Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 4 yıllık evliyim. 14 aylık bir evladım var. Bundan 10 ay önce eşimde genital siğil çıktı. Benim kadın doğum doktorum bunun cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğunu, eşimin benimle evlenmeden evvel bu virüsü almış olabileceğini söylüyor. Yani virüsü önceden alıp siğili şimdi görebilirmişiz. Eşim de asla böyle bir zina olmadığını, işyerindeki tuvaletten -işyerinde umumî tuvalet kullanıyor- geçmiş olabileceğini söylüyor. Zina olmuş olsa bana itiraf edemez. Bilir ki hemen boşarım. Gerçekten doğru söylüyorsa boş yere yuva mı yıkacağım, diye de düşünmeden edemiyorum. Zahirde çok iyi bir eş ve baba. İyi bir kul olmaya çabalayan bir müslüman. Şimdi bu virüs bana da bulaşmış. Haftalardır bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle şunu bilmelisin: Rabbimiz Tevvab'dır, Gafûr’dur, Rahîm’dir. Sen içtenlikle tevbe ettiysen ve bir daha o yola dönmemeye azmettiysen Allah katında yeni bir sayfa açılmıştır. Tevben makbul, geçmişin Allah’a teslim edildi. Ama evlilik sadece duygusal bir bağ değil; bedenî, ruhî ve fıkhî sorumluluklar da taşıyan bir akittir. Buna göre eğer taşıdığınız hastalık bulaşıcıysa, karşı tarafın sağlığını etkileyebilecekse, ileride çocuğa veya eşe zarar verecekse, bu bilgiyi saklamak doğru değildir/haramdır. Çünkü bu bir nevi kusuru gizleyerek akde hıyanet ve yalan bulaştırmak olur ki, fıkhen sakıncalıdır. Ama nasıl anlatılmalı? — Bu durumu, evlilik öncesi uygun bir dille, saygı çerçevesinde, korkutmadan ve utanmadan ifade etmek gerekir. — "Geçmişimde böyle bir hastalık oluştu, şu an tıbbî kontrol altındadır ama seni de ilgilendirdiği için bilmeni istedim." tarzında bir açıklama, hem dürüstlük olur hem de ahiret sorumluluğunu hafifletir. Unutma ki saklarsan ve eşin bundan habersiz kalırsa, hakkına girmiş olursun. Açıklarsan ve seni yine de kabul ederse, bu da Allah’ın bir lütfu olur. Son söz olarak günah tevbe ile temizlenir ama başkasının sağlığı tevbeyle değil, tedbirle korunur. Allah sana iffetli bir eş ve helalinden huzurlu bir yuva nasip etsin.
Bulaşıcı hastalığı olan biriyle evlenmek caizdir. Evlenip evlenmeme ise tamamen senin rızana bağlıdır. Böyle bir evlilikte riskin varlığı bilindiği için ileride hastalık bulaşırsa bu senin baştan kabul ettiğin bir risk olur; karşı taraf sorumlu tutulamaz. Ancak, tedbirsizlik sonucu ya da kasıtlı olarak bulaştırırsa, bu haram ve kul hakkı olur, ağır vebaldir. Evlilik, özellikle böyle özel durumlarda, uzun vadeli güven üzerine kurulmalıdır. Öfke kontrolü olmayan, sorumluluk bilinci zayıf biriyle risk büyüktür. Bu nedenle, “onu seviyorum” duygusunun yanında, karakter analizi yapmadan ve güven testinden geçirmeden böyle bir evliliğe girilmemelidir. Yani öfke anında kırıcı mı yoksa sakin mi? Sorunları diyalogla mı yoksa restleşerek mi çözüyor? Eğer bu şartlar sağlanmıyorsa, sevgi tek başına bu riskli evlilik için yeterli sebep olmayabilir. Nihayetinde doktorlar, ailen ve çevrenle istişareni yapmadan duygusallığa kapılarak yalnız başına evliliğe karar vermemeni tavsiye ederim. Allah en doğru kararı almanı nasip etsin.
Çok yanlış yapmışsınız. Hemen doktora gidin. Tedavisi olmayan bir hastalık değildir o. Doktora gitmeyi söyleyin, ısrar edin. Gitmezse boşanmanız da hakkın olur. Doktora gitmezseniz sen de vebalde olursun.
Eşinizin bir hanımı daha bulunduğu için boşanmanız hakkınız olmaz. Onun akidesi açısından böyle bir endişe taşıyor olsanız da boşanmak isteseniz belki bir araştırma konusu olabilirdi. Netice olarak kalbinizi huzursuz eden bir evliliği sonlandırmasını talep etmeniz, çocukların babasız büyümesi gibi bir sonuç doğursa da vebal olmaz. Yalnız böyle bir karar verirken ne kadar duygusal ne kadar hakkaniyetli düşündüğünüzü iyi inceleyin.
Ne yazık ki eşiniz için hastalık sahibi demekten başka bir ifade bulamıyorum. O bir hastalığa tutulmuş durumdadır, yakın bir zamanda da tedavisi olmaz. Sabredip uzun zamanda iyileşmesini bekleyebilirseniz biiznillah umutsuz bir vaka olmaz zannederiz. Biraz da hamileliğin getirdiği gerginlik sizi zorluyor olabilir. Genel olarak çözümün nerede olduğunu yakalamışsınız ama geç kalınmış olabilir. Sabredip sözlerinizle, eylemlerinizle onun içine sızmaya çalışarak tedavi eden bir doktor gibi tavır takının ona. Duayı eksik etmeyin. Allah yardımcınız olsun bacı
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
aile konusundaki diğer fetvalar
Aile huzurunu tercih etmelisiniz. Öğreneceğiniz ilim farz bir ilim ise eşiniz onu engellememeli ama normal dersler için eşinizden yana tavır koyun. Namaz kılacak, oruç tutacak ve gusül alacak kadar bilgi sahibi iseniz farz ilimleri biliyorsunuz demektir. Gerisi için şartların olgunlaşmasını bekleyin.
Kızım, hiçbir şekilde seni buna mecbur etmeye hakkı yoktur. Nezaketini koru, dilin tatlı dil olsun. O ne derse desin asla çalışma! Beddua etse bile geçerliliği yoktur, çalışma. Onurlu bir bayan olarak sana uygun bir iş bulana kadar çalışma ama nezaketin ve hürmetinde de kusur etme.
Aranızdaki nikâh, kendi aranızdaki bir sözleşme şeklinde ise hiçbir kıymeti yoktur. İki şahit huzurunda bir akit yaptı iseniz o takdirde de onun sizi boşaması gerekir. Öyle veya böyle gayet seviyesiz bir bağlantı içindesiniz. İnsan kendisini ve kişiliğini bu kadar ucuza ortaya koymamalıdır. Hayatınızın kıymetini bilin, bir insana bu kadar kilitlenmeyin.
Aleykümselam. Her iki durumda da siz önce kendi imanınızı ve kimliğinizi korumalısınız. Aile içinde de tamamen itilip dışlanmayacak bir taktik güdeceksiniz. Yüzünüzü örtmeyi erteleyebilirsiniz. Açık haramlara karşı da tavrınızı nazikliği elden bırakmayacak şekilde ortaya koyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Siz önce kendinizi düşüneceksiniz. Ana temanız kendiniz üzerine kurulu olmalıdır. Artan fırsatlarda da ailenizin fertleri ile ilgilenirsiniz. Kendini güneş yerine koy. Aydınlanmak isteyeni aydınlat, perdesini kapatanı da takma. Bu durumda şeytan seni kendi küpüne zarar veren sirke yerine koyuyor. Onlarla ilgilendiğin kadar otur Kur'an oku. Nasihatini et, ricanı yap ama yoluna devam et. Sen bile bile kendini eritiyorsun ve seni hiç dinlemeyecekleri durumlara neden oluyorsun.
Aleykümselam. Anne babanıza iman dersi vermeniz zordur. Siz kendi akidenizi koruyun, onları da zamana yayın. Onlarla tartışıp kökleşmelerini sağlamayın. Onlar din dışı kalacak olsalar bile senin belli bir çizginin ötesine gitmemen gerekir. Çok dikkatli olmalısın.