Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 24 yaşındayım. Hayat kurmak istediğim ve 6 yıldır uzaktan akrabamız olması ile beraber gönül muhabbetimin olduğu ve benim için ilk olan bir insan var. Ailem kesinlikle beni daha olgun İslami ve mesleki açıdan da üstün gördükleri için iki yıldır istemelerine (dünürlük yapmalarına) rağmen vermediler. Kendisi ile yüz yüze görüşmemiz sayılı. 2012 yılında umreye gittikten sonra onunla görüşmek çok ağır geldi, ailemin izni olmadan er ya da geç birbirimizi alacağız, bari görüşerek günaha girmeyelim düşüncesi ile aramızda birbirimizi bekliyor olmamıza dair bir söz olarak nikâh yaptık fakat eş olma gibi bir durum asla söz konusu olmadı. Kendisi de bana her konuda sabır gösterdi. Niyetim baştan beri Allah’ın rızası. Bazı şeylerin farkındayım; farzları yerinde fakat takva yönünden karşı taraf biraz sıkıntılı, bunları kendime çok dert ediniyorum. Gelin görün ki daha takvalı insanlar talip olsa da gönlüm onunla olduğu için diğer talip olanlarla da görüşmeyi dahi kabul etmiyorum, kendime bu konuda çok eziyet ediyorum. Artık sabrımız zorlanıyor hocam. Karşı taraf artık benim bir karar vermemi, ya kendisi ile bir yola devam etmemiz ya da helalleşip yollarımızı ayırmamız gerektiğini söylüyor ki kesinlikle haklı. Fakat ben ailemi bırakamıyorum, gönlüm razı gelmiyor. Başkasıyla evlenmeyi de düşünemiyorum. Aileme, ondan başkasını almam, gönlüme söz geçmiyor, diye çok ısrar ettim. Sende ilaç var, aranızda bir şey mi geçti, doktora götürelim gibi çok şeyler yaptılar, içlerinde şüphe kalmasın diye hepsine razı geldim. Bizim nikâhımız sahih mi? Ailemi bırakmam rıza makamına uygun gelir mi? Şayet ailemi bırakamazsam gönlümü hiçe sayıp anne baba rızası için, daha dindar olan bir gençle imanı için evlenmek durumunda kalırsam bu evlilik doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Harama düşme riski bulunuyorsa bunu büyüklerinize anlatın ve kararınızın kesin olduğunu bildirin. Tereddütte kalmayın muhakkak evlenin. Bu noktadan sonra babanızın engeli önemli değildir.
Selamünaleyküm. Bunu ailenize rağmen onların bilgisi dâhilinde yapın. Onlardan gizli olmasın. Onlar da belki akıllarını başlarına alırlar. 'Okul bitene kadar görüşün seneye evlenirsiniz' diyen aileye karşı mümin kimliğinizi bu şekilde ispat edin. Gizli işte hayır yoktur.
Aleykümselam. Doğal bir evliliğin doğal şartlarda oluşması gerekir ki, doğal olarak bir ömür boyu sürsün. Acıkan bir insana 'iki gün sonra yiyeceksin' denemeyeceği gibi, evlenme vaktinin geldiğine inanan birine de 'iki yıl bekle' denemez. Bu iki yıl bekleme, bile bile harama yol açma demek olur ki, mü'min bunu ne düşünebilir ne de telaffuz edebilir. Sizin durumunuzun evlenmekten başka bir çaresi yoktur. Mesele iffet ve ahlâk meselesi ise hemen evlenmelisiniz. Başka bir şey ise onu bilemem.
Aleykümselam. Harama düşmemek şartı ile bekleyebilirsiniz ama size tavsiyemiz şudur: Hiçbir insan uğruna ömür feda edilecek nitelikte değildir. Siz kendi özel hayatınızı kendinize göre şekillendirmelisiniz. Abartmamaya çalışın. Filmlerdeki aşk hikâyelerini hayatın gerçeği gibi görmemek gerekir. Hayatını kullukla dolduramayan insanların öyle takıntıları olabilir. Biz mü'miniz, mü'minin hayatı dolu doludur. Sabredin ama değen bir şey için sabredin. Tehlike hissederseniz kendinizi güvene alın.
Resmi nikâhsız evlilik yapman ciddi bir hata olmuş. Kendinizi mağdur etmişsiniz. Saygınlığınızın zedelendiği bir ortamda bu nikâhla mutlu olmanız zordur. Kocanızla konuşarak bu sorunu gidermeye çalışın. Buna yanaşmazsa aile büyüklerinizle bu beraberliğinizi değerlendirerek bir karar alın. Sonuç ne olursa olsun resmi nikâhsız olmayın. Aksi takdirde dini nikâh kullanılarak bu şekilde sömürülmeye devam edersiniz.
“Usulüne göre” yaptığınızı söylüyorsunuz. Nasıl bir usul ki bu, ilanı olmamış. İlan da usulün gereklerindendir. Eğer nikâhınıza iki mü'min insan şahit olmuş ve seninle eş adayının ebedi bir nikâh akdi yaptıklarına şahit olmuşlarsa yani şimdi onlara senin o kadınla bir arada durman hatırlatıldığında “onlar nikâhlıdır” diyebileceklerse ASGARİ ŞARTLARDA ilan yapılmış demektir. Böyle değilse siz nikâh diye kendinizi oyalamışsınız. Buna göre hareket edin. Yine şunu bilin ki: Kesinlikle yanlış bir iş yapıyorsunuz. Hem nikâhlı hem bir arada değil; bu çocuk oyunlarında olur, hayat böyle bir oyunu uzun zaman kaldırmaz. Şeytan şimdi sizi bu kadarla oyalıyor. Yarın başınıza asıl çorabını örecek ve bu işten kız olan taraf asıl zararı görecek.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kızım, hiçbir şekilde seni buna mecbur etmeye hakkı yoktur. Nezaketini koru, dilin tatlı dil olsun. O ne derse desin asla çalışma! Beddua etse bile geçerliliği yoktur, çalışma. Onurlu bir bayan olarak sana uygun bir iş bulana kadar çalışma ama nezaketin ve hürmetinde de kusur etme.
Aile huzurunu tercih etmelisiniz. Öğreneceğiniz ilim farz bir ilim ise eşiniz onu engellememeli ama normal dersler için eşinizden yana tavır koyun. Namaz kılacak, oruç tutacak ve gusül alacak kadar bilgi sahibi iseniz farz ilimleri biliyorsunuz demektir. Gerisi için şartların olgunlaşmasını bekleyin.
Böyle bir iddia ile bir insanı zina üzerinden itham etmek kabul edilemez bir durumdur. 'Ben zina ettim' demedikçe tıbbın bu tahmini onun zina etmişliğini belgelemez. Tıbbın bu tespiti de yüzde yüz niteliğinde midir, o da belli değildir. Tedavi ile ilgilenmeniz gerekir. Mevcut hayatınızın temiz olmasına önem vermeniz gerekir. Şeytan sizi gereksiz yere helake sürüklemesin. Tedaviye bakın, konuyu ahirette hesaplaşma yerine havale edin. Tabii ki, huzur ise aradığınız!
Aleykümselam. Her iki durumda da siz önce kendi imanınızı ve kimliğinizi korumalısınız. Aile içinde de tamamen itilip dışlanmayacak bir taktik güdeceksiniz. Yüzünüzü örtmeyi erteleyebilirsiniz. Açık haramlara karşı da tavrınızı nazikliği elden bırakmayacak şekilde ortaya koyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Siz önce kendinizi düşüneceksiniz. Ana temanız kendiniz üzerine kurulu olmalıdır. Artan fırsatlarda da ailenizin fertleri ile ilgilenirsiniz. Kendini güneş yerine koy. Aydınlanmak isteyeni aydınlat, perdesini kapatanı da takma. Bu durumda şeytan seni kendi küpüne zarar veren sirke yerine koyuyor. Onlarla ilgilendiğin kadar otur Kur'an oku. Nasihatini et, ricanı yap ama yoluna devam et. Sen bile bile kendini eritiyorsun ve seni hiç dinlemeyecekleri durumlara neden oluyorsun.
Aleykümselam. Anne babanıza iman dersi vermeniz zordur. Siz kendi akidenizi koruyun, onları da zamana yayın. Onlarla tartışıp kökleşmelerini sağlamayın. Onlar din dışı kalacak olsalar bile senin belli bir çizginin ötesine gitmemen gerekir. Çok dikkatli olmalısın.