Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam sürekli anneme, ben çalışıyorum para benim param istediğim gibi harcarım diyor. Anneme de para vermiyor pek. Acaba babamın dediği doğru mu? Para sadece erkeğin mi? Kadının mal üzerinde hiçbir hakkı yok mu? Erkek dışarı da çalıştığı gibi kadın da evde çalışıyor, bunun karşılığı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadının hakkı nafakası yani erkeğin ona harcamak zorunda olduğu miktardır. Gerisinde kadının bir söz hakkı olması mümkün değildir.
Selamünaleyküm. Kadının erkeğin, erkeğin kadının parasına karışma hakkı yoktur. Herkes kendi bütçesinin sahibidir. Siz kendi bütçenizin sahibisiniz, 'sana vereceğim' diye söz vermeniz, o sözden caydığınızda ahlâki olarak doğru olmaz.
Kadının evi geçindirmek gibi bir zorunlu görevi yoktur. Bu görev erkeğindir. Kabul edilebilir bir mazereti olmadan evine sıkıntı çektiren erkek hatalıdır, günahkârdır. Kadının çalışarak veya birikiminden erkeğe destek olması farz değildir. Bu durum eşler arasındaki ülfet ve karşılıklı anlayış ile çözülür meselelerdendir. Erkeğin eşinin parasını istemeye hakkı yoktur. Kaç parası olduğunu soruşturması da hakkı değildir. Belirttiğiniz gibi bir erkekten eşi, parasını saklayabilir. Direkt yalan söylemeden dolaylı olarak ona yok diyebilir. Çalan çırpan, haram yollarda para tüketen bir erkeğe yalan söyleyerek de olsa parasını vermemek kadının hakkıdır.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Babanızın getirdiğini yemeniz daha iyi gibidir.
Annenize bakmak erkek kardeşlerinizin görevidir. Siz sevap kazanacak bir kapı olarak görüp hizmet edeceksiniz elbette. Keşke onun elindeki paraya hiç bakmadan bu işi yapabilseniz. Eşinizden de rica edin, o da böyle düşünmeye çalışsın. Ciddi bir ihtiyacınız yoksa bırakın kadını dilediği gibi yapsın. O yaşta onu değiştiremezsiniz. O her işi doğru yaptığını düşünüyordur. Sevabınızı azaltmayın. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
Allah Teâlâ size ve eşinize sabırlar ihsan etsin. Ne mutlu size ki, Allah Teâlâ’nın imtihanını kendinize nimet olarak görmüşünüz, aman bunu kaybetmeyin. O çocuk sizin cennetinizdir. Yemek yapma fizik yap demişler ya ona bir ilave de ben yapayım: Hafızlık da yapma, çocuğa bak. O senin cennetindir. Planlama ile alakalı da şunu söyleyebilirim: Uzun sürmeyecek yoğun planlamalar bıktırır ve kişiyi hiç noktasına kadar sürükleyebilir. Gerçeklere uymaya bakın. • Önce ve her şeyden önce imanınız. • Sonra farz ibadetleriniz. • Sonra karı koca sizin saadetiniz. • Sonra yavrunuz. • Sonra ekonominiz. • Sonra farz düzeydeki ilmi çalışmanız. • Sonra aile bireyi yakınlarınız. • Sonra geniş ilmi çalışmanız. • Sonra sosyal kimliğiniz. • Sonra fantezi denebilecek zevkleriniz… Böyle bir çalışma yapın ve bunu kesinlikle ZAMANA YAYIN. Acele başlayan çabuk bitirebilir. Sayılarla ilgilenmeyin, ihlası önemseyin. Mevcut ilim çalışmanızdan biraz kısın ve Kur'an okuyun. Şimdilik hafızlık değil de seri okuyuş mantığı ile devam edin. Yavrunuz biraz ayağa kalkınca hafızlığı tekrar gündeme getirirsiniz biiznillah.
Müslüman olduğunu ilan et. Kimse ile tartışma. En iyi Müslüman olma mücadelesini sürdür. İman ederek kapattığın eski işlerini yok say. Allah’a güven ve devam et. Asla tartışma!
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Şunu hiç tereddütsüz bilmelisiniz: Kazanmak istiyorsanız sonuna kadar sabretmek zorundasınız. a- Yapmış olduğunuz iyilikleri ve iyi davranışları unutun; Allah bilsin yeter. b- Eşinizle evlendiğinizde o açık biri idiyse siz onu öyle kabul ettiniz demektir. Şimdi sabır ve nezaketle örtünme sürecine geçmesini sağlamaya çalışın. İş konusunda da aynı şekilde onu öyle kabul ettiniz, yasak getirmeniz size zarar verir, yuvanızı sarsabilir. c- Eşinizin ailesine gitme hakkı sizin engellemeniz doğru olmayan bir haktır. Ancak bu aynı şehir içinde mesela haftada bir veya iki haftada bir gibi olur. Günübirlik olmaz elbette. Çevredeki örfe dikkat edersiniz. Kadınlar umumiyetle, eşlerinin yasaklamasına inat daha fazla gitmek isterler, buna dikkat edin.
Kadının boşama yetkisi yoktur, dilekçe vermesinin de bir anlamı yoktur. Hâkim sizi ayırırsa o zaman bir talaktan söz edilebilir.
Bu sorunu öncelikle bir psikologla görüşmeniz faydalı olur. Bizim size tavsiyelerimizi pratiğe dökemeyebilirsiniz, psikologla görüşün. Allah yardımcınız olsun.