Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz eşimle hak ve hukuk konusunda sıkıntılar yaşamaya başladık. Şimdi size sormak istediğim bir kaç soru var. Eşim dışarıya benim rızamın olmadığı ve beni rahatsız edecek bir kıyafetle çıkabilir mi? Ailesine gitmek istediğinde her seferinde izin vermek zorunda mıyım? Hayır desem de gidebilir mi? Çalıştığı için de bazı sorunlar oluyor, işi bırakmasını talep edebilir miyim? Eşim evlendiğimizde tesettürlü değildi. Ona anlattım, bir kaç defa konuştum. Örtünmesini şart koşabilir miyim ve örtünme konusunda sadece Allah'a karşı mı sorumlu yoksa benim de hakkım var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Selamünaleyküm. Burada iki ihtimal var. Birincisi siz, eşinizin harama bulaşmasından endişe ettiğiniz için iş ortamını tenkit ediyorsunuzdur. Bunda haklısınız, tenkit de etmelisiniz. Tavsiyelerde bulunmalısınız. İkinci durum, o ortamda eşiniz ikinci bir kadınla bağlantı kurar veya ikinci kadınlar sizin eşinizle alakanızı zayıflatmaya neden olabilir. Bunu endişe etmekte de haklısınız elbette. Ancak ikinci durum yani sizin eşinizi ikinci kadınların bulunduğu ortamlarda görmekten endişe etmeniz öne çıktığında siz, bunu kolay kolay garanti edemeyeceğinizi bilmek zorundasınız. Evde onu hapsetmedikçe başaramazsınız bu arzunuzu. Eşiniz üzerindeki bu endişenize çok erken başlamışsınız. Bir aylık evli bir kadının, ilerideki muhtemel endişelerden ötürü 'boşanmaktan' söz etmesini gayet ağır buldum. Müslüman bir hanım olarak bunu size yakıştıramadım. Boşanmak kelimesini bu kadar rahat kullanmanız hiç doğru değil. Böyle bir ortam sizin aile yapınızı harap eder. Evet, eşinizin ortamı onun açısından veballe yüz yüze bulunması demektir ama sizin bunu sadece 'onun harama düşmesi tehlikesi penceresinden ele aldığınızı söyleyemezsiniz. Siz takvadan önce kadınlık endişesinden yola çıkıyor gibi duruyorsunuz. Zannederim önce sizin kendinizi toparlamanız gerekiyor. Bu bakışla devam ederseniz, eşinizi düşmeyecekse de bataklığa düşürürsünüz. Lütfen tekrar düşünün, kendi abartınızı da hesaba katın ve yeni evli bir kadının ağzından çıkmayacak sözü kullanmayın. Eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz ama o ifadeye uygun olmayan evhamlar üretiyorsunuz. Tekrar düşünün ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizinki anlayışsızlık ya da kadın inadı olarak yorumlanabilir. Ama sizin ki de pek akıllıca bir iş değil doğrusu. Aileyi basit bir tartışmaya kurban veriyorsunuz. Daha basiretli davranmanız gerekirdi. Nefsinize alet olmamalısınız. Allah'a emanet olun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Müslüman olduğunu ilan et. Kimse ile tartışma. En iyi Müslüman olma mücadelesini sürdür. İman ederek kapattığın eski işlerini yok say. Allah’a güven ve devam et. Asla tartışma!
Kadının boşama yetkisi yoktur, dilekçe vermesinin de bir anlamı yoktur. Hâkim sizi ayırırsa o zaman bir talaktan söz edilebilir.
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
Annelik böyle bir iştir. Cennetle müjdelenmiş olmak koltuklarda dinlenirken elde edilemiyor, tipik bir cennet yokuşu tırmanıyorsun, ne mutlu sana, ne mutlu! Sakın yılma. İstirahatini yapacağın yere daha çok yolun var. Sen toprağın altına iken inşallah o seni yoran çocuklarının salih amelleri ile cennet bahçesi gibi bir kabirde kalacaksın. Kolay değil, boşuna değil. Aman yılma, aman başkaları ile kendini kıyaslama, aman erkeklerle ölçmeye kalkma durumunu. Kırk çocuk doğurup büyütmeye hazır hisset kendini ki bunlar yormasın bedenini. • Yapabildiğini yap, • Gerisini de seni anne olarak seçen Rabbine bırak. Tamam mı?
Siz, aranızdaki hukuku saygın tutun. Eşinizin başkaları ile olan ilişkileri, ibadetteki aksaklıkları sizin onunla özel hukukunuzu etkilemesin. Islahı için de dua edin.
Haktan vebalden önce, bir benzerini kendin yaşayacağın hayata doğru yürürsün kızım.