Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Muhterem hocam Allah sizden razı olsun sizi Allah için seviyoruz. Babaannemin yaşı 90 civarında. Aklı yerinde. Çocukluğumdan beri çok çeşitli zulümlerine uğradım ve hala devam ediyor. Diliyle, bakışlarıyla sürekli rahtsız ediyor. 5 oğlu 2 kızı var. Zaman zaman gelip bizde kalıyor. Evimizde yaşananları gidip yabancılara anlatıyor. Haset ediyor. Yeni kıyafet giymeye korkuyorum yanında. Sürekli sabra zorluyor, dayanılacak gibi değil hocam. Kimin evinde kalsa orada huzursuzluk çıkarıyor. Sürekli göz hapsinde tutuyor. Siyonist zihniyeti taşıyor, yalnızca onun yaşamaya hakkı var başka hiç kimsenin hiçbir şeye hakkı yok. Allah’ın nasıl bir nimet içerisinde yaşattığının farkında değil. Allah’a isyan ediyor, biraz rahatsızlansa böyle yaşamak olur mu diye şikâyet ediyor. Dayanamıyorum artık Allah’tan yardım istiyorum sürekli. Yalnızca Allah için sabretmeye çalışıyorum yoksa yanında durmak dahi azap gibi geliyor. Yılların birikmişliği var dayanamıyorum. Sağlığım bozulacak diye korkuyorum. Allah rızası için tavsiyelerinizi bekliyorum. Birde babaannem banyo yaparken yanında durmak zorunda kalıyorum, avret yerlerini kapamasını söylüyorum kapamıyor. Yanında durmasam ya düşecek ya suyu ayarlayamayacak ve tabii ki kıyameti koparacak. Ne yapmam lazım harama bakmak istemiyorum? Dinimiz anne ve babamız kötü dahi olsa rızalarını kazanmamız için çalışmamızı istiyor. Dede ve nineler için sorumluluklarımız da aynı mıdır? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Henüz yolun başındasınız, korkmadan, yılmadan devam edin. Üç beş yılda sonuç alınmaz, sürekli yoğun bir heyecanla devam edeceksiniz. Önce kendinizi iyi bir işe koyun, ayağınız yere bassın. Sigara içen dâhil arkadaşlarınızdan iyi olmayanları atın, tamamen terk edin onları. İki kişi de olsa iyi bir arkadaş çevresi bulun kendinize. Muhakkak camiye gidin. Anne babanızın duasını alın. Bir sohbet halkasına katılın. Çokça dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Asla anneni aşmamalısın. Evlenme hususunda araştırmaya devam etmelisin. Ve sabretmelisin.
Selamünaleyküm. Vicdanınız doğru söylüyor. Annenizi bulun. Elini, ayağını öpün. Emrinde olduğunuz söyleyin. Sizi teperse uzak durun. Kabul ederse şükredin. Bir emri olup olmadığını sorun. Emrettiğini yerine getirin. Cennete doğru yürümüş olursunuz.
Selamünaleyküm. Bir afet içinde kalmışsınız. Son nefese kadar umutla yaşamak zorundayız. Asla atmayın, kovmayın, umutsuz kalmayın. Dinden çıktığını söylemeyin, şeytana yardım etmeyin, bir milimlik kurtulma ihtimali varsa onu deneyin. Bir musibet içinde kalmışsınız, musibetinizi büyütmeyin. Dindarız diyorsunuz ama Avrupa'nın ortasında çocuk yetiştirilir mi onu düşünmemişsiniz. Sizin de hatanız olabilir. Sabırlı olun, gözünüzü yumun, acınızı içinize çekin. Çok dua edin.
Aleykümselam. Evliliğinizin son noktaya doğru sizi sıkıştırdığını anladığınızda, anne baba veya başka birinin emrini dinlemeniz gerekmez. Yalnız vereceğiniz kararların, çocuksu olmamasına dikkat etmelisiniz. Bir büyüğünüzü kendinize danışman yapın. Allah için size yön versin, ona siz de bağlanın. Daha akıllıca bir iş yapmış olursunuz.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
babaanne konusundaki diğer fetvalar
Babaannenizin ne de olsa sizin üzerinizde hakkı vardır. O hak etmese bile siz ona iyi imiş gibi davranın, kaybeden o olsun siz üstün olun. Evet, böyle yapmak zordur ama küçükken bile büyük olabilmek de böyle mümkündür.
Siz uyarınızı yaptınız, o yaşta onu düzeltemezsiniz. Uyarınızı yapmanız yeterlidir. Tartışıp kendinizi yıpratmayın. O tür gıybet ortamlarından kendinizi uzaklaştırın.
Üveylik fitre vermeyi uygun duruma getirir, verilebilir.
Sütü yoksa nasıl emzirdi? Emzirir gibi yaptı ise mesele yok. Dinen faydası olması, huyunun iyi olması boş temenniler... Siz istemiyorsanız emzirmemelidir. Eşinizle bir soruna dönüştürmeden bu durumu düzeltmeye çalışınız.
Bir insan, aile büyüğünün evinde seferilikten çıkmaz; evi olarak o evi görüyor ve mesela emekli olunca oraya döneceğini düşüneceği bir ortam varsa o zaman orada seferi olmaz. Orası onun asıl evi gibi kalır. Buna göre babanızın ve sizin kararınızı ele alınız.
Hayır, bundan günah oluşmaz.