Fetva Meclisi
Soru
Babaannem tarafından sevilmiyor aynı zamanda dışlanıyorum; diğer torunlarına sahiplenici ve iyi davranırken bana tam tersi şekilde davranıyor. Mesela, ‘açım ekmek alacağım, para verir misin?’ dediğimde ne para verdi ne de yemeğe çağırdı. Başkalarına yardım etme derdinde ama yanı başındaki torunundan sevgisini esirgiyor. Şimdi ise kendisini görünce yolumu değiştiriyorum, elini dahi öpmüyorum. Vicdanım el vermiyor, iyi davranmak istiyorum ama ne kadar iyi davranırsam o kadar laf edip iğneleyici konuşuyor. Bu yüzden de artık ona karşı hiç iyi davranışta bulunmak gelmiyor içimden. Neyi, nasıl yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.
Selamünaleyküm. Sini dedenizin yanlışlarını düzeltmeniz de bir yanlıştır. Onu yanlışlarını düzeltemezsiniz ama kalbini kırarsınız. Başınıza iş almanın gereği yoktur. Ninenize acıyorsanız, ona işinde yardım edin. Böylece torunluğunuzu yapmış olursunuz.
Annene inat gidiyor gibi bir görüntü vermeden gidebilirsin. Özellikle halan ve amcanlar yani birinci dereceden akraban olanlar sılayırahim bakımından önemlidirler. Onlara git. Gidince fazla kalma, gelince de tartışma ortamından uzak dur. Geçiştirici cevaplarla ortamı yumuşatmaya çalış. Ve giderken niyetin Allah rızası olsun ki akıbetin hayrolsun.
Selamünaleyküm. Hiçbir şey yapma! Evlenip bir yuva kurana kadar görmezden ve duymazdan gel. Ne düzeltebilirsin ne de haklı olursun. Bile bile kendini yıpratmaktansa bir gözünü ve bir kulağını kapat. Annenden de ibret almaya çalış. Onda gördüğün hataları yapmayacağın bir hayat yaşamaya çalış.
Selamünaleyküm. Annenize arkadaş gibi bakmamalısınız; o sizin annenizdir. Anne ise her durumda üstündür. Kendinizi zapt etmek zorundasınız. Sonradan düzeltmek yerine baştan bozmayın. Annenizden toplu bir helallik alın sonra da bir daha onu üzmemeye bakın. O sizin ablanız değildir.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
babaanne konusundaki diğer fetvalar
Siz uyarınızı yaptınız, o yaşta onu düzeltemezsiniz. Uyarınızı yapmanız yeterlidir. Tartışıp kendinizi yıpratmayın. O tür gıybet ortamlarından kendinizi uzaklaştırın.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
Üveylik fitre vermeyi uygun duruma getirir, verilebilir.
Sütü yoksa nasıl emzirdi? Emzirir gibi yaptı ise mesele yok. Dinen faydası olması, huyunun iyi olması boş temenniler... Siz istemiyorsanız emzirmemelidir. Eşinizle bir soruna dönüştürmeden bu durumu düzeltmeye çalışınız.
Bir insan, aile büyüğünün evinde seferilikten çıkmaz; evi olarak o evi görüyor ve mesela emekli olunca oraya döneceğini düşüneceği bir ortam varsa o zaman orada seferi olmaz. Orası onun asıl evi gibi kalır. Buna göre babanızın ve sizin kararınızı ele alınız.
Hayır, bundan günah oluşmaz.