Fetva Meclisi
Soru
Hocam az önce dedemin vefat haberini aldım. Rabbim kendisine merhameti ile muamele eylesin. Dedem Karabük’te ikamet ediyordu. Cenaze için sabah yola çıkacağız. Aynı zamanda Ramazan’ın son günleri ve ben düzenli olarak akşamları hatimle teravihe gidiyorum. Aynı zamanda yarın tekli gece olduğu için Kadir gecesi de olabilir düşüncesi ile gidip annemleri bıraksam ve cenazeye de eşlik ettikten sonra kalmadan geri dönsem günaha mı girerim? Annemler orada kalmak istiyorlar çünkü ve onları orada bırakmak pek içime sinmiyor. Bilmiyorum size kendimi izah edebildim mi ama bana bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Teravih namazı esasen bir EV NAMAZIDIR. Evde kılınır, mescitte kılınır. Kalabalık mü'minlerle kılındığında ecrin daha fazla olacağı umudu ile camilerde kılınmakta idi. Şimdiki durumda herkesin teravihi evinde ev halkı ile cemaat yaparak kılması mümkündür ve güzeldir. Evde cemaat yapma durumu yoksa herkes tek başına da kılabilir. Ramazan gecelerini huşu içerisinde ve Rabbimize yönelmiş olarak geçirmek için pek güzel bir fırsat olur bu. Aceleye getirmeden, ibadet lezzeti ile kılınmalıdır. Küçükleri de katılabildikleri kadar cemaate katın. Bilhassa küçüklere çok dua ettirin. Onların günahla kirlenmemiş ağızları bizimkilerden daha yakındır göklere. Tesbihatları da ihmal etmeyin. Teravih kıldırmak için müftüden onay almanız gerekmez. Kendisi iki rekât namaz kılabilen herkes imamlık yapabilir. Özellikle de teravih nafile bir ibadettir, çok rahat imamlık yapılır. Bir ilmihal kitabından bu bölümü okuyun, herkes bir kere daha öğrenmiş olsun. Bir de ilim bereketi katmış olursunuz evinize. Erkekler önde kadınlar arkada melekler tepenizden göklere kadar yükselmiş olarak namaz kılın, dualar edin, Bakara suresinin son iki ayetini de mushafa bakarak okuyun. Sonra da huzur içinde yatın. Sahura kalkın. Afetten rahmet çıkardığınız bir Ramazan yaşamış olun. Rabbim kabul etsin, tamamını yaşamayı nasip etsin. Bizi de duada unutmayınız.
Selamünaleyküm. Namaz arasında böyle bir şeyin kalpteki huzuru dağıtma yönünün daha ağır basacağını zannederim. Kur'an'ın lezzetini bölmemelisiniz.
Teravih namazının hatimle kılınması teravihin sünnetlerinden biri değildir. Kur'an ve namazın buluştuğu yerde ortaya çıkacak muhteşem bir sevap okyanusundan yararlanmak için teravih hatimle kılınsın istenmektedir. Ama bu iyi bir hafızın, Kur'an okuma âdâbına riayet ederek yapabileceği bir iştir. Zorlamaya gerek yoktur. Zira ibadetler ihlas ve riayet ister. Sözünü ettiğiniz uygulamanın namaza zarar vermeyeceğini umuyorum. Allah Teala, amellerimizi kabul etsin.
Teravih namazı kılmak sünneti müekkededir. Gücünüz yettiğince yirmi rekât da kılabilirsiniz on rekât da. Bir camide on rekât kılınıyor ve bu rekâtlarda Kur’an hatmediliyorsa, bu da meşru ve kıymetli bir uygulamadır. Çünkü asıl maksat, Ramazan gecelerini ihya etmek, Kur’an’la meşgul olmak ve cemaatle ibadeti canlı tutmaktır. Hatimle kılınan, tadili erkânına riayet edilen, daha derin huşu ile eda edilen on rekâtlı bir teravih, aceleyle ve ruhsuzca kılınan yirmi rekâttan çok daha faziletli olabilir. Özetle iç huzuru buluyorsan, huşu ile kılıyorsan ve Kur’an’ı daha çok dinleyip anlama imkânı oluyorsa, o camiye gitmen dinen uygundur ve sakınca yoktur. Allah ibadetini kabul etsin, Ramazan bereketinle dolsun.
Selamünaleyküm. Namaz son kaledir, ondan taviz vermemelisiniz. Başka şehirlerde de olsa arayışınız devam etsin. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Nereden biliyorsunuz onların sizin için kıldıklarını, bırakın o kararı Rableri versin. Siz dış görüntüye bakın ve bir namaz bir namazdır taktiği güdün. Kaza namazı ile alakalı tespitiniz doğrudur.
anne konusundaki diğer fetvalar
Evet, asıl endişemizin cennete girmenin “bize de nasip olması” olmalıdır. Allah Teâlâ lütfu ve keremi ile hepimizi mü'min kulları olarak cennetlerine kabul buyursun. Âmîn. Bu konudaki bilgimizi şöyle özetleyebilirim: Âlimlerimiz, ruh verilip yaratıldıktan sonra buluğa ermeden vefat eden annesi babası Müslüman çocukların cennette olduklarını söylemişlerdir. Elimizdeki hadislerden anlaşılan da budur. Bu da esasen onların anne ve babalarına Allah Teâlâ’nın bir ikramıdır. Öldükten sonra berzah âlemindeki çocukların ruhları direkt cennete geçer ve İbrahim aleyhisselamın himayesinde kıyameti beklerler. Bu da hadislerden anlaşılıyor. Kıyamet koptuğunda ise çocuklar da kabirlerinden büyükler gibi diriltilecekler ve anne babalarına şefaat edecekler. Allah’ın lütfu ile de cennete girecekler. Cennete girdikten sonra da herkes otuz üç yaşında olacak. Âlimlerin önemli bir bölümünün kanaatine göre anne babası Müslüman olmayan çocuklar da çocuk olarak öldü iseler onlar da sonuçta cennette olacaklardır.
Bir kere şunu bilmelisiniz: Güzellik denen şeyin bir üst sınırı yoktur, kim kime göre ne kadar güzeldir bunu ölçülendiremeyiz aslında. Herkesin beğenisi farklıdır, bu da normaldir. Siz konuya güzeldi değildi penceresinden bakmak yerine “onu beğenmedim” diye bakmaya çalışın. Beğenmediğiniz biri ile de evlenmeyin. Karakter ve diğer beğendiğiniz yönleri o açığı kapatamayabilir. Sizdeki bu beğenmeme bir psikolojik takıntı ise yani kolay kolay kimseyi beğenmiyorsanız o takdirde bir psikologla muhakkak görüşün.
Dindar kadınla evlenip evliliğin hayrını görmek isteyen birisinin aradığı kadın olmak için şunlara dikkat edilmelidir: İman esasları konusunda saplantılı ve tavizci olmayacak. Allah’a, peygamberlerine, ahiret gününe, Kur'an ve sünnete tavizsiz ve tartışmasız bağlı olacak, bu bağlılığı ile de iftihar edecek, kınayanın kınamasından çekinmeyecek. Karşılığını Allah’tan bulacağına inanarak eşinin gönlünü yapacak, kadınlığın gereklerini elinden geldiği kadarı ile aksatmayacak. Eş ve anne olmayı ibadet içerikli bir iş olarak görecek. Eşinin aynı zamanda bir nevi annesi gibi olacak ve onun imanına, ahlakına yardımcı olacak. Eksiklerini tamamlayacak. Ahlâk zafiyeti bulunmayacak. Büyük haramlardan kesinlikle uzak duracak ve küçük günahlarda da ısrarcı olmayacak, tevbekâr ve istiğfarlı biri olacak. İbadetlerini aksatmayacak. Namaz başta olmak üzere farz ibadetlerden geri kalmadığı gibi nafile takviyesi de bulunacak.
Allah’ın cennetine girmek isteyen herkes anne babasının hizmetinde bulunmak zorundadır. Evli veya bekâr olmak bu kuralı değiştirmez. Çünkü bu bir ibadettir, ibadet herkesin sorumluluğudur. Böyle bir ayrıma gitmeden herkes namaz kıldığı gibi ebeveyninin rızasını kazanmaya da gayret etmelidir. Gücünün yetmediği bir noktaya gelen elbette güç yetiremediğinden sorumlu olmaz. Ne kadar gücü yetiyordu da yetmedi dedi onu sadece Allah bilir.
Anne babaya hizmet etmek Allah’ın emridir. Allah’ın kulu olduğuna iman eden herkes bu emre muhataptır. Bu emir açısından erkek kadın ayrımı yoktur. Çocuklardan biri yaptığı hizmetin karşılığı bir ücret alamaz. Bu bir nevi namazı ücretle kılmak gibi olur. Çocuklardan biri, o hizmeti yaptığı için maişetini temin edemeyecek bir zorluk içinde kaldığı için diğer kardeşleri onu desteklerler ise bu caiz olur. Evli bir kız çocuğu, önceliği eşine vermek durumunda olduğu için anne babasının hizmetinden geri kalıyorsa onun için günah söz konusu olmayabilir.
Allah Teâlâ babanıza rahmet etsin. Âmîn. Annenizin sağlık durumu ölüm haberini kaldıramayacak durumda ise haber vermeyebilirsiniz. Kadın, ölen kocasının arkasından İHDAD dediğimiz bir dönem yaşar. Bu dönemde evinde bekler ve süslü giyinemez. Anneniz büyük ihtimalle zaten bu işlerle ilgilenebilecek durumda değildir.