Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim yıllardır kız kardeşimin evine gitmeme izin vermiyor, aynı şekilde kardeşimin de gelmesini istemiyor. Aralarında geçen hiçbir kavga, kırgınlık veya bir sorun yok aslında. Ben bu durumda nasıl davranmalı, ne tepki vermeliyim ki Allah’ın rızasını kazanabileyim? Ona adil olmadığını söylemeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuyu içinizde problem olarak yaşamaktansa eşinizle sakin bir dille konuşun. Ona, kendi ailenize öncelik vermesi gerektiğini ve bu yükün sizi zorladığını anlatın. Görümcenize destek olmak istiyorsa, onun da maddi katkıda bulunmasını talep edin. (Kendi giderlerini ve en azından kira farkını ödemesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.) İsraf etmeye devam ederse, ona para harcamanın adil olmadığını belirtin. Ayrıca eşinizin bu konuda size adaletli davranması gerektiğini hatırlatın. (Sadece kardeşinin değil, sizin de bir emanet olduğunuzu anlatın.) Yalnız bu süreçte görümcenizle şeytanın sevineceği bir kavganın içerisine düşmeyin. Sakin olun. Allah'tan yardım isteyin.
Sizin belli konularda haklı olmanız ona onun istediği bir konuda tepki koymanızda sizi haklı kılmaz. Bilakis siz haklı olduğunuz bir davayı kaybetmiş olursunuz. Size yapılanın zulüm olduğuna inanıyorsanız ondan boşanmayı isteyin, bu hakkınızdır ama zulme zulümle cevap vererek sevabınızı kaybetmeyin. Aile büyüklerinizi devreye koyarak çözüm üretmeye çalışmalısınız.
Eşinizinki anlayışsızlık ya da kadın inadı olarak yorumlanabilir. Ama sizin ki de pek akıllıca bir iş değil doğrusu. Aileyi basit bir tartışmaya kurban veriyorsunuz. Daha basiretli davranmanız gerekirdi. Nefsinize alet olmamalısınız. Allah'a emanet olun.
Bir bayan olarak böyle bir sorumluluğunuz olmaz. Evinizin söz sahibi eşinizdir, o kabul ederse siz de kabul edebilirsiniz.
Sizin eşinizi evinizde görmek istemeniz hakkınızdır ama eşinize bir babanın çocuğuna “şu saatte eve geleceksin” der gibi yapmanız onu daha fazla ters tarafa itebilir. Evet, haklısınız ama siz kendinizi de irdeleyin; bakın siz becerip eve çekemediğiniz de oluyor mu? Bu sorunu, onun baba veya annesi ile yardımlaşarak çözmeniz daha kolay olur.
Kıymetli kardeşim, sizin de karşı tarafın da sözüne itibar ettiği aile büyüklerinizi aracı kılarak bu konuda neler yapabileceğinize bakın. Bu durumun hangi sebeplere binaen olduğunu ve bu sebepler konusunda kimin haklı kimin haksız olduğunu veya bu konuda hangi orta yolun tercih edilmesi gerektiğini netleştirin. Her şeye rağmen sizi istememeye devam ederse şu durumda bu konuda ısrar etmemenizi size tavsiye ederiz. Zira zorla bir araya getirdiğiniz bir ilişkiden ne kadar fayda alabileceğiniz şüpheli. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Siz yine de kökten kesmeyin bağlarınızı, yarın üzülürsünüz. Mesafe koyun, seviyeli durun. Böylece vebalden de uzak kalırsınız.
Bir erkeğin veya kadının önüne konan eş adayını sevmesi mecburi değildir. Sizdeki bu hava ile evlilik kurulmaz. Şimdiden ve yol yakın iken bırakmalısınız. Aile beğendi diye evlilik yapılmaz.
Öncelikli hedefin eşinin onların arasında erimemesi olmalıdır. Eşini sürekli takviye et. Aranızdaki ülfet yani muhabbet sürekli güçlensin. Birinci vazifen budur. Diğerleri ile de sosyal mesafeyi ve gerekliliği kurtaracak kadar girip çıkabilirsin. Sen onların dinini sevmedikçe o ayete dâhil olmazsın biiznillah. Allah yardımcın olsun.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Evet, böyle bir işte sakınca riski vardır. Uzak durmak gerektiği belli ama giyim ve hareketlere, söze dikkat ederek “yabancın olan erkekle baş başa” olmayan görüşmeler de yapılabilir. Muhabbet etmekle danışılana cevap vermek arasındaki fark kollandığı sürece sakınca olmayacağını düşünürüm.