Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimin beni aldattığını öğrendim. Onlarca kadınla cinsel içerikli yazışmaları olmuş. Sürekli fotoğraf ve video göndermişler birbirlerine. Şimdi tövbe etti ve dinine daha sıkı bağlandı. Rabbim tekrardan bir çocuk nasip ederse, anne olmak için ne kadar süre beklememi tavsiye edersiniz? Eğer bu olay tekrarlanırsa ne yapmam uygun olur? Eşime karşı tavrım nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Tam bir zina suçu işlediniz. Ancak Allah Teâlâ'nın bağışlamadığı bir hata yoktur. Yeter ki samimi olun. Şu anda şeytan sizi tövbe oyunuyla oyalıyor olabilir. Sakın tövbeyi bir saat bile geciktirmeyin. Çıkın yola, devirin günah dağlarını. Sakın geç kalmayasınız.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Gerçek ve sonsuz bir tevbe yaparsan, tevbeni korursan Allah da seni mağfiret eder. Her şey senin tevbene ve tevbeni korumana bağlıdır. Tevbe et. Tevbeni koru. Gerisini Allah’ın rahmetine sal. O kadınla ve kimse ile de bunu asla konuşma. Kadından değil Rabbinden af dilemelisin. O insanla da ebediyen bağlantı kurma.
Aleykümselam. Bunun için tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Bundan sonra geri dönüşü olmayan bir iş için istiğfar etmeye devam etsin.
Tevbenizi koruyun siz. Tevbenizi korur ve ibadetlerinizi eksiksiz yaparsanız bu korktuğunuz olmaz biiznillah.
Bu büyük bir afet olmuş. Büyük bir tevbe ile bu hatayı kapat. Tevbe et. Unutma, seni ilk defa bu hataya iten şeytan senin tevbeni de geciktirebilir, yaptığında da sulandırabilir. Bu tevbeyi hayatın bil. Eşin dâhil kimseyi bu bilgiye ortak etme sakın. Ve seni bu hataya iten sebeplere karşı kendini koru. Allah'ı unutma, kabir hayatını unutma, cehennemi sakın unutma!
affetmek konusundaki diğer fetvalar
O insanla aynı ortamda çalışmamanızı ve onunla karşılaşma ihtimalinizin olduğu yerlerden de uzak durmanızı tavsiye ederim. Sosyal medya hesaplarınızı da en azından bir süre pasife almanızda fayda var. Onun anlam çıkarabileceği her şeyden uzak durun. Durumunuzu gözetin. Risk teşkil ettiğini düşündüğünüz anda yakınlarınızla sorunu beraber çözmek adına paylaşıp beraber yol almaya çalışın. Allah'a sığının. Bir daha böylesi bir hataya düşmemeye gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Affet. Samimi olmasını bekle. Kuruntu yapma. İyi olur ve devam ederse şükret. Sıkıntı sürerse ayrılmayı düşün. Bunları da Allah rızası için yap, ecir kazan.
Hak helal etmek, kişinin maddi veya manevi olarak uğradığı bir zararı karşı tarafa bağışlaması ve bu konuda artık bir talepte bulunmamasıdır. Bu, tamamen kişinin rızasına bağlıdır ve gönülden verilmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur: "Affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?" (Nur sûresi, 24/22) Affetmek ve helal etmek bir fazilettir ancak kişinin gönlünden gelmesi gerekir. İyi davranman, ona öfkelenmemiş olman, konuşman veya oturup bir şeyler yiyip içmen sadece insanî bir tavırdır, helallik anlamına gelmez. Helallik, kalbinin tamamen ferahlaması ve "Ben artık bu hakkı talep etmiyorum." demen ile gerçekleşir. Birine hakkını helal ettikten sonra, tekrar “Ben hakkımı geri istiyorum” diyemezsin. Çünkü helallik, geri dönüşü olmayan bir bağış gibidir. Ancak eğer gerçekten helal ettiysen ama sonradan içinde pişmanlık oluştuysa bu pişmanlık geçmiş bir eylemi değiştirmez. Ama gerçekten helal ettiğinden emin değilsen yani "Tam olarak helal ettim mi emin değilim" diyorsan o zaman zaten helal etmemiş olabilirsin ve hakkını hâlâ talep etme hakkın vardır. Kalbinde huzursuzluk varsa ve onu unutamıyorsan belki de helal etmek için henüz hazır değilsin. Kendine zaman tanı. Eğer içini rahatlatmak istiyorsan bir sadaka verip "Ya Rabbi, ben bu hakkımı almayı sana bırakıyorum." diye dua edebilirsin. Eğer gerçekten helal etmek istiyorsan ama içindeki kırgınlık geçmiyorsa “Ya Rabbi, ben helal ediyorum ama kalbim hâlâ üzgün, bana bunu unuttur.” diye dua edebilirsin. Sonuç olarak, helallik tamamen kalbinle verdiğin bir karardır. Allah sana en doğru yolu göstersin ve içini ferahlatsın kardeşim.
Beşer olarak her şeyi elimizin altında tutamayız, her duygumuzu dizginleyemeyiz. Affetmemiz isteniyor ve affediyorsak yapabileceğimizi yaptık demektir. Affın gereği olarak da intikam almıyoruz, insani alakamızı zedelemiyoruz. Böylece yapabileceğimizi yapıyoruz demektir.
Sizin de böyle yapmanın doğru olmadığını, Allah Teâlâ’nın içine gömebilenleri daha çok sevdiğini ve onlara sevap vereceğini bilmeniz güzel bir durum. Bu da gayret etmeniz hâlinde kendinize nispeten de olsa çekidüzen verebileceğinizi gösteriyor. Uzun vadede tatbik etmek üzere şöyle bir uygulama yapabilirsiniz: Önünüzde hatalı gördüğünüze merhamet etmeyi kendiniz için bir fazilet kabul edin ve haklı haksız olmaktan öteye geçin merhamet etmeyi ilke edinin. Ne kadar geniş göğüslü ve sabırlı olursanız o kadar derecenizin yüksek olacağını hissedin. Anlık ve fevri davranmamanın daha şerefli bir tutum olacağını düşünün. Kendinizi hatalının yerine koyun ve ona öyle davranmayı deneyin. Affedilmiş olmanın nasıl bir insan kazanmak olacağını bilin. Her şeye rağmen sabırlı ve hoşgörülü olmayı sürdürmeniz gereken bir karakter olarak bilin. Büyük konuşmayacağım ve çirkin söz söylemeyeceğim diye kendinizi daha sonra bozmuş olsanız da bunu kendinize yeniden söz verin. Geçmişteki iyi anları ve iyi tavırları hatırlayıp kendinizi geri çekmeye çalışın. Ve ahireti hatırlayın. Orada Allah’ın sizi affetmesinin ne anlama geleceğini düşünün. Çokça dua edin. Bilhassa sabah namazlarından sonra bu hususta Allah’tan yardım isteyen dualar yapın. Asla umutsuz olmayın. Bir gün bu huyunuzu değiştireceğinize inanın.
Zinanın hiçbir şekilde erkekle kadın arasında farklı denebilecek bir yönü yoktur. Çirkinliği ve günahı bakımından ikisininki de aynıdır. Bunu biliyoruz zaten. Erkeğin zina etmesi durumunda ortada büyük bir günah ve büyük bir rezillik vardır. Kadın (özellikle de evli iken) zina ettiğinde ise erkeğin durumuna ilave olarak muhtemel çocukları üzerinde nesep sorunu/şüphesi vardır. Erkeğin zinası kişisel bir günah olurken kadında bu durum nesilden nesile taşınabilecek bir sıkıntıyı doğurabilir. Bu sebeple günah olması ve çirkinliğine ilave olarak kadının suçunun daha sonra bir cinayetle ve benzeri ağır bir tepki ile sonuçlanmaması için adeta kazasız belasız ayrılsınlar diye tavsiye ediyoruz.