Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim Alman ama sonradan Müslüman oldu. Dinimizi bütün güzelliği ile dolu bir şekilde yaşamaya gayret gösteriyoruz ama kayınvalidem çok değişik inançlar peşinde, İslam’a gelince ise reddediyor ve kabul etmediğini de hissettiriyor. Bu yüzden eşimin annesi ile tek görüşmesini istemiyorum veya çocuğumu ona bırakmakta zorlanıyorum. Ayrıca alkol aldıkları için akrabalarıyla görüştüğümüzde çok huzursuz oluyorum. Fakat şimdi Tevbe Suresinin 23. ayetine rastladım. Bu ayete göre eşimin ailesine karşı nasıl bir tepki verebilirim, kâfir oldukları için sılayırahim gerekmiyor mu? Nasıl bir duruş sergilemem doğrudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah babanızdan razı olsun; dinini öne alarak hayatına yön vermeye çalışmış. En azından niyeti ile kazanacaktır diye umuyor ve dua ediyorum. Böyle bir uygulamayı yaparken ölçüde aşırı olmuş da olabilir. Tamamen kâfir olanla bile bir nebze bırakılması gereken bir çizgiden söz edebiliriz. Siz babanızın emrinde olduğunuz sürece ona itaat edin, kendiniz müstakil bir ev sahibi olduğunuzda ise helal/haram sınırlarını kollayacak ve itidali bırakmayacak bir çizgi oluşturursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam.1- Anneniz ile babanız arasındaki tartışmalara fiilen katılmayın. İki tarafı da idare edebilen bir konumda olmaya çalışın. Mecbur kalmadıkça ikisine de ayrı ayrı veya bir arada yorum yapmayın. 2- Siz, üzerinize düşen evlatlık görevini en iyi şekilde yapın. Evlatlığınızda kusur bulunmasın. 3- Evlendiğinizde eşinizi böyle bir ortamdan uzak tutun. Eşinizin bu fitne ortamına girmesini gerektirecek sebeplerden de uzak durun. 4- Sizi koruması için Allah'a dua edin.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
Eşiniz tevbe ettiğini söylüyorsa mesela bir yıl tevbesine sadakatini ve ibadetlerine devamını bekleyin. Tevbe etmiş olması bir kazançtır. Onu son anına kadar kurtuldu umudu ile sahiplenin. Çocuk konusunda ise kalbiniz rahat edene kadar bekleyebilirsiniz ama bunu ona direkt söylemeyin ki şeytan onu kışkırtmasın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Dua edin ama bunu büyüden önce sizin sevilmeyişinize yorumlayın. Sevilmediğiniz kapıyı da zorlamayın. Büyü ile vakit geçirip kendinizi gereksiz yere hırpalamamanızı tavsiye ederiz.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bir erkeğin veya kadının önüne konan eş adayını sevmesi mecburi değildir. Sizdeki bu hava ile evlilik kurulmaz. Şimdiden ve yol yakın iken bırakmalısınız. Aile beğendi diye evlilik yapılmaz.
Siz yine de kökten kesmeyin bağlarınızı, yarın üzülürsünüz. Mesafe koyun, seviyeli durun. Böylece vebalden de uzak kalırsınız.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Bu tür meselelerde ikinci kişiyi dinlemeden haklı/haksız belirlemek mümkün değildir. Sizin anlatımınıza göre eşiniz size zulmediyor ama yine de siz eşinizi ve yuvanızı öncelikli tutmaya bakın. Anlaşılan eşiniz işi inada bindirmiş. Bir süre bu konuyu açmayarak gevşemesini sağlamaya çalışın ki inadı ile değil aklı ile düşünsün.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kaçan bir kızın eşi olmamanı tavsiye ederim size.