Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben tesettürde siyah tercih ediyorum eşim ise açık renk giyinmemi istiyor. Benim ailem ve eşimin ailesi de beni çok eleştiriyor. On bir yaşındaki kızım da kapandı şimdi kızımı da eleştiriyorlar. Hocam bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Çok haklı bir endişe ve dert taşıyorsunuz. Rabbim güzel niyetinize karşılıklar versin. Birkaç alternatif yol takip edebilirsiniz: - Uzman, Müslüman bir psikologla istişare edebilirsiniz. İnsan hal ve davranışlarından anlayan bir büyüğünüz de olabilir. Kızınızı tanıyıp istişareyle süreci ilerletebilirsiniz. - Denemeler yapabilirsiniz. Mesela; haftanın belli günleri taktırıp ölçüm yapabilirsiniz. Âdet göreceği güne hazırlık olduğunu anlatabilirsiniz. - Yakın çevre, akraba ya da komşulardan kızınızla akran, tesettürlü bir arkadaşı varsa onunla daha uzun süre beraberliklerini sağlayabilirsiniz. - Yarın tesettüre girdikten sonra tesettürle ilgili süreci tamamlanmış değil yeni başlamış olacak unutmayasınız. Belki ömrünün sonuna kadar siz onun neden tesettüre girdiğini hatırlatan olacaksınız. Tesettüre girdikten hemen sonra bir anne olarak daha tedbirli, uyanık, farkında olmanız gerekecektir. - Tesettüre gireceği güne kadar adım adım süreci başlatın. Önce uzun giyinmek gibi başörtüyü arkadan taktırmak gibi. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!
Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Allah yardımcın olsun kızım. Annene bir sınır çiz. O sınır Allah’ın kesin emirleri sınırı olsun. Annen sınırı geçtiğinde onu dinleme. Nazik bir şekilde de anlasın senin dinlemeyeceğini. ‘Daha iyisi’ denebilecek sınırda ise onu dinlemek zorundasın. İnşallah güzel bir evlilik yapar ve meleklerin imrendiği mümin bir hanım olursun. Allah sana bunu ihsan etsin. O zaman kadar da annenle diğer konularda iyi ol, tartışma, üzme, onu yok kabul etme. Tesettürde Allah’ın sınırını biliyorsun. O sınırı tekrar sana hatırlatayım: Yüzün, ellerin hariç bedeninden görünen yer olmayacak. Sen dışarıdan izlendiğinde bir erkeğin bedenini veya bir bölümünü keşfedeceği kadar şeffaf veya dar olmayacak kıyafetin. Bu iki sınır üzerinden devam et yürümeye kızım. Senin için dualar ediyorum.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir duaya gerek yoktur. Meseleyi aracınızın eski olması, bakımını iyi bir servise yaptırmamış olmanız gibi sebeplere bağlasanız daha iyi olur. Allah Teâlâ size afiyetler versin.
Sizi tebrik ederim, ne mutlu size; kalbiniz sizi Allah’a yönlendirmiş. Allah Teâlâ son nefese kadar hidayet üzere olmayı size ve bize nasip etsin. Mutlu oldum verdiğiniz haberle. Ailenizi düşünmeniz de ikinci bir güzellik… Size aileniz konusunda şunu tavsiye edebilirim: Onları etkilemenizin en iyi yolu, sizdeki güzel mümin kimliğini görüp izlemeleridir. Bin kere “şunu yapın” demenizden daha etkili olan, sizin ahlâk güzelliğiniz, inceliğiniz ve onlara karşı Allah’ın emrettiği gibi davranmanızdır. Onlarla hiçbir tartışmaya girmeyin. Sanki onlar çok iyi durumdaymış gibi davranın siz. Göreceksiniz bir zaman sonra siz onları kimliğinizle değiştireceksiniz inşaallah. Siz öncelikli olarak eşiniz ve çocuğunuzu tercih edin. Onlarla huzurunuzu önemseyin. Bize kargo adresinizi ve telefonunuzu bildirirseniz size kitaplarımızdan göndeririz. Bize dua edin lütfen. Allahû Teâlâ sizi korusun.
Bildiğiniz duaları yapın, beddua etmeyin ve sabırlı olun. Zamana yaymaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Bu meselelerde konunun ne kadar yüzde yüz olduğunu bilmek zordur. Zayıf bir ihtimal de olsa iftira olması mümkündür. Öyle veya böyle siz, kendinizi bilin. Eşinizi yönlendirmeyin. Elbette onun öyle bir baba ile ilişkisinin bir şey yokmuş gibi olması bir sorundur ama siz kendi huzurunuzu bilmelisiniz. Eşinize sadece nasihatinizi yapın. Onun ailesine ait bir bölüme girmeyin. Fitnenin bir kıvılcım aradığı zamanda yaşıyoruz, aman dikkat ediniz. Tavsiyemiz bu şekildedir.
Bahsettiğiniz şeylerin nasıl olduğu hakkında bilgim yoktur. Onları kastederek bir şey söylemiyorum. Genel cevabım ise şudur: Bu tür oyunlarda kumar varsa elbette caiz değildir. Kumar yok ama çocuk kumar olan başka bir çeşidin zevkini veya örnekliğini bizim getirdiğimizden yakalayacaksa yani şeytan bizim iyimizi kötüye kapı yapacaksa yine risk var demektir. Bu değerlendirmeye göre bir karar verebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Nikâh, mahkemenin akdi kaldırması ile bitebilir. Ya da erkeğin boşaması ile bitebilir. Veya eşler arasında anlaşma diyebileceğimiz bir yöntemle bitebilir. Ayrı kalma, küsme, baba evine gitme, çok zaman geçmesi gibi nedenlerle bitmez. Yine de siz alttan almayı ve sevabı kazanan olmayı bilin.