Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben evlenmeye yakın bir adayım. 1400 senedir aynı namazı kılıyoruz. 1400 sene önceki tesettür nasılsa şimdi de aynı olmalı zihniyetini savunuyorum. Evleneceğim şahıs için kesinlikle çarşaftan başka hiç bir kıyafeti uygun görmüyorum. Niyetim Rabbimin bize bahsettiği cilbab ise tamamen çarşafı gösterdiğine inanıyorum. Hocam ben bu şartları ilettim eğer evlendikten sonra bu şartlara uyulmazsa mesela dışarıda koku sürmek veyahut makyaj yapmak gibi bir olay olursa bu işin boşunma ile biteceğini söyledim. Ben Allah'ın hoş görmediğini hoş göremem sözlerini ilettim. Acaba boşanarak doğru olanı yapmış olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, “ben Müslüman değilim” diyen biri ile aranızda iman farkı oluşur. Bu farkla nasıl nikâhlı kalabilirsiniz? Önce bunu çözmelisiniz. Eşiniz Müslüman değil ise sizin nikâhınız yoktur zaten. Namaz kılmayabilir ama dinden çıkmak daha başka bir şey. Çarşaf ise tesettürün olmazsa olmazı değildir. Çarşaf olmayan ferace gibi tesettürler de var, onları giyebilirsiniz. Çarşaf yüzünden boşanmanızın anlamı olmaz. Tekrar ve daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Çarşaf giymeniz şart değil. Kilonuzu ve şeklinizi belli etmeyecek, bir erkeğin dikkatini çekmeyecek şekilde tesettürlü olmanız gerekiyor.
Sizin çarşafla ilgili tespitlerinize aynen katılıyorum. Çünkü şimdi hanımların giydiği çarşaf, eskilerin çarşafı ile aynı değil. Çok ince ve yapışkan bir kumaş olduğundan rüzgârda, yağmurda ve benzeri hafif zorlanmada tesettür olmaktan çıkmaktadır. Kalın bir iç kıyafet olmadıkça çarşaf iyi bir tesettür olma özelliği taşımıyor. Evet, tip olarak çarşaf, en güzel olandır. Ama bu çarşaflar, o çarşaf değildir. Önemli olan tesettürdür. Çarşaf şekline takılmak kuru bir takıntı ve tutuculuk olarak önümüzde duruyor. Size tavsiyem, bu konuyu eşinizle geniş bir zamana yaymanızdır. İnatlaştırırsanız, aile huzurunuzu kaçırırsınız. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Allah sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.
Selamünaleyküm. İşi böyle uç noktalara taşıyan ifadeler kullanmamak gerekir. Ortası olan bir kıyafetle çıkın sizde.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
Selamünaleyküm. Çarşaf tek giyim malzemesi değildir. İyi ve güzel olması başka şey, o olmazsa çıplak sayılmak başka şeydir. Yüz örtmek de farz değildir. Eşi ile bu hususta tartışmamalıdır. Tesettür sayılabilecek bir kıyafet giysin yeter.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Bu sorulardan önce biz size soralım: Lohusa bir kadının boğazını sıkmayı gerektirecek ne olmuş olabilir? Eşiniz soruşturma yaptığında da cümleye: 'Lohusa iken boğazımı sıktı' diye başlamayacak mı? Bir de bu olay henüz çok sıcak, siz biraz sabırla bekleyin. Sizin derdiniz olan şeylerin bir benzeri onun da derdidir. Sabredin ve olayın soğumasını bekleyin. Mehir kadının ilk gece hakkıdır, onu vereceksiniz. Ancak boşanma hesapları yapmayın. Sabredin. Bir on gün geçtikten sonra araya sulhediciler koyun. Şimdiki gerginliğin azaldığını göreceksiniz. Benzer olayları pek çok aile yaşıyor, meraklanmayın, üzerine gider ve bu tarz incelemeler yaparsanız şeytanın işini kolaylaştırırsınız.
Bunun altındaki nedeni bilmeden hemen boşanmayı düşünmeniz çok ağır bir hata olur. Çözmeye çalış, aile büyüklerini devreye sok, aile danışmanına git ama o ağır sözcüğü kullanma.
İlgili uzman doktora öyle bir kişi ile evlilik hayatının makul olup olmadığını sormalısınız. Hastalığı ile alakalı rapor düzeyi size yardımcı olur.
Allah’ın en ağır haramlarından birini alenen işleyen ve tevbe etmeyen birine elbette tepki vereceksiniz, vermelisiniz de. Şöyle yapın: Eşinizle açıkça konuşun. Bir tevbe daveti yapın. Bir zaman sonra düzelme olmazsa onu ailesine bildireceğinizi söyleyin. Her şeye rağmen değişme görmezseniz boşanmayı isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Yalnız boşanma sürecini aklı başında biri ile danışarak yapın ki sonra ağlamayasınız.
Selamünaleyküm. Böyle bir sorunun çözümünü tıpta aramalısınız. Belirttiğiniz şekilde bir uygulama soruna ilave sorunlar getirir, aradığınızı da bulamazsınız. Bunu yapmayı size doktor bir tedavi yöntemi olarak tavsiye etmedikçe caiz olmaz.
‘Kardeş olduk’ demekle veya düşünmekle kimse kimse ile kardeş olmaz. Böyle bir iç düşünce de nikâh açısından tehlike oluşturmaz.