Fetva Meclisi
Soru
Hocam merhabalar.. Benim size bir sorum olacaktı.. Kardeşim tesettüre girmek istedi.. Babam ve annem izin verdi.. Şimdi ise kardeşim ferace üzerine uzun siyah eşarp takıyor ve ailemin haberi yok.. Çarşaf gibi giyinmek istiyor.. Ailem de asla bunu istemiyor hocam ve büyük sorunlar yaratıyor.. Bir kadının tesettürü çarşaf şeklinde olması farz mı ve renkli eşarp takmak günah mı.. Bu konuyla ilgili hocaların farklı görüşleri var.. Sizin de görüşlerinizi çok merak ediyorum.. Aile arasında çok büyük çatışma yaratıyor hocam kardeşim bu şekilde giyinmediği zaman farzların dışına çıkmış olur mu.. Cevap verirseniz çok sevinirim.. Çok teşekkürler..
Cevap
Benzer fetvalar
Tesettür, Allah Teâlâ’nın emirlerinden bir emirdir. Allah'ın emirleri üzerinde kulların söz hakkı yoktur. Allah, emreder kulu itaat eder. Dolayısıyla Allah'ın kulu olan hiç kimse farz olan tesettürle ilgili yorum hakkına sahip değildir. Çarşaf güzel, takva ve örnek olarak öne çıkarılmış bir tesettür tarzıdır. Ancak alternatifsiz, tek şekil ve olmazsa tesettür olmaz bir kıyafet değildir. Tesettür farz, çarşaf ise bu farzın alternatifli şekillerinden biridir. Farz olan tesettürünüz hakkında eşiniz söz hakkı sahibi değilken tesettürünüzün şekil hakkında eşinizle inatlaşmadan, aile huzurunu kaçırmadan bir çözüm yolu izlemeniz gerekmektedir.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
Çarşaf farz değildir, tesettür farzdır. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.
Selamünaleyküm. Çarşaf diye diretilmiş bir şart yoktur tesettür için. Aynı kalitede tesettürü sağlayan başka bir kıyafet de olabilir. Bu da çarşaf giyme diyen babaya itaati mecbur kılar. Kardeşiniz bu hususta iyi olmayanı yapmış demektir, gönüllerini alsın.
Ne o ne de diğeri! Önemli ve gerekli olan tesettürdür. Tesettür de sizi bir genç kız olarak erkek arkadaşlarınızın gözlerinden koruyan şeydir. İsimlere takılıp kalmayın, pratiğe bakın.
çarşaf konusundaki diğer fetvalar
Bir annenin evli bir kızına böyle bir konuda hak haramlığının bir dayanağı yoktur. Eşiniz, diğer konularda annesine hürmetli davransın.
Kur'an, Sünnet, İcma, Kıyas ve bütün delilleri ile sabit olan TESETTÜRDÜR. Tesettürün ayrıntısı ise bunlarla sabit değildir. Bu bir. İkinci olarak da, hangi çarşaf sözü edilen çarşaftır. Yöreden yöreye göre farklılıkları olan bir kıyafetin hangisi? Üçüncü olarak da evet, bayanların bilhassa fitne zamanlarında yüzlerini örtmeleri emirdir. Müslüman kadınlar, her mekânda bu emri uygulama imkânı bulamayabilirler. Buna göre de herkes mümkün olduğu kadarı ile yüzünü de örtsün deriz. Din ve Şeriat bağlantılı hususlarda daha dikkatli olmaya çalışmalıyız. Lütfen dikkat ediniz.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız.
• Sabırlı olmak gerekir. Bu birinci gerçektir. • Tam haram olan bir şeye el süremeyiz. Bu ikinci gerçektir. • En iyisini bulamadığımız şeyin iyisine razı oluruz. Bu da üçüncü gerçektir.
Kökeni neresi olup olmadığı önemli değildir. İran çarşafı ile bizdeki çarşaf isim olarak aynı olsa da pratikte aynı değildirler. Nereden geldiğine veya rengine, şekline değil tesettürü sağlayıp sağlamadığına bakarak bir kıyafet hakkında kanaat kullanmak gerekir.
Tesettür kadının “kendisini gizlemesi” olarak anlaşıldığında bu sorulara gerek olmaz. Kadını gizlemedikten sonra hiçbir rengin ve tipin dine uygunluğu söz konusu olmaz. Gizlemekle kastedilen ise karşı cinsin gözüne karşı korunmuş olmaktır. Bunu sağlayan hangi renk ve kıyafet ise emredilen odur. Bunu keyfimize veya çevre etkisinin oluşturduğu algıya göre takdir edebileceğimiz gibi dinimizin emirlerine göre de takdir ederiz. Mesele bir iman ve imanımızı pratiğe çıkarma meselesidir.