Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on sekiz yaşındayım. Geçen sene ramazan ayında örtündüm ve ilk örtündüğümden beri ayete uygun örtünmeye çalışıyorum. Çarşaf giymeye niyetlendim çok da istiyorum ama zaten böyle de uygun ne gerek var diyenlere çoğu zaman düzgün bir cevap veremiyorum. Bir de çarşaf nasıl olmalı? Suud cilbabları veya Afgan takımları çarşaf sayılıyor mu? Çarşaf sadece tek parça mı olur? Çarşafın kolu büzmeli fırfırlı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.
Dinimizin 'şundan başkası olmaz' denebilecek bir kıyafet emri yoktur. 'Muhakkak tesettür olacak' demektedir. Tesettür de bayanın erkek gözden korunmasıdır. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. Bacınızın neden böyle bir diretme içinde olduğunu inceleyin. Bir şey bildiğinden çok bir inat peşinde olması muhtemeldir.
Bacı, “ben Müslüman değilim” diyen biri ile aranızda iman farkı oluşur. Bu farkla nasıl nikâhlı kalabilirsiniz? Önce bunu çözmelisiniz. Eşiniz Müslüman değil ise sizin nikâhınız yoktur zaten. Namaz kılmayabilir ama dinden çıkmak daha başka bir şey. Çarşaf ise tesettürün olmazsa olmazı değildir. Çarşaf olmayan ferace gibi tesettürler de var, onları giyebilirsiniz. Çarşaf yüzünden boşanmanızın anlamı olmaz. Tekrar ve daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Allah sizi muvaffak kılsın. Sabır ve sebat ile yol almayı size de bize de müyesser etsin. Şunu ilke edinmelisiniz: Bir yerde haramla kesin bir şekilde yüzleşecek ve ona düşecekseniz, hiçbir şekilde taviz veremez, orada bulunamazsınız. Ortada bir ihtimal bulunuyorsa o takdirde de tedbirler alırız. Tedbirimiz yeterli oluyorsa ne ala, değilse imanımızı ve akıbetimizi düşünür, orayı terk ederiz. İlahiyatı buna göre düşünün. İlahiyat sonrasını da bu mantıkla ele alabilirsiniz. Ama her zaman mükemmeli arayan bir ev hanımlığını, iyi bir anneliği yeğlemelisiniz. Çarşaf şart değildir, tesettür şarttır. Tesettürü sağlıyorsa giydiğinizin adı önemli değildir. Allah'a emanet olun.
Sizin çarşafla ilgili tespitlerinize aynen katılıyorum. Çünkü şimdi hanımların giydiği çarşaf, eskilerin çarşafı ile aynı değil. Çok ince ve yapışkan bir kumaş olduğundan rüzgârda, yağmurda ve benzeri hafif zorlanmada tesettür olmaktan çıkmaktadır. Kalın bir iç kıyafet olmadıkça çarşaf iyi bir tesettür olma özelliği taşımıyor. Evet, tip olarak çarşaf, en güzel olandır. Ama bu çarşaflar, o çarşaf değildir. Önemli olan tesettürdür. Çarşaf şekline takılmak kuru bir takıntı ve tutuculuk olarak önümüzde duruyor. Size tavsiyem, bu konuyu eşinizle geniş bir zamana yaymanızdır. İnatlaştırırsanız, aile huzurunuzu kaçırırsınız. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Allah sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.
Şöyle bir plan üzerinde duralım: A- Ailenizle sürtüşerek bir noktaya gelemezsiniz. Dışlayamayacağınız bir çevredir o çevre. Onlar boş tenekeye vurdukları için yıpranmayacaklardır. Siz ise dolu bir kaba vuruyorsunuz ve vurdukça veya vuruldukça delinme riski taşır. Bu hayatta, yıpranmamayı ilke edinmemiz gerekiyor. B- Dinimizin emirlerini farzlar ve farz olmayanlar olarak ikiye ayırmalıyız. Farzlar bizim asla taviz veremeyeceğimiz, farz olmayanlar ise şartlara göre denge kurabileceğimiz işlerdir. Mesela bayanın tesettürü bir farzdır. Aksi bir uygulama yani farzı yok sayma isteği kimden gelirse gelsin bayan tesettürden taviz veremez. Tesettürün rengi ise farz değildir. Siyah veya başka bir renk olabilir. Bu durumdaki tercihi ise çevre şartlarına hatta bayanın fiziki yapısına bakarak belirleyebiliriz. Tesettürden taviz vermekle renkten taviz vermeyi aynı tutarsak bile bile kendimizi dar bir koridora kilitlemiş oluruz. Bunun sonucunda da yapmamız gereken başka işleri yapamayız. Enerjimiz ve şevkimiz tükenir. C- Ortada bir tesettür sorunu varsa siz, onlarla tartışmalı olmayan alanları iyi değerlendirin. Mesela nezaketiniz ve hürmetiniz onları adeta ezmelidir. Birden çok konuda tartışma durumunda olursanız birden çok cephede savaşan asker gibi olursunuz. Bu da erken pes etme demek olur. D- Ne edin edin çocuğu tartışma alanının dışına çıkarın. Çocuğun uzun süren bir tartışmada nefse hoş gelen tarafa meyledeceği büyük ihtimaldir. Çok dikkat edin. E- Bütün bunlara rağmen hiçbir şey olmuyor gibi işinize bakmak zorundasınız. Namazda rahatlayın, eşinizle böyle bir konuda bir olmanın lezzetini ve getireceği rahatlığın kıymetini bilin. F- Ve unutmayın: Cihat ediyorsunuz. Bu bir cihattır. Ne bekliyordunuz? Allah yardımcınız olsun.