Fetva Meclisi
Soru
Hocam, aile ile ilgili sohbetinizde, 'şeriata göre çocuklara 10 yaşından sonra hafifçe vurulabilir' dediniz. Benim iki ve dört yaşlarında iki oğlum var; çok yaramazlar, sabır göstermeye çalışıyorum ama bazen neredeyse sizin dediğiniz gibi 'başımdan dumanlar çıkıyor', bir iki bacaklarına ya da popolarına vuruyorum. Bu gerçekten günah mı? Nasıl davranmam gerek? Sizin sohbetlerinizi yeni keşfettim ve çok istifade ediyorum. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
Evvela, karnınızdaki bebeğe bile sirayet edecek bir gerginlik yaşıyorsunuz; buna göre düşünün. Doğuracağınız bebek, sizin bugünkü gerginliğinizden etkilenmiş olacak. Önce onu düşünün. İkinci olarak, siz de eşiniz de bir imtihan üzerindesiniz. Allah size, cennetin kapısını araladı siz o kapıdan girmiyorsunuz. Durumunuzun anlamı budur. Evet, o veya siz, biriniz doğru diğeri yanlış yapıyor. Neden siz, sabrederek Nuh'un, Eyyüb'ün tarafına geçmiyorsunuz? İkiniz de yaptıklarınıza sonradan üzüleceksiniz. Kim erken aklını toplarsa o daha az üzülecek. Şeytan sizi, mutluluğunuzdan uzak tutmak istiyor. Böylece Rabbinizden de uzak kalmış olacaksınız. Siz, olgunluğunuzda sebat ederek eşinizi de hizaya getirebilirsiniz. Siz iki can taşıyorsunuz. Size muhatap olanların bunu bilmesi gerekirdi. Ama sizin de iki kişilik sabır kontenjanı kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Evlilik büyük bir cihattır. Aman kıymetini bilin. Sabredin. Bunalınca LAHAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH demeye çalışın. Çokça dua edin. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Allah sizi emellerinize kavuştursun. Bu endişe peygamberler dâhil bütün Allah dostlarının endişesidir. Aman bu endişenizi eksiltmeyin. Derdiniz mübarek bir derttir. Korkmayın, sonunda kazanacaksınız. Belki şimdi göremezsiniz ama cennette gayretlerinizin karşılığını göreceksiniz. Şuna dikkat edin: Sizin bu heyecan ve beklentiniz çocukları sizden soğutmasın. Genelde çocuklar, ailede keyfe en uygun olana kayarlar. Siz, işinizi ciddiye almakla onların şirin anneleri olmak arasında iyi bir denge kurun. Sabredin, en az dokuz asır yetecek kadar sabretmeye hazır olun. Sakın en son söylenecek şeyleri en başta söylemeyesiniz. Şeytana yardım etmeyin. Eşinizle de bu hususları uzun uzun tartışmayın. Onu kendi köşesine itersiniz, orada kalır. Eğer makul bir siyaset izlerseniz zamanla o da size yaklaşacak, en güçlü destekçiniz olacaktır. Çocukların bugününü değil gelecek yıllarını hesap ederek iş görün. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
Selamünaleyküm. Aman kendinize dikkat edin. Muhakkak evlenmelisiniz, muhakkak! Evlenmekten başka bir şeyle kendinizi zaptedemezsiniz. Orada evlenin veya başka bir yerde evlenin. Sizi yavrunuzla beraber kabul edecek birini bulamazsanız, bir erkeğin ikinci hanımı olma pahasına bile olsa evlenin. Allah sizi korusun, ayağınızı sabit tutsun. Çok endişelendik sözlerinizden. Sakın şeytana bir dakika bile fırsat vermeyesiniz. Sizden, iyi haberler bekleyeceğiz. Size çok dua edeceğiz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Süt çocuğu ile yolculuğa çıkması kadın için caizdir. Süt oğlu kendi oğlu ile aynıdır. Ama hac ve umre gibi bir ibadet için yalana tevessül etmek hatalı bir iştir. Mü'min yalan ve hileden uzak bir insandır. Allah'a emanet olun.
Böyle demeseniz bile anneniz mü'mine bir kadın ise sevaptan ona yazılır biiznillah. Demenizle de daha rahat yazılır. Ancak öldükten sonra da aynı işi daha yoğun yapmaya kararlı olun. Allah'a emanet olun.
Başı örtülü haccetmiş bir anne olmayı bir değil bin işe tercih edin. Hiçbir hak kaybetmiş olmazsınız. Allah sizinle olduktan sonra hak sizsiniz zaten. Endişelenmeyin. Allah yavrunuza da size de sıhhat ve afiyet versin.
Size tavsiyemiz, çocukları bırakın annelerini eğitin. Anneleri eğitilmiş bir çocuğun eğitimi kolaydır. On yaşında bir çocuğun barınabileceği standartlarda bir eğitim kurumu ben de bilemiyorum. Siz anneye yönelin. Anneye saliha bir kadın çevresi oluşturun. Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz.
1- Anneye karşı haksızlık etmek, bedduasını almak bir yıkımdır. Yıkımdır. Yıkımdır. 2- Annenin ölümü ile evladın görevi bitmez. O sağmış gibi vazifesine devam edecek. Ona dualar edecek, onun dostların ziyaret edip gönüllerini alacak. Ama kabrine gidip helallik almak diye bir şey yoktur. 3- Allah'ın kapısı kimseye asla kapanmaz. O tehditler, vurdumduymazlar içindir. Boynu bükük, gözü yaşlılar umutludurlar.
Sizin böyle bir baba gören ilk çocuk olmadığınızı iyi bilin. Bu bir fitnedir, imtihandır. Sizi de böyle sınamayı dilemiştir Allah Teala; gayret edip bu sınavı kazanmalısınız. a- Asla babanızın şirk ve haram olan bir emrine itaat etmeyin, yardım etmeyin. Sizden böyle bir şey isterse nezaketle karşı durun. Ama seviyenizi kesinlikle düşürmeyin. b- Evlat olarak, babanızın babalığını inkâr edemezsiniz. İnkâr etmedikçe de babanızın evladı olarak yapmanız gerekenleri istemeyerek, hoşlanmayarak da olsa yapacaksınız. Mesela hastalanınca ilgileneceksiniz. Ama o, sizden bir şey beklemediği sürece siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. c- Hidayeti için dua etmeye devam edin. Onun kötülüğünü uluorta konuşmayın. Zira siz, onu kötü olarak konuştukça kendinizi de yıprattığınız gibi şeytanın da işini kolaylaştırmaktasınız. d- Annenize sahip çıkın. Onun yanında olun, duasını alın. Fakat, ikisinin arasında hakem ya da savcılık rolüne bürünmeyin. Annenizi mesela döverken annenizi kurtarmaya çalışın ama babanızı ezerek olmasın bu. Çok sabırlı olun; sabrınız sayesinde bu sıkıntınız sevaba dönüşsün. Allah yardımcınız olsun.