Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz ailelerimizin haberi olmadan imam nikâhı kıydık ve aynı evde yaşamaya başladık. Evlendikten sonra çok kavga ettik, kavgalardan sonra onu boşamamı istedi. Her boşamadan sonra yeniden barıştık ve birlikte yaşamaya devam ettik. Üçüncü boşamada eğer boşamazsam işimden edeceğini söylediği için boşamak zorunda kaldım. Böylece altı ay içinde üç talağı da vermiş oldum. Biz bu olaylardan sonra yeniden barıştık, düşük yaptı. Şimdi kendisinin yeniden evlenip boşanmadan bizim evlenmemizin mümkün olmadığını söyledim. Birbirimizi çok seviyoruz ama ahiretimizi yakmak istemiyorum hocam. Bunun üzerine kendisi hocalara sormuş, 1 - Boşamada şahit olmadığını yani boşanmadığımızı, 2 - Kendisinin sonradan hamile kaldığını yine boşanmış olmadığımızı, 3 - Kimileri tehdit olduğundan gönül rızam olmadığını, 4 - Kimi hocalar da siz zaten aileden habersiz olduğu için hiç evlenmemişsiniz diyormuş. Bizim durumumuz nedir hocam, evli miyiz ya da yeniden evlenebilir miyiz? Eğer yeniden evlenebilirsek resmi nikâh yapacağım hocam, diğer türlü ne yapacağımı bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
1- Önce, bu size bir ders olsun; nikâhın kıymetini bilin, onu cihat görün, koruyun. Ufak nedenlerle nikâhı eskitmeyin. 2- Tam anlattığınız gibi ise nikâhınız devam etmektedir. Allah huzurunuzu daim kılsın. Allah'a emanet olun.
Öncelikle, bu olayı kendinize iyi bir ders yapmanızı tavsiye ederim. Asla unutmayacağınız bir ders olsun. Şeytana uyup kendi mutluluğunuzu heder etmeyin. Diyanetten verdikleri cevapla hareket edebilirsiniz. Ama birinci boşama hakkınız kesinlikle gitmiş durumdadır. Artık daha riskli bir evliliğiniz olacak haberiniz olsun. Allah'a emanet olun.
Ne maksatla söylediği önemli değildir. Boş olmanız gerçekleşmiştir. Ortada bir de mahkeme kararı vardır. Bu da ikinci bir ayrılma nedenidir. Bir araya gelebilmeniz için beraberce bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanız gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Bu iş, ilgililerin bulunması gereken bir mahkemede çözülebilir. En yakın müftülüğe giderek mesele yüz yüze görüşülmelidir.
Nikâh ağırdır. Şüphe ile ve tereddüt üzerine nikâh olmaz. Böyle bir durumu bizzat bir müftüye, ilmi olan bir hoca efendiye danışarak kararlaştırın. Yedi yıl ile yetmiş yılın farkı yoktur. Zamanın geçmesine değil, o ayrılığın nasıl olduğuna bakılacaktır. Bunu da size bizzat sorular sorarak bir müftü cevaplandırabilir.
aile konusundaki diğer fetvalar
Müslüman olduğunu ilan et. Kimse ile tartışma. En iyi Müslüman olma mücadelesini sürdür. İman ederek kapattığın eski işlerini yok say. Allah’a güven ve devam et. Asla tartışma!
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Şunu hiç tereddütsüz bilmelisiniz: Kazanmak istiyorsanız sonuna kadar sabretmek zorundasınız. a- Yapmış olduğunuz iyilikleri ve iyi davranışları unutun; Allah bilsin yeter. b- Eşinizle evlendiğinizde o açık biri idiyse siz onu öyle kabul ettiniz demektir. Şimdi sabır ve nezaketle örtünme sürecine geçmesini sağlamaya çalışın. İş konusunda da aynı şekilde onu öyle kabul ettiniz, yasak getirmeniz size zarar verir, yuvanızı sarsabilir. c- Eşinizin ailesine gitme hakkı sizin engellemeniz doğru olmayan bir haktır. Ancak bu aynı şehir içinde mesela haftada bir veya iki haftada bir gibi olur. Günübirlik olmaz elbette. Çevredeki örfe dikkat edersiniz. Kadınlar umumiyetle, eşlerinin yasaklamasına inat daha fazla gitmek isterler, buna dikkat edin.
Kadının boşama yetkisi yoktur, dilekçe vermesinin de bir anlamı yoktur. Hâkim sizi ayırırsa o zaman bir talaktan söz edilebilir.
Kadının tabii ihtiyaçlarını yöre şartlarına göre karşılıyor ve harçlığını veriyorsa elbette para erkeğindir, kadının sorması bile yanlış olur. Aynı şekilde kadın helal bir işte çalışıyor ya da başka bir yolla bir birikimi varsa erkek de ona parasını soramaz. Herkes kendi bütçesinin sahibidir.
Annelik böyle bir iştir. Cennetle müjdelenmiş olmak koltuklarda dinlenirken elde edilemiyor, tipik bir cennet yokuşu tırmanıyorsun, ne mutlu sana, ne mutlu! Sakın yılma. İstirahatini yapacağın yere daha çok yolun var. Sen toprağın altına iken inşallah o seni yoran çocuklarının salih amelleri ile cennet bahçesi gibi bir kabirde kalacaksın. Kolay değil, boşuna değil. Aman yılma, aman başkaları ile kendini kıyaslama, aman erkeklerle ölçmeye kalkma durumunu. Kırk çocuk doğurup büyütmeye hazır hisset kendini ki bunlar yormasın bedenini. • Yapabildiğini yap, • Gerisini de seni anne olarak seçen Rabbine bırak. Tamam mı?
Siz, aranızdaki hukuku saygın tutun. Eşinizin başkaları ile olan ilişkileri, ibadetteki aksaklıkları sizin onunla özel hukukunuzu etkilemesin. Islahı için de dua edin.