Fetva Meclisi
Soru
11 yaşlarındayken erkek bir yaşıtım ile livata yaptım ve oynaşmadan ibaret idi. Üstünden çok uzun yıllar geçti her aklıma geldiğinde kendimden nefret ediyorum, yaşamaya layık bulmuyorum, Müslüman olmaya layık bulmuyorum kendimi. Bu olaydan sonra hiçbir zaman böyle bir şeye yeltenmedim. Vicdan azabı çekiyorum, nefes alamıyorum ama ağlayarak yine Allah'ın huzurunda tövbe ediyorum. Ayrıca bu günahtan kimsenin haberi yok kimseye söylemedim. Hocam şimdi ben evlenmeye niyetlenirsem evleneceğim insana bundan bahsetmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
Her şey tevbene bağlı; ne kadar samimi ve ne kadar kalıcı, gerçekçi tevbe yaptın ona bağlı. Tevbeni hayatın ve imanın, insanlığın bildi isen bir zararı yok devam et yoluna. Tevbe gerçekçi ise geçmişi tertemiz yapar. Unut bunu ve asla hatırlama, hatırlatma! Allah affedicidir; tevbene güveniyorsan Allah’a da güven.
Şunu bilesiniz: Siz yaratılmadan önce kaderiniz yazıldı. Eğer Allah size eş yazmadı ise kâinatta bir eş bulmanız mümkün değildir. Eğer Allah size bir eş yazdı ise dağlar birleşir ve siz o eşe kavuşursunuz. Şeytan sizi gereksiz yere yıpratıyor. Ne çevrenize bakın ne de içiniz sizi kemirsin. Rabbinize yönelin. İbadet yapın, çok Kur'an okuyun. Göreceksiniz, Rabbinizin sizi sizden çok daha iyi düşündüğünü anlayacaksınız. Yaşınız henüz çocuk denebilecek bir yaştır. Nereden ürettiniz bu düşünceleri. İnsanların ne dediğine bakmayın kızım. Bir başka husus da bu düşünceleri derinleştirirseniz bu sefer şeytan size haram olan işleri mubah gibi göstermeye yeltenir ve sizi iki yönden helak eder maazallah. Çok dikkatli olun, basiretli davranın. Allah yardımcınız olsun.
Sen tevbeni yap. O tevbeyi hayatın, ahiretin bil. Öl, diril, yine öl yine diril ama tevbenden vazgeçme. Bu tevben ile de Allah’a güven, affına sığın. Geçmişini tevbe ile temizledikten sonra kimseye ama hiç kimseye o geçmişe ait şeylerden konuşma. Sus! Eş adayı gibi biri sorduğunda yalan da söyleme. Mesela “melekler kadar temizim” de deme. Yalan da yok. “Allah korkusu ile yaşamayı yeni öğrendim, sıradan insanlar gibi bir hayat yaşıyordum” türünden bir cevap ver. Ayrıntı üzerinden seni sıkıştıran olduğunda anla ki o senin eş adayın değil. Ve Allah’a güvenerek yoluna devam et.
Tevbenizde büyük bir samimiyet içinde olur ve günahsız bir hayat yaşama mücadelesini sürdürürseniz biiznillah bir sıkıntı olmaz. Eşinize de bilgi vermeniz gerekmez. Allah'a emanet olun.
Önce tevbe gerçekleşmeli, tevbe! Ebediyen tekrar etmemek üzere tevbe ile temizlenilmelidir. Şu da anlaşılmalı ki, şeytanın şakası yoktur. Bir okyanus suyu bir iğne deliğinden geçirebilir o. Bunu unutmak yok! Sırf bu nedenle o hanımla evlenmeniz gerekmez. Sen ve o tevbenizi edin, bu olayı ebediyen gizleyin. Değil başkalarından kendinizden bile gizleyin. İbadetlerle ve iyi bir mü'min hayatla bunu silmiş olun. Tekrar buluşabileceğiniz ortamlardan uzak kalın. Allah yardımcınız olsun.
eş konusundaki diğer fetvalar
Yirmi yıldır yatağa gelmemek ileri derecede bir sorunu gösterir. Bu sorun sadece kadının inadından kaynaklanıyorsa o kadın için Allah'ın rızası açısından ağır bir sorun vardır. Yalnız şu da bilinmelidir ki, bu tür sorunlar tek taraflı hatadan kaynaklanmıyor olabilir. Herkes hatasını bilip düzeltmeye çalışmalıdır.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.
Bir bayan olarak böyle bir sorumluluğunuz olmaz. Evinizin söz sahibi eşinizdir, o kabul ederse siz de kabul edebilirsiniz.
Bu anlattığınız tip bir psikolojik vaka. Siz, böyle bir eşle nasıl yaşayabileceğinizi öğrenmek için bir psikoloğa danışmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.
Böyle bir şey için sadece “gereksiz kuruntu” diyebilirim.