Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evlendiğimde açık bir kadındım. Son beş yıldır da çarşaflıyım, dinimi öğrendim elhamdülillah. Kocama bir zorlamam yok yani namaz kılmıyor karışmam, ben Müslüman değilim der ses etmem. Çarşaflı olmam çalışıyorken sorun değildi ama işten ayrıldıktan bir yıl sonra sorun olmaya başladı. Beni aşağılıyor, çalışmadığım için aptal olduğumu söylüyor. Sorunsuz bir gecemiz yok. Sabah kuaföre gittim eve geldiğimde uyanmıştı beni bekliyordu. Bana senin yüzünü kimse görmüyor neden kuaföre gidiyorsun diyor. Ben de saçı gözükmeyen insanlar saçlarını boyayamaz mı dedim. Ne halin varsa gör ama bizi rezil etme diyor. Sen ne demek istiyorsun diye sordum. Sorun kıyafetimmiş. Beni boşanmayla tehdit etti. Çarşafımı istemiyor. Ben de esnetmek istemiyorum. Önce peçeni istemiyorum dedi. Ben açmadım çünkü tavizin tavizi doğuracağını düşünüyorum. Rabbim sınıyor biliyorum. Bu dik duruşum doğru mu yoksa biraz esneteyim mi sormak istiyorum. Bunu da şunun için soruyorum hani takva ile fetvayı karıştırırız ya, takva olmak adına kocamı bezdirmek ya da ailemi dağıtmak istemem ama oraya doğru gidiyoruz. Bana akıl verin hocam ne yapayım.
Cevap
Benzer fetvalar
Henüz evlenmeden boşamaya kalkışmak bir aşırılıktır. Kesin çizgileri ancak Allah teala belirler. Mesela önemli olan tesettürdür. Çarşaf veya başka bir kıyafet onu sağlıyorsa senin yaptığın aşırılık olur. Bu bekar zamanında böyle büyük sözler söylemen iyi bir işaret değil.
Aleykümselam. Allah sizi muvaffak kılsın. Sabır ve sebat ile yol almayı size de bize de müyesser etsin. Şunu ilke edinmelisiniz: Bir yerde haramla kesin bir şekilde yüzleşecek ve ona düşecekseniz, hiçbir şekilde taviz veremez, orada bulunamazsınız. Ortada bir ihtimal bulunuyorsa o takdirde de tedbirler alırız. Tedbirimiz yeterli oluyorsa ne ala, değilse imanımızı ve akıbetimizi düşünür, orayı terk ederiz. İlahiyatı buna göre düşünün. İlahiyat sonrasını da bu mantıkla ele alabilirsiniz. Ama her zaman mükemmeli arayan bir ev hanımlığını, iyi bir anneliği yeğlemelisiniz. Çarşaf şart değildir, tesettür şarttır. Tesettürü sağlıyorsa giydiğinizin adı önemli değildir. Allah'a emanet olun.
Çarşaflı olman şart değildir. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. Allah yardımcınız olsun.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
Bacım, hepimiz Allah’ın rızasını kazanmak için yoğruluyoruz. Elhamdülillah deriz. Rabbim mübarek kılsın. Elinizi, ayağınızı, kalbinizi sabit kılsın. Âmin. Sizi tebrik ederim. Allah’ın emri tesettürdür, çarşaf şart değildir. Çarşafa takılıp eşinizle tartışma üretmemelisiniz. Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. 'Vakıf veya derneği din gibi görmek' cahillikten başka bir şey değildir. 'Vakıf veya derneği gereksiz görmek' de akıllıca bir iş değildir. Her şeyi yerli yerine oturtmak gerekir. Bir mü'min ne vakıfta iyi mü'min olur diyebiliriz ne de evinde iyi olur diyebiliriz. Herkesin kapasitesi ve ihtiyacı farklıdır. Sizin gibi bir anne kadının evi en büyük merkezi olmalıdır. Vakıf ve toplantılara da evinden artan zamanlarında gitmelidir. Haftada dört gün az da olabilir çok da olabilir; bu kişiden kişiye değişir. Sizin kalbiniz orada huzur bulmadığına göre terk edin orayı. Yeni bir yer bulmaya çalışın. Öncelikle de eşinizin izin verdiği yer olsun. Dini kendisi gibi gören hocada da, vakıfta da hayır yoktur. Daha mutedil düşünün, abartmayın konuyu. Allah'a emanet olun.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Anlattığınızda abartma ve ilave yoksa böyle bir gerekçe kadının boşanmayı talep etmesi için makul ve yeterli bir gerekçedir. Alla size sabır versin.
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
Böyle bir dua için istiğfar etmen yeterlidir. Bundan da ibret almayı becermelisiniz.
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Bacı, evet, ciddi bir durumla karşılaşmışsın. Anlaşılan eşin daha çok tembel biri olarak ibadetlerini aksatıyor. Ortada dini inkâr gibi bir ayrıntı yok. Bu da senin daha umutlu, daha tatlı bir dille yaklaşmanın sonuç vereceğini gösteriyor. Geçen geçti, olan oldu. Bundan sonrasını kurtarmaya bak. Bir gün maazallah inkâra girerse o zaman daha farklı düşünürsün. Allah yardımcın olsun.
Doktora gidin ve sizin durumunuzun normal olup olmadığını öğrenin. Doktor size normaldir isteğiniz derse, eşinizi karşınıza alın ve dinen hakkınız olan şeyi istediğinizi söyleyin. (Bu sizin dinen hakkınızdır çünkü.) Doktor sizde bir aşırılık görürse onu tedavi ettirin. Eşiniz, farklı özürler üretirse o özürleri bir hakem eşliğinde çözmeye çalışın. Çözülmezse sizin evliliğiniz ve sizin helal yaşama arzunuz risk altında demektir. Bu da sizin olağanüstü bir döneme girmeniz anlamına gelecektir. Üç beş ay sonra eşinizde bir farklılık olmazsa boşanmaya kadar varacak bir süreci işletebilirsiniz.