Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben alevi bir ailenin kızıyım. Ben bu yoldan döndüm çok şükür, eksiklerim çok fazla ama en azından doğruyu inkâr etmiyorum ve bunun için nefsimle çok uğraşıyorum. Ailemin de bu yönde kalplerinin yumuşaması için ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere alevi dediğiniz insanlara kâfir gibi hüküm biçmeniz doğru bir tespit değildir. Bu ülkede yaşayan alevi denen insanların tamamının mü'min olmadığını söyleyecek kadar kesin konuşamayız. Diğer aile ile tartışma üretecek konularda hassas olun. Onları incitmeyin. Mesela verdiklerini alın, eve gelince kullanmayın. Onları incitmenizden daha iyi olur bu. Gönüllerine girerek onları kazanmanız daha kolay olur. Sizdeki incelik ve ahlâk güzelliği onlara yapabileceğiniz en büyük iyiliktir. Size imrenip sizi taklit edebilirler. Onlar için dua etmeyi de unutmayın. Bu arada evinizde muhakkak kitap okuyun, bir ders halkasına katılın ki kendinizi yetiştirmiş olun. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Aile içindeki çatışmalar gerçekten çok zorlayıcı olabilir. Özellikle de miras gibi maddi konular ve hasetler devreye girdiğinde. Bu tür meseleler insanın kalbinde büyük yaralar açabilir ancak unutma ki, Allah bir insanın içindeki sabrı ve samimiyeti görmek ister. Öncelikle, Allah’a olan teslimiyetini ve sabrını güçlendirmek çok önemli. Bütün bu yaşadıkların, Rabbimizin seni denediği bir süreçtir. Zorluklarla karşılaştığında, nasıl davrandığın ve ne kadar sabrettiğin Allah katında değer kazanır. Allah, zorluklar ve sıkıntılarla sabredenleri mükâfatlandırır. O yüzden, sabrını asla kaybetme. İçindeki bu sevgiyi kin haline getiren, duyduğun öfkeyi yenen ve kalbinde ferahlık oluşturmaman için bazı şeylere dikkat edebilirsin: Allah’a güven ve teslim ol: Aile içindeki kötü davranışlar seni kırsa da Allah’a güvenmeyi unutma. O, her şeyin sahibidir ve en iyi takdiri O yapar. Bu yüzden Rabbine güvenmek, sabretmek ve her şeyin sonunda sadece O'na yönelmek sana huzur verecektir. Dua et: Ailene ve kalbine karşı duyduğun bu olumsuz hisleri temizlemek için sürekli dua et. “Ya Rabbi, kalbimdeki öfkeyi ve kinleri al, bana sabır ver.” diye dua etmek, içindeki sıkıntıyı bir nebze olsun hafifletebilir. Allah’ın rızasını gözet: Aile içindeki kırgınlıklar ve olumsuzluklar seni haksız kılmasın. Sen yine de Allah için doğruyu yapmaya devam et. Her defasında sevgiyle yaklaşmaya gayret et. Her zaman kendini doğru yolda tutmaya çalış. Bazen karşındaki insan seni anlamayabilir ya da iyiliğini kötüye çevirebilir ama sen Allah’a rızası için sabırlı kalmaya devam et. Mesafe koymak da bir çözüm olabilir: Eğer sevgi ve iyi niyetin, sürekli kin ve kırgınlığa dönüşüyorsa bir süre mesafe koymak da faydalı olabilir. Hem kendine hem de diğerlerine zarar vermemek adına bir süre uzak durarak kalbini dinlendirebilirsin. Bu, kesinlikle bir küslük değil, sadece içsel huzurunu korumak içindir. Açık iletişim kurmaya gayret et: Mümkünse, aile üyelerinle bu duygu durumunu, seni nelerin üzüp kin duygusuna ittiğini açık bir şekilde paylaşmak da faydalı olabilir. İnsanlar, bazen farkında olmadan birbirini kırabiliyor. Duygusal bir iletişim, bu tür yanlış anlamaları ve kinleri ortadan kaldırabilir. Her ne kadar zorluklarla karşılaşsan da Allah seni en iyi şekilde imtihan ediyor. O yüzden içindeki kinleri arındırıp, sabır ve sevgiyle yaklaşman çok değerli. Allah’ın rızasını kazanarak hareket etmek, sonunda kalbini ferahlatır ve huzur verir. Allah’a emanet ol.
aile konusundaki diğer fetvalar
Şöyle bir plan üzerinde duralım: A- Ailenizle sürtüşerek bir noktaya gelemezsiniz. Dışlayamayacağınız bir çevredir o çevre. Onlar boş tenekeye vurdukları için yıpranmayacaklardır. Siz ise dolu bir kaba vuruyorsunuz ve vurdukça veya vuruldukça delinme riski taşır. Bu hayatta, yıpranmamayı ilke edinmemiz gerekiyor. B- Dinimizin emirlerini farzlar ve farz olmayanlar olarak ikiye ayırmalıyız. Farzlar bizim asla taviz veremeyeceğimiz, farz olmayanlar ise şartlara göre denge kurabileceğimiz işlerdir. Mesela bayanın tesettürü bir farzdır. Aksi bir uygulama yani farzı yok sayma isteği kimden gelirse gelsin bayan tesettürden taviz veremez. Tesettürün rengi ise farz değildir. Siyah veya başka bir renk olabilir. Bu durumdaki tercihi ise çevre şartlarına hatta bayanın fiziki yapısına bakarak belirleyebiliriz. Tesettürden taviz vermekle renkten taviz vermeyi aynı tutarsak bile bile kendimizi dar bir koridora kilitlemiş oluruz. Bunun sonucunda da yapmamız gereken başka işleri yapamayız. Enerjimiz ve şevkimiz tükenir. C- Ortada bir tesettür sorunu varsa siz, onlarla tartışmalı olmayan alanları iyi değerlendirin. Mesela nezaketiniz ve hürmetiniz onları adeta ezmelidir. Birden çok konuda tartışma durumunda olursanız birden çok cephede savaşan asker gibi olursunuz. Bu da erken pes etme demek olur. D- Ne edin edin çocuğu tartışma alanının dışına çıkarın. Çocuğun uzun süren bir tartışmada nefse hoş gelen tarafa meyledeceği büyük ihtimaldir. Çok dikkat edin. E- Bütün bunlara rağmen hiçbir şey olmuyor gibi işinize bakmak zorundasınız. Namazda rahatlayın, eşinizle böyle bir konuda bir olmanın lezzetini ve getireceği rahatlığın kıymetini bilin. F- Ve unutmayın: Cihat ediyorsunuz. Bu bir cihattır. Ne bekliyordunuz? Allah yardımcınız olsun.
Bahsettiğiniz şeylerin nasıl olduğu hakkında bilgim yoktur. Onları kastederek bir şey söylemiyorum. Genel cevabım ise şudur: Bu tür oyunlarda kumar varsa elbette caiz değildir. Kumar yok ama çocuk kumar olan başka bir çeşidin zevkini veya örnekliğini bizim getirdiğimizden yakalayacaksa yani şeytan bizim iyimizi kötüye kapı yapacaksa yine risk var demektir. Bu değerlendirmeye göre bir karar verebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Nikâh, mahkemenin akdi kaldırması ile bitebilir. Ya da erkeğin boşaması ile bitebilir. Veya eşler arasında anlaşma diyebileceğimiz bir yöntemle bitebilir. Ayrı kalma, küsme, baba evine gitme, çok zaman geçmesi gibi nedenlerle bitmez. Yine de siz alttan almayı ve sevabı kazanan olmayı bilin.
Böyle bir duaya gerek yoktur. Meseleyi aracınızın eski olması, bakımını iyi bir servise yaptırmamış olmanız gibi sebeplere bağlasanız daha iyi olur. Allah Teâlâ size afiyetler versin.
Bildiğiniz duaları yapın, beddua etmeyin ve sabırlı olun. Zamana yaymaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Bu meselelerde konunun ne kadar yüzde yüz olduğunu bilmek zordur. Zayıf bir ihtimal de olsa iftira olması mümkündür. Öyle veya böyle siz, kendinizi bilin. Eşinizi yönlendirmeyin. Elbette onun öyle bir baba ile ilişkisinin bir şey yokmuş gibi olması bir sorundur ama siz kendi huzurunuzu bilmelisiniz. Eşinize sadece nasihatinizi yapın. Onun ailesine ait bir bölüme girmeyin. Fitnenin bir kıvılcım aradığı zamanda yaşıyoruz, aman dikkat ediniz. Tavsiyemiz bu şekildedir.