Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben gönlünü İslâm davasına adamaya çalışan bir gencim. Davaya müdahil olmadan önce bir sevdiğim vardı. Bendeki değişim kendisini de etkiledi ve tesettüre girdi. Eskisi kadar olmasa da sonuçta konuşup görüşüyorduk. Bir süre sonra bunun caiz olmadığını bir çözüm bulmamız gerektiğine karar verdik. Okulumuzun devam etmesinden dolayı ne kendisinin ailesi ne de benim ailem evlenmemize müsaade etmezlerdi. Ya hiç konuşmayacaktık ya da ilan etmeden imam nikâhı kıyacaktık. İlmine güvendiğimiz medrese mezunu bir âlime durumu sordum. Çok nasihat etti ve bu gibi evliliklerde ortaya çıkan sorunları tek tek belirtti. Bununla birlikte eğer kendimize güvenirsek İmam Hanefi’nin bu yönde fetvasının olduğunu söyledi ve yapabilirsiniz dedi. Biz de nikâhı usulüne göre yaptık fakat ilan etmeden olmaz diye çok şey duyduk ve okuduk. Elhamdülillah bugüne kadar bir ilişki yaşamadık ki zaten amacımız bu değildi. Şimdi çelişkiye düştük hocam. Nikâhımız sahih midir değil midir diye. Eğer sahihse davaya sorun olmaması bakımından zaten sadece telefonda ve mesajla konuşmaya devam edeceğiz. Eğer sahih değilse ne yapalım? Boşanmak gerekir mi sahih değilse?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce 'dini nikâh' deyimini düzeltmem gerekiyor. Nikâhın dinlisi dinzisi mi olur? Nikâh nikâhtır. Sizin mantığınızla bakanlar için belediyeden başka bir yerde kıyılan nikâhın ciddi olmayacağını düşünüyorum. Nikâhınızı belediyede kıydırın. Hatanızdan çok ciddi bir tevbe edin. Melekler tevbenize şahit olsun. Bu tevbenizin samimiyetini de birbirinizden uzak kalarak gösterin ki, göstermelik bir tevbe yaptığınız anlaşılmasın. Hem çok pişmansınız hem de bir yıl bekleyemiyorsunuz; anlamlı bir çıkış mı bu? Ebeveyninizin haberi ve rızası olmadan kıydıracağınız bir nikâh, evli olmanız açısından bir sakınca doğurmaz; nikâhlı sayılırsınız. Ama ezilip geçilmiş bir anne babanızın varlığı mutsuzluk için evlenmeniz anlamına gelebilir. İyi düşünün, Allah'tan korkun, aklınızı çalıştırın.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
Aranızdaki nikâh, kendi aranızdaki bir sözleşme şeklinde ise hiçbir kıymeti yoktur. İki şahit huzurunda bir akit yaptı iseniz o takdirde de onun sizi boşaması gerekir. Öyle veya böyle gayet seviyesiz bir bağlantı içindesiniz. İnsan kendisini ve kişiliğini bu kadar ucuza ortaya koymamalıdır. Hayatınızın kıymetini bilin, bir insana bu kadar kilitlenmeyin.
Aleykümselam. Anlattıklarınıza göre bir kişilikle, İslam'a göre yaşayacak birisinin evlenmesi anlamlı değildir. Kendinizi bitmez bir kavganın içine sokarsınız. Baştan kim küsecekse küssün ama kavgayla bitecek bir süreç başlamasın. Nişanlınızı da buna ikna edin ya da kendinizi ona soğutun. O da ayrılmak istesin. Uzun bir acıdansa kısa bir acıya razı olmalısınız. Allah size sabır versin.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
aile konusundaki diğer fetvalar
Cemaat olup namazı cemaat sevabı ile kılmış olmak için imam artı bir kişi olması yeterlidir. Sayı arttıkça da sevap artar. Namaz vakti geldiğinde: - Ezan duyulmayan bir yer ise ezan okunur. Bu ezanı ikamet gibi okumak yeterlidir yani dışarı duyurulması gerekmez. - Cemaat olacak kişi bir kişi ise imamın hemen sağına ve ayak gerisine yaklaşık olarak otuz santim gerisine durur. Böylece farz için ikamet ederek namaz kılarlar. - Birden fazla iseler imamın arkasında saf yaparlar. - İmam dışında kadın olabilir. Çocukların mümeyyiz olmaları yani kıldıkları namazın ne olduğunu bilip abdest ile kılacak düzeyde olmaları gerekir ki cemaat söz konusu olsun.
Gerçekçi olun; hiçbir anne baba kolay kolay doğurduğundan nasihat almak istemez. Bunu bilin. Sizdeki gelişmeyi onlardan belki yıllar sonra bekleyebilirsiniz. Kendinizi geliştirin, imanınızı ve ibadetinizi takviye edin. Bir noktaya geldikten sonra onların imrenip senin gibi olmaya çalıştıklarını göreceksin biiznillah. Kendindeki gelişme hızını onlarda ararsan sadece kaybedersin onları.
- İdare edemeyeceğin belli olan bir birlikteliği dağıtman hayırlı olmuştur. Yanlışa bile bile yol veremezdin. İleride tecrüben artar ve cesaretin gelirse yeniden yaparsın. - Ailenin açık bir yasağı yoksa hayırlı ve şeffaf faaliyetlere katılmanda sakınca olmaz. Bir noktada ailen katılmanı men ederse sana farzıayın olmayan faaliyetlere katılmazsın. - Kitap okumak şart değildir. Allah Teâlâ'nın sana verdiği diğer kabiliyetleri kullanmaya bak.
Şu kâinatta senin asla ikinci bir annen olmayacak. Milyonlarca eş adayın ise seni bekliyor olacak.
Allah annenden razı olsun. Ne güzel öğüt vermiş sana. Seni hem canı gibi seviyor hem de dinine adıyor. O anneyi tebrik ederim. O annenin eli, ayağı öpülür. Bin yıl ömrün olsa bile o anneyi unutma. Allah ondan razı olsun. Elbette duygusal yönümüz olacak; insanız, et ve kemik yığınıyız. Annen becerip seni dini için yönlendirmiş. Sen de dinin için çileye razı olacaksın. İlk günler böyle olsa da alışırsın merak etme. Günler geçer ve sen de hicret edecek yiğitlerden olursun. Bu sıkıntıdan şöyle kurtul: Her gün muhakkak beş-on sayfa Kur'an oku. Her gün tesbihat yap. Çok kitap oku. Ve unutma: O bulunduğun yerde annenin beklentileri yoktur. Oraların adı ile verdiği aynı değildir. Sen orada diploma alacak şekilde bulun ama dine hizmeti kendin üreteceksin. Sana dualar ederim.
Telefon, ses sahibi açısından güven veriyorsa, hile ihtimali yoksa talak gerçekleşir.