Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi beş yaşında bir erkeğim. Altı senelik bir ilişkim var ve evlenmek de istiyoruz. Ben yaklaşık üç yıl önceye kadar niyetimi ve isteğimi kıza ilettim. Kız da istediğini söyledi fakat annesi boş sebeplerden dolayı sürekli uzattı işi. Biz bu sürede zina denen illete düştük. Bu günahtan sonra olan güvenim de kırıldı. Zina yaptık düşüncesi ile ayrılmama vicdanım izin vermiyor. Vebal altında kalmaktan korkuyorum. Ben namaz kılan biriyim o da öyle ama niyetim Allah korkusu olan biriyle evlenmekti. Hep bu doğrultuda karar verdim evlenmeye. Bir de bana küçük yaşlarda tacize uğradığını, bunu sadece kendisi ve bir kaç arkadaşının bildiğini söyledi. Ben bunu kabullendim ama ilişki yaşadığımızda da herhangi bir bekâret ibaresi yoktu. Bana “bilmiyorum, bozulmayla alakalı bir şey yaşadığımı hatırlamıyorum ama bakireyim” dedi. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum, annesi uzattığı için tekrar zina denen o illete düşeriz diye korkuyorum. Kendisi senden sakladığım bir şey yok hatta varsa evliliğimiz nasip olmasın diye yemin de etti. Bana İslam’ın izinde bir çıkar yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
Bu durumu biraz abartıyor gibisin. Sen bekâretinde bir sorun yok olarak bildikten sonra gerisine takılma. Şu andaki tevbeli mübarek halinle yaşa. Allah sana yardım eder.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
Geçmişine tevbe etti isen ve bu tevbende ebedi bir samimiyet içinde isen, Allah’ın hiçbir kuluna o işleri anlatmayacaksın. Allah’ın sildiğini yeniden teşhir etme hakkın yoktur. Sordurma, sorulunca da açma ve tertemiz git Rabbine.
Kardeşim, 'İslam nedir?' sorusuna imandır, namazdır, hactır.. gibi cevaplar veririz. Şuna dikkat edin: 'İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da Allah'ın seni bin birinci kere kaldıracağına inanmaktır.' dememiz gerekiyor. 'İslam, Allah'tan umut kesmemektir.' Bu büyük gerçeği unutursak, papazlara günah bağışlatan Hıristiyanlık düzeyine düşmüş oluruz. Zannederim bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah'ın kapısından umutsuz olarak geri dönüşebileceğini vehmettirmektir. Siz de bu hatayı işliyorsunuz. Bu bir iman hatasıdır. Anadolu deyimiyle erkekçe düşünüp karar vermelisiniz. Siz Allah'a dönmeyi istiyor musunuz? Eğer samimi bir şekilde 'evet' ise cevabınız birinci ve öncelikli şart, Allah Teâlâ'nın sizin geçmişinizi karıştırmayacağına, affedeceğine inanmanızdır. Şeytan sizi geçmişinizle meşgul ederek geleceğinizi tahrip ediyor. Bundan vazgeçin. Sizden daha beterleri Allah'ın kapısına gitti ve kabul edildiler. Tekrar düşünün, samimiyetinizi test edip yola çıkın.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sen hiçbir kötülük, yanlış yapma. Kötü söz söyleme. Elinden gelen güzelliği yapmaya devam et. Gelirler gelmezler onların işi o, sen rahat et.
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
Kadın çocuğunu ihmal ederek yaptığı her iş onun için bir huzursuzluk nedenidir. Bir çocuğun annesi olma zevkine muadil olabilecek hangi işe gireceksiniz? Önce bu pencereden bakın.
Bu veya başka bir nedenle evlenmemekle günaha girmezsin ama evlenmediğin için günaha girecek bir iş yaparsan evlenmediğin için günah işlemiş olursun.
Allah yardımcınız olsun. Hemen pes etmeyin, sonuna kadar sabredin. Bu helallik konusunda sizin rızanız olmadığına göre birinci derecede vebal alan değilsiniz. Aileyi dağıtmaya götürecek işler ve kararlardan uzak durun. Sizin için dua ederim.
Şafii mezhebine bağlı kalan bir Müslüman kızın babasından (veya velisinden) habersiz nikâh yapması caiz değildir. O mezhep kuralları içinde yapsalar da nikâhları yok gibidir. Bu sebeple veli rızası ile ne zaman nikâh yaparlarsa nikâh o zaman var olacaktır.