Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben yaklaşık 5 aydır evliyim. Eşimle aramızda bir sorun var, bir türlü çözemiyoruz; biz annemlerle aynı evde yaşıyoruz. Eşim haftada bir annesine gidiyor. Benden izin istiyor, ben de kendisine izin veriyor ve diyorum ki; 'gitmeden önce annemden de izin iste; anne, ben annemlere gideceğim, işim yoksa gidebilir miyim?' diye izin iste diyorum. O da bana, bu çok saçma bir istek, diyor. Benim onlardan izin istememe gerek yok, diyor. Ben onlarla mı evlenmişim, onlar benim eşim mi ve onun ailesi de aynı düşüncede, bundan dolayı her defasında kavga ediyoruz. Acaba ben mi yanlışım, onlar mı? İzin istemek bu kadar zor bir şey mi? Ölürüm de izin istemem diyor. Benim hatırım için iste, huzurumuz kaçmasın diyorum. Ne desem de almıyor. Benden ölmemi iste ama izin istememi isteme, diyor. Bir çözüm yolu gösterirseniz sevinirim. Yani aynı evde, aynı sofrada oturuyoruz ve eve giderken de ya annem ya da babam evine kadar götürüyor bu yaşlı halleriyle her hafta bir şey demeden işini gücünü bırakıp. Onun mükafatı böyle mi olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşin haklı değilse de şeytan onu ele alıp kışkırtmadan sen dengeyi kur. Annen de sabah gel yeter dediğine göre bu kıvılcım ateş olmadan söndür onu.
Annen elden etekten düşmüş durumda ise yani siz olmadan yaşayamayacak hâlde ise kimseyi dinlemeyecek ve yanına gideceksin, hizmetini yapacaksın. Böyle bir durumda eşin evde evinizi ikame ettirecek sen de hem oraya hem annene devam edeceksin. Böyle bir durumdan Allah seni muhafaza buyursun. Eğer annenin durumu böyle değilse yani kendi hizmetini görebiliyorsa o zaman onun istediği gibi yaşamasına müdahale etme. Bırak istediği evde kalsın. İşten dönerken uğra elini öp, her seferinde bakkaldan bir ihtiyacını getir. Duasını al. Böylece sen vazifeni yapmış olursun. Onun da istediği yalnız yaşamaktı ise o da gerçekleşmiş olur. Buna sabredebilirsen Allah sana başka kolaylıklar açacaktır. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Kızım, sen annenin yanına dön ve aile büyüklerinle istişare ederek iş yap, oralardan uzaklaş.
Bu konuda annenin kızma hakkı yoktur. Senin inancın gereği, çocuğunun da sağlığı gereği sen haklısın. Muhabbet ihtiyacınızı onlar size gelerek karşılayın. Kendinizi haklı olduğunuz bir şeyde güçlü olmaya alıştırın.
Bu tür meselelerde ikinci kişiyi dinlemeden haklı/haksız belirlemek mümkün değildir. Sizin anlatımınıza göre eşiniz size zulmediyor ama yine de siz eşinizi ve yuvanızı öncelikli tutmaya bakın. Anlaşılan eşiniz işi inada bindirmiş. Bir süre bu konuyu açmayarak gevşemesini sağlamaya çalışın ki inadı ile değil aklı ile düşünsün.
Aleykümselam. Bu kıyaslamaya gerek kalmamalıdır. Siz annenizin evinde iken temizlikçi bulunan bir evde yaşıyordu iseniz, eşiniz size temizlikçi tutmalıdır, değilse bu onun insiyatifine kalır.Eşinizle aranızda bu tür konuşmalar kesinlikle sizin aleyhinizedir. Şeytan yıllar sonra bu sözleri büyümüş bir canavar olarak karşınıza çıkarabilir. O zaman pek pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Bunun yerine siz, esnek ifadelerle eşinizi rahatlatabilirsiniz. Meselâ, 'yapamıyorum' yerine 'yapmaya çalışıyorum' deseniz çok şey değişir.Size bir ağabey nasihati yapayım: Bile bile kuyunuzu kazıyorsunuz. Emsalleriniz tarlalarda çalışıyor, akşamları da bir ev idare ediyorlar. Onlar da kadın. Daha derin düşünün ve acilen eşinizle aranızı düzeltin. Kendinizi daha kabiliyetli, daha sabırlı olmaya zorlayın. Bir erkeğe verilmesi en riskli tavizi veriyorsunuz ona göre!
anne baba konusundaki diğer fetvalar
Nasıl namaz herkesin kendisine ait bir görev ise anne baba görevi de herkesin kendine ait bir görevdir. Kim cenneti kazanmak istiyorsa bu görevi yerine getirir. Büyük küçük yok, mü'min olmak veya olmamak var. Allah kolay etsin.
Sadece şunu bilin, iman edin: Onlar size yetecek ve cennette beraber olacaksınız; gerisini boş verin. Allah'a emanet olun.
Her halükârda fakir olan kardeşe zekât verilebilir. Kendisi mal teslim edilecek durumda değilse velisine teslim edilir. Allah'a emanet olun.
1- Kesinlikle o yaptıklarınızın pişmanlığını hissediyorsanız tövbe edin. Çok defalar tövbe edin. 2- Asla tekrarını yapmayın. Sinirlendi vesaire olmasın. 3- Onlara özürler beyan edin. Ellerini ayaklarını öpün. Kovarlarsa tekrar öpün. Tekrar yalvarın, tekrar öpün. Yumuşayıncaya kadar. 4- Yeni aşırılıklar yapmıyorsanız ve onlar sizi bağışladı ise bir sorun yok. Önemli olan, onların sizinle ilgili son kanaatleridir. Şeytan sizi, iyi bir iş yapıyormuş gibi oyalamasın. Hemen yuva kurma planları yapın, çekinmeyin.
Sorularınızın tümünde aynı mantık var; siz, kendinizi imtihan hâlinde görüp sevabı öbürlerine bırakmayarak nezaketle davranmaya devam etmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Yıkarak yapmanızı size kimse tavsiye edemez. Siz, bir geçmişi silmesinin hata olacağını bilmelisiniz. Eğer annesiyle, dedesiyle yirmi yıllık geçmişini silebliyorsa, aklen şunu düşünmeniz gerekir: Sizinle olacak beş yılını da silip sizi mahkemeye vererek terk edemez mi? Mesela bunu düşünün. Yıkmadan yapma yolunu ısrarla sürdürün. Biraz daha bekleyin. Israrı da o yapsın siz yapmayın. Ailenin diğer büyüklerini devreye soksun.