Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir erkek kardeşim var, işe yaramaz ve hayal âleminde yaşar. Bugüne kadar bütün desteklerime rağmen başına sürekli bela açtı ve bir sürü borca girdi. Çalışmayı sevmez ama iyi şartlarda da yaşamak ister. Şimdi ise benimle birlikte yaşamak yani bize taşınmak istiyor. Ben çalışan bir kadın değilim ve kendime ait bir gelirim yok, bu durumu eşime nasıl söylerim bilmiyorum. Bana bir yol gösterin hocam erkek kardeşime bakmak zorunda mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin belli konularda haklı olmanız ona onun istediği bir konuda tepki koymanızda sizi haklı kılmaz. Bilakis siz haklı olduğunuz bir davayı kaybetmiş olursunuz. Size yapılanın zulüm olduğuna inanıyorsanız ondan boşanmayı isteyin, bu hakkınızdır ama zulme zulümle cevap vererek sevabınızı kaybetmeyin. Aile büyüklerinizi devreye koyarak çözüm üretmeye çalışmalısınız.
Kıymetli kardeşim, öncelikle sorunun ana kaynağının ne olduğuna dair bir araştırma ve soruşturmayı usulünce yapın. Evdeki huzursuzluğun, aranızdaki iletişim kopukluğunun ana sebebi nedir, öğrenin. Bu konuda ne yapabileceğinizi tespit edin. Bunları uygulamaya başlayın. Sorunlarınız çözülür inşallah.
Bu tür meselelerde ikinci kişiyi dinlemeden haklı/haksız belirlemek mümkün değildir. Sizin anlatımınıza göre eşiniz size zulmediyor ama yine de siz eşinizi ve yuvanızı öncelikli tutmaya bakın. Anlaşılan eşiniz işi inada bindirmiş. Bir süre bu konuyu açmayarak gevşemesini sağlamaya çalışın ki inadı ile değil aklı ile düşünsün.
Siz kardeşinizle kardeşlik hukukuna dayalı bir görüşme yapıyorsunuz. Size düşen bölüm, harama karşı kendisini uyarmak, usulünce yaptığını onaylamadığınızı beyan etmektir. Sizin evinizden çıkıp nereye gittiğine ise müdahale edemezsiniz. Kardeşiniz için bol bol dua edin, davranışını tasvip etmediğinizi dile getirin. Allah Teâlâ doğru şekilde yaşayabilmemizi nasip eylesin.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Sizin böyle bir hakkınız yoktur. Talepte bulunursunuz o da kabul ederse bir sıkıntı olmaz, o kadar.
eş konusundaki diğer fetvalar
Bu anlattığınız tip bir psikolojik vaka. Siz, böyle bir eşle nasıl yaşayabileceğinizi öğrenmek için bir psikoloğa danışmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Yirmi yıldır yatağa gelmemek ileri derecede bir sorunu gösterir. Bu sorun sadece kadının inadından kaynaklanıyorsa o kadın için Allah'ın rızası açısından ağır bir sorun vardır. Yalnız şu da bilinmelidir ki, bu tür sorunlar tek taraflı hatadan kaynaklanmıyor olabilir. Herkes hatasını bilip düzeltmeye çalışmalıdır.
Eğer tevbe etti iseniz ki ettiğinizi söylüyorsunuz: Bu olayı hafızanızdan silin. Asla hiç kimseye ama asla söylemeyin. Hatta hatırlamayın bile. Ne evliliğinizin ne de dindarlığınızın bundan etkilenmesi diye bir şey yoktur. Kendinizi hiç böyle bir şeye bulaşmamış gibi kabul etmeniz gerekir. Şeytan sizi oyalayıp, Allah'ın affettiği bir günah üzerinden sömürmek istemektedir. Şeytana alet olmayın. Hayatınızı yaşayın. Dininize sarılın.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.
Böyle bir meseleyi size en yakın müftülüğe gidip bizzat sormanız gerekir.
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.