çocuğun annesi olma zevkine muadil olabilecek hangi işe gireceksiniz? Önce bu pencereden bakın.
Sen hiçbir kötülük, yanlış yapma. Kötü söz söyleme. Elinden gelen güzelliği yapmaya devam et. Gelirler gelmezler onların işi o, sen rahat et.
Bu veya başka bir nedenle evlenmemekle günaha girmezsin ama evlenmediğin için günaha girecek bir iş yaparsan evlenmediğin için günah işlemiş olursun.
Allah yardımcınız olsun. Hemen pes etmeyin, sonuna kadar sabredin. Bu helallik konusunda sizin rızanız olmadığına göre birinci derecede vebal alan değilsiniz. Aileyi dağıtmaya götürecek işler ve kararlardan uzak durun. Sizin için dua ederim.
Mevcut paylaşım dine uygun değildir. Bir insan sadece evlilik sebebiyle eşinin malının ortağı olamaz. Bu ancak rıza ile olabilir. Henüz ortada nikâh bile yokken böyle konuların eksene alınmasını evliliğin geleceği bakımından sakıncalı buluruz.