Fetva Meclisi
Soru
Hocam annem, babamın tarafından olan akrabalarımızı pek sevmediği için görüşmüyor. Gitmek istediğimde de gönül koyuyor. Onlara kendi ailenden daha çok değer veriyorsun, onlar ailen olsun diyor. Onlar seni sevmiyor saf kızım diyor. Ufak tefek yanlışlarını görsem de halamları ve kuzenlerimi seviyorum. Neticede yanlış yapmayan insan yok. Anneme affet, kin besleme diyorum ama nafile. Her gittiğimde bir olay yaşıyoruz. İki günde yıkadılar beynini değişmişsin diyor. Biraz kafasında kuruyor. Aslında sandığı kadar kötü insanlar değiller. Hepsi namazında, dini bütün insanlar. Sılayırahim yapmak sevap diyorum ama annemi üzdüğüm için günaha girmekten de korkuyorum. Bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Yazdıklarınızdan gördüğüm kadarıyla anne-kız ilişkiniz sizi yoğun bir şekilde yıpratmış. Sizin mümkünse birbirinizden biraz uzak kalmanızın iyi geleceğini düşünüyorum. Bu mümkün olmazsa ilişkinizi zayıf tutarak annenize kırmızı çizgilerinizi çizin ve saygı duymasını isteyin. Psikolojik destek almaya da devam edin. Kelamı kibardan "Olduğu kadar olmadığı kader" anlayışını sürdürün. Yapabildiğinizi ortaya koyun. Gücünüz ve arzunuzun dışında gerçekleşen olayları, sizin çabanızın etkili olmadığı kader şeklinde değerlendirin. Yaşamaktan ve mücadeleden vazgeçmeyin. Gördükleriniz size daha iyi bir yaşamın habercisidir. Size tavsiyem bu konuda notlar alarak kendinizi yetiştirin. Çevrenizdeki insanları da bu konuda bilinçlendirin. Hocamızın "Kadın Fıkıh Okulu" derslerini not tutarak izlemenizi tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kurban bayramında kestiğimiz kurbanların tamamı üzerinde dilediğiniz gibi tasarruf edebilirsiniz. Zengine fakire, akrabaya, komşuya herkese istediğiniz kadar veya tamamını bile verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Şu kâinatta senin asla ikinci bir annen olmayacak. Milyonlarca eş adayın ise seni bekliyor olacak.
Nikâhla ilgili bir sıkıntı göremedim. Allah mübarek etsin. Bundan sonrasına dikkat ediniz.
- İdare edemeyeceğin belli olan bir birlikteliği dağıtman hayırlı olmuştur. Yanlışa bile bile yol veremezdin. İleride tecrüben artar ve cesaretin gelirse yeniden yaparsın. - Ailenin açık bir yasağı yoksa hayırlı ve şeffaf faaliyetlere katılmanda sakınca olmaz. Bir noktada ailen katılmanı men ederse sana farzıayın olmayan faaliyetlere katılmazsın. - Kitap okumak şart değildir. Allah Teâlâ'nın sana verdiği diğer kabiliyetleri kullanmaya bak.
Gerçekçi olun; hiçbir anne baba kolay kolay doğurduğundan nasihat almak istemez. Bunu bilin. Sizdeki gelişmeyi onlardan belki yıllar sonra bekleyebilirsiniz. Kendinizi geliştirin, imanınızı ve ibadetinizi takviye edin. Bir noktaya geldikten sonra onların imrenip senin gibi olmaya çalıştıklarını göreceksin biiznillah. Kendindeki gelişme hızını onlarda ararsan sadece kaybedersin onları.
“Usulüne göre” yaptığınızı söylüyorsunuz. Nasıl bir usul ki bu, ilanı olmamış. İlan da usulün gereklerindendir. Eğer nikâhınıza iki mü'min insan şahit olmuş ve seninle eş adayının ebedi bir nikâh akdi yaptıklarına şahit olmuşlarsa yani şimdi onlara senin o kadınla bir arada durman hatırlatıldığında “onlar nikâhlıdır” diyebileceklerse ASGARİ ŞARTLARDA ilan yapılmış demektir. Böyle değilse siz nikâh diye kendinizi oyalamışsınız. Buna göre hareket edin. Yine şunu bilin ki: Kesinlikle yanlış bir iş yapıyorsunuz. Hem nikâhlı hem bir arada değil; bu çocuk oyunlarında olur, hayat böyle bir oyunu uzun zaman kaldırmaz. Şeytan şimdi sizi bu kadarla oyalıyor. Yarın başınıza asıl çorabını örecek ve bu işten kız olan taraf asıl zararı görecek.