İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kıymetli hocam biz Almanya'da yaşıyoruz ve iki yaşında bir oğlumuz var. Sizce evladımızı Almanya’da mı büyütmeliyiz yoksa Türkiye’de mi?

Cevap

Her yerde her zaman Müslümanca yaşamaya ve nesil yetiştirmeye hazır olun. Hedefiniz HER YER VE HER ZAMAN olsun. Kendinizi buna kilitleyebilirseniz daha cesur iş yaparsınız. Aksi takdirde yeni nesli yetiştirebilmek için gidebileceğiniz yer neredeyse yoktur. Dünyanın her yerinde oraya ait sorunlar bulunuyor. Şöyle bir planınız olsun: Önce kendi imanınızı ve iffetinizi korumayı ve öyle ölmeyi gaye edinin. Kendi gayretlerinizden çok Allah’ın yardımına güvenin, bunun için de dualar edin. Evinizi mü'min bir ev, bir Kur'an medresesi yapın. Bu elbette sizin çapınız ve imkânınız kadar olacak. Çevre seçin. Yakın akrabalar bile olsa çocuklarınıza olumsuz etki edebilecek zorunlu olmayan beraberlikleri engelleyin. Üç aile ile sınırlı olsa bile mini bir MÜMİN TOPLUM kurun kendinize. Çocuklarınız ve ailelerinizle ilgili sürekli destek alın, bunun için tatilinizi feda etmek gerekiyorsa feda edin. Bunun için şehir değiştirmeniz gerekiyorsa değiştirin. Bunun için ülke değiştirmek gerekiyorsa değiştirin. Bu sizin hicretiniz ve cihadınız olsun. Bir gün Türkiye’ye dönmenin daha yararlı olabileceğini anlarsanız ve bunu da size yön verenler tavsiye ederseler dönün. Ve korkmayın. Tedbirli olun ama korkmayın. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elhamdülillah! Genç anneye hidayetinin kolaylaşması için dualar ederiz. Hanım efendi kardeşimiz için de sizlere şunları tavsiye ederiz: 1. İslam ile şeref bulmasını tebrik edin. Onu, Müslüman olduğu günde yeni doğmuş biri olarak kabul edin ve bunu ona müjdeleyin. Kucağındaki bebeği gibi günahsız olduğunu ilan edin ve mümkünse bunu helal bir törene dönüştürün. Kelime-i şehadetle birlikte Allah’ın bir lütfu olarak geçmişte yaptığı iyi işlerin onun sevap hanesine eklendiğini de bildirin. 2. Allah’ı öz bir şekilde tanıtın. Fatiha, İhlas suresi ve Ayete’l-kürsî’deki kadarıyla Rabbimizi tanımasını sağlayın. 3. İmanın temel esasları olan Melekler, Kitaplar, Peygamberler, Kader ve Ahiret hakkında inancını oluşturan bilgileri de özet haliyle kabul etmesi için anlatın. Ama bunları anlatırken ayrıntıya girmemeye özen gösterin. 4. Haramların ne olduğunu ve bunlardan kaçınmanın ilk işi olduğunu bilmesini sağlayın. Alkol, zina, kumar, domuz eti ve benzeri günahlardan başlayarak sırayla sınırlarını öğretin. 5. Farz ibadetlerin başı olan namaz öncelikli bir hayatın önemini vurgulayın. Namazsız İslam’ın olamayacağını öğrensin. Namazlarda da önce farz olanları yapmaya çalışsın. Isındıkça, mesela; birkaç sene sonra imkânı ölçüsünde sünnetleri de kılmaya başlasın. Ramazan öncesinde orucun ne olduğunu öğretin. Ama güç yetiremediği takdirde şimdi tutmamasını, sonra iade etmesini izah edin. Eğer zengin ise zekâttan da söz edin. 6. Buraya kadar olan bölümün OLMAZSA OLMAZ dediğimiz sorumlulukları içerdiğini ve Allah’ın izniyle bu kadarıyla cennete girebileceğini mutlaka belirtin. 7. Bundan sonra Allah için yaptığı her güzel işle, ahlakıyla, ibadetiyle, sevap kazanıp cennete daha hızlı koşacağını bilsin. Ama adım adım, acele etmeden bunları yapmasını tavsiye edin. Bunları şöyle örneklendirebilirsiniz: Kur’an okumak (Arapça orijinal halini öğrenip okuyabildiği kadar okusun, anlamını bilmeden bile okusun. Anlamını bilmek için kendini yormasın. Bilse de neticede ilk beş maddeyi uygulayacak.) Çok çok dua etsin. Abdestli olma şartı olmadan, ellerini kaldırmasına gerek kalmadan dua etsin. İçinden geldiği gibi yapsın duasını. Çocuğunun Müslüman olarak büyümesi ve yetişmesi için onunla geçirdiği her vaktin ona sevap olarak yazıldığını unutmasın. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını yoruma girmeden, sahih bilgilerle, özet bir şekilde bir kere okursa güzel olur. 9. Âdem aleyhisselamdan efendimize kadar gelen peygamberlerin kıssalarını Kur’an’ımızda anlatıldığı kadarıyla öğrenmesi de yeryüzünde neler olup bittiğini anlaması açısından faydalı olur. 10. Son olarak, asıl meselenin önce kendisini ve ailesini korumak olduğunu ona ifade edin. İmanı korumak bu dünyadaki tek gayemizdir. Bunun için sabretmeyi, direnmeyi göze almasını güzel bir dille ona iletin. Ek olarak; • Mezheplerin bir öğretmen vazifesi gördüğünü ve şu an için o konu ile zihnini yormasının bir anlamı olmadığını bilsin. • İsminin kötü bir anlamı yoksa değiştirmesine gerek yoktur. • Siz örnek olun, etrafında bulunun, zaten o sizinle bu dine ısınacak ve merak ettiklerini görerek öğrenecektir. Böylesine mübarek bir olaya şahit olursanız siz de hamd edin ve dua edin. Hem kendinize, hem o kardeşinize hem de bize… Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Âmin! Allah’a emanet olun.

Kıymetli Nureddin hocam on dokuz yaşında genç bir Alman annemiz Müslüman olmak i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.

Hocam sizi elhamdülillah senelerdir dinliyor ve kitaplarınızdan istifade ediyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Endişeleriniz imanınızdan kaynaklanıyor. Sürekli olmalı bu endişeniz. Allah yardımcınız olsun. Size şunları tavsiye edebiliriz: a- Yavrunuz kadar kendinizi de düşünün. Çocuk yetiştirilemez bir yerde siz kendinizi nasıl korursunuz? b- Yavrunuz biiznillah doğsun, ona iyi bir anne olun. Umudunuzu bitirmeyin, gün doğmadan neler doğar bilemezsiniz. Siz heyecanla görevinizi yapın. Yarına Allah kerimdir. c- Şimdiden ve sürekli bir çevre oluşturma gayreti içinde olun. Orada oluşturun. Dışarıdan iletişimle de olsa destek alın. Kitap okuyarak kendinizi geliştirin. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz. Yavrunuz mübarek olsun.

Selamunaleyküm hocam. Allah razı olsun sizden hocam, çok bilgilendik sayenizde.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.

Sevgili hocam iki yaşında bir oğlum var. Biz evde nasıl hareket edersek aynısını
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.

Hocam ben bir çocuk annesiyim ve sürekli elimde telefon sanki o da benim bir çoc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizi tebrik ederim, ne mutlu size; kalbiniz sizi Allah’a yönlendirmiş. Allah Teâlâ son nefese kadar hidayet üzere olmayı size ve bize nasip etsin. Mutlu oldum verdiğiniz haberle. Ailenizi düşünmeniz de ikinci bir güzellik… Size aileniz konusunda şunu tavsiye edebilirim: Onları etkilemenizin en iyi yolu, sizdeki güzel mümin kimliğini görüp izlemeleridir. Bin kere “şunu yapın” demenizden daha etkili olan, sizin ahlâk güzelliğiniz, inceliğiniz ve onlara karşı Allah’ın emrettiği gibi davranmanızdır. Onlarla hiçbir tartışmaya girmeyin. Sanki onlar çok iyi durumdaymış gibi davranın siz. Göreceksiniz bir zaman sonra siz onları kimliğinizle değiştireceksiniz inşaallah. Siz öncelikli olarak eşiniz ve çocuğunuzu tercih edin. Onlarla huzurunuzu önemseyin. Bize kargo adresinizi ve telefonunuzu bildirirseniz size kitaplarımızdan göndeririz. Bize dua edin lütfen. Allahû Teâlâ sizi korusun.

Hocam ben alevi bir ailenin kızıyım. Ben bu yoldan döndüm çok şükür, eksiklerim

anne konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.

Hocam, kızım on iki yaşına geldi ama namaz kıldıramıyorum. Artık bunalmaya başla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne babaya hizmet etmek Allah’ın emridir. Allah’ın kulu olduğuna iman eden herkes bu emre muhataptır. Bu emir açısından erkek kadın ayrımı yoktur. Çocuklardan biri yaptığı hizmetin karşılığı bir ücret alamaz. Bu bir nevi namazı ücretle kılmak gibi olur. Çocuklardan biri, o hizmeti yaptığı için maişetini temin edemeyecek bir zorluk içinde kaldığı için diğer kardeşleri onu desteklerler ise bu caiz olur. Evli bir kız çocuğu, önceliği eşine vermek durumunda olduğu için anne babasının hizmetinden geri kalıyorsa onun için günah söz konusu olmayabilir.

Hocam anne veya babanın hizmetinden erkek çocuklar mı sorumlu olur? Evlenen kızl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Ne kadar gücü yetiyordu da yetmedi dedi onu sadece Allah bilir.

Hocam bakıma muhtaç anne veya baba bekâr olan çocuklarının sorumluluğunda mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.

Hocam annemi yıllar evvel kaybettik ve aldığımız bir miras var. Babam miras bölü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ bu mübarek günde dedenize rahmet etsin. Âmîn. Hatimle teravih kılmak bir nafile ibadettir. Sevabı ve bereketi ne olursa olsun nafiledir. Gideceğiniz cenaze namazı ve annenize refakatiniz de nafile bir ibadettir. İki nafile arasında tercih yaptığınızı unutmayın. Hatimle teravih ve mubah bir iş şeklinde tercih yapacak olsa idiniz kesinlikle teravihi kaçırmayın denirdi ama burada iki nafile arasında tercih yapacaksınız. Belki de annenizin gönlü burada teravihten de ağır basabilir, tekrar düşünün. Allah Teâlâ muvaffak etsin. Âmîn.

Hocam az önce dedemin vefat haberini aldım. Rabbim kendisine merhameti ile muame
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, asıl endişemizin cennete girmenin “bize de nasip olması” olmalıdır. Allah Teâlâ lütfu ve keremi ile hepimizi mü'min kulları olarak cennetlerine kabul buyursun. Âmîn. Bu konudaki bilgimizi şöyle özetleyebilirim: Âlimlerimiz, ruh verilip yaratıldıktan sonra buluğa ermeden vefat eden annesi babası Müslüman çocukların cennette olduklarını söylemişlerdir. Elimizdeki hadislerden anlaşılan da budur. Bu da esasen onların anne ve babalarına Allah Teâlâ’nın bir ikramıdır. Öldükten sonra berzah âlemindeki çocukların ruhları direkt cennete geçer ve İbrahim aleyhisselamın himayesinde kıyameti beklerler. Bu da hadislerden anlaşılıyor. Kıyamet koptuğunda ise çocuklar da kabirlerinden büyükler gibi diriltilecekler ve anne babalarına şefaat edecekler. Allah’ın lütfu ile de cennete girecekler. Cennete girdikten sonra da herkes otuz üç yaşında olacak. Âlimlerin önemli bir bölümünün kanaatine göre anne babası Müslüman olmayan çocuklar da çocuk olarak öldü iseler onlar da sonuçta cennette olacaklardır.

Hocam inşaallah bize de nasip olur cennete giren çocuklar. Onlar çocuk olarak mı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.