Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi yaşındayım ve dış görünüşümden dolayı evlenmeye çok çekiniyorum. Çevrem de aynı düşüncede. Yani karşıma evleneceğim birisi bile çıkmıyor. Çıksa da kabul edilmiyorum. Şehvetli duygularımı da önleyemiyorum. Elhamdülillah çok yoğun bir hayatım var. Oruç gibi diğer gereken önlemleri de aldığım halde zina değil belki ama seviyesiz yollara başvuruyorum. Hocam bu durumda ne yapmalıyım? Lütfen yardımcı olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşın “eyvah” denebilecek bir yaş değildir. Daha yolun en başındasın, geç kalman söz konusu değildir. Madem tertemiz ve sorunsuz olmaya ahdettin, bozma bunu. Öyle kal. Meryem gibi kal. Allah için ise asıl gayen, bırak Allah için gerekiyorsa kırk yıl bekâr kal. Kızım, ebediyen zarar görmezsin lekesizlikten. Kader sana öyle güzel nasipler hazırlar ki sen aramakla onları bulamazdın. Şeytan seni sabırsızlıkla yıpratmaya çalışıyor, diren şeytana karşı, dik dur. Allah yardımcın olsun.
Kızım, Allah sana sabır versin. Kesinlikle şunu bilmelisin: Gördüğün rüyalar senin kötü biri olmandan kaynaklanmıyor. Bilakis iyi biri olduğun için şeytan senin zihnini bulandırmayı deniyordur. O rüyaları yok kabul edebilirsin. Sen rüyalarınla değil gerçeğinle değerlendir kendini. Ailenden uzak olma yerine onlarla daha iç içe olmayı zorlamalısın. İbadetlerine daha fazla dikkat et. Bilhassa namaz önemli. Kur'an okumaya bak. Uyku düzenin muhakkak olsun; aynı saatte yat kalk. Yatağa yorulmuş olarak girecek şekilde yat. Günlük yoğunluğunu biraz daha artır. Cinsel duygularını depreştirecek işlerden uzak durmaya çalış. Arkadaşlarınla evlilik şakası dâhil gençlik gündemlerinde mesafeli ve seviyeli olmaya çalış. Asla dert etme rüyalarını, sen gerçeğin gibisin biiznillah. Vakti gelince de eş de olursun anne de. Allah yardımcın olsun kızım.
Evet, böyle bir sorun var ve bu sorun sizin tasvirinizden de öteye bir felakete doğru hızla ilerlemektedir. Bunu ne kadar düzeltebiliriz bilemem ama bu felakette sadece erkeklerin fıtratı üzerinden düşünüp bir çözüm üretemeyeceğimizi zannediyorum. Doğrudur, erkekler arayan ve kovalayan pozisyonundadır ama kadınlar bu cinayetin en azından yarısının sorumluları değil midir? Herkese göre farklı bir cevap verilebilir. Asıl olan Rabbimizin bizi nasıl değerlendireceği olmalıdır. Size şunu tavsiye ederim: Eşiniz üzerinden kendinizi yıpratarak onu da yanlışa sevk edebileceğiniz düşüncelerden uzak durun. Olsa ne yapabilirsiniz ki denecek şeyleri olmamış iken neden irdeliyorsunuz? Bile bile aklına getirmekten başka bir yorumu yoktur bunun. Dua edin. Kendiniz ve eşiniz için dua edin. İyi bir eş olmaya bakın. Bu “iyi bir eş” ifadesini bazı hanım kardeşlerimiz sürekli ikaz eden bir hanım olarak anlıyorlar. Bazıları da sadece kıyafetini ütülü bulundurur ve ağır parfümler kullanırsa iyi bir eş olabileceğini zannediyor. Kesinlikle yanlış tutumlardır bunlar: İyi bir eş, her şeyden önce tatlı dilli, sabırlı olmaktır. Tenkidi ve istekleri bitmeyen bir eş kadın olsun erkek olsun iten bir eştir. İten eş de hayırlı değildir. Kılık kıyafetten konuşma tarzına kadar her şeye dikkat eden bir eş değerlidir. Bu bela asrın belalarından biridir. Belli ki sınavımız da bu olacaktır. Allah Teâlâ hepimizin yardımcısı olsun. Âmîn.
a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, sizin hâla kaybolmamış ahlâklı hanımlardan olduğunuzu gösteriyor. Bu iyi bir durum, tebrik edilmelisiniz. İkinci mesele de, bu anlattığınız şeyler sizin evlilik vaktinizin gelmemiş olduğunu da gösterir. Bu da bir zaman geçmesiyle düzelir. Sakın kimsenin evlilik teklifini kendiniz görüşerek konuşmayın. Bütün bu anlattıklarınız uçup gider. Size anne babanızla gelsinler. Ondan sonra siz oturun görüşün, beğenin evlenin, cennet kadını olun inşaallah.
Selamünaleyküm. Aman kendinize dikkat edin. Muhakkak evlenmelisiniz, muhakkak! Evlenmekten başka bir şeyle kendinizi zaptedemezsiniz. Orada evlenin veya başka bir yerde evlenin. Sizi yavrunuzla beraber kabul edecek birini bulamazsanız, bir erkeğin ikinci hanımı olma pahasına bile olsa evlenin. Allah sizi korusun, ayağınızı sabit tutsun. Çok endişelendik sözlerinizden. Sakın şeytana bir dakika bile fırsat vermeyesiniz. Sizden, iyi haberler bekleyeceğiz. Size çok dua edeceğiz.
bekar konusundaki diğer fetvalar
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Elbette evlenmekten başka kesin bir çözüm olmadığını biliyorsunuzdur. Evlenmeye yönelik şartları biraz daha kolay tutmaya bakın. Bu durumun da sizin için bir imtihan olduğunu da biliyorsunuzdur. Her imtihan dakikası da sizin için bir sevap kaynağı olabilir. Becerip bu imtihanı sevaba dönüştürmelisiniz. Bunun adı da sabırdır. Sabrın bittiği yerde de sabredeceksiniz. Önemli bir husus da şudur: Evet, şehvet elle ayarlanabilir bir nesne değildir ama şehvetin artmasını veya azalmasını bir nebze sağlayabiliriz. Gıda ve görsellik başta olmak üzere, şehveti kışkırtıcı nesneler ve ortamlardan uzak durmaya çalışın. Bunun için de bir kadın hastalıkları uzmanına muhakkak görünün ve size tavsiyelerine kulak verin. Gününüzü dolu dolu geçirin. Yorulmuş olarak akşamlamaya bakın. Hobilerinizi keşfedin, ilerletin. Ve kadınlığınızı zedeleyebilecek aşırılıklardan ebediyen uzak durma dirayetini gösterin. Şüphesiz dua etmeyi unutmayacaksınız. Bir kere üç kere değil sürekli ve her namazın ardından Allah sığındığınız kapı olsun. Size dua ederiz.
Yaşı senden daha ileri olan ama bekâr kalanların evlenememe nedeni nedir sence? Çok duygusal ve yersiz bir gerekçe bulmuşsun kendine. Hayat böyle sıkıntıları ile yaşanır. Dert edecek yerde çare araştır. Pes etme gayret et. Madem imkânın yerinde saç ektir kendine. Bu mantıkla sen evlensen de sürünür kalabilirsin. Dik dur. Allah’a sığın ve yoluna devam et.
Kadının doksan km ve daha fazlası yola mahremsiz çıkmaması meselesi evlilikle alakalı değildir; evli veya bekâr ya da dul olması fetvayı değiştirmez. Türkiye içi veya dışı olması da hükmü değiştirmez. Bir zaruret olmadıkça kadın tek başına uzun yolculuğa çıkmaz.
Cennete girmenin şartı iman etmiş olmaktır. Evlenmek ise imanın olmazsa olmazlarından yani şartlarından biri değildir. Buna göre de evliliğin direkt cennetle bir ilgisi yoktur ama bu fani dünya hayatında cennetlik biri olarak yaşayabilmenin gereklerinden biridir. Böyle bir ortalama oluşturarak cevap bulabilirsiniz.
Bu hususta evli veya bekâr olmanın bir farkı olmaz. Evin bir mahremiyeti vardır. Yani evde birbiri için yabancı durumundaki erkek ve kadının göz teması dâhil kesişmeleri yasağı üzerine kurulu kurallar vardır. O kurallara dikkat edildiğinde misafir olarak girilip çıkılabilir. Bu kurallar için bekâra mahsus olanı da yoktur. Evin kadınına veya kızına karşı dikkatli olmayan kişi evli ve kendi hanımı ile beraber bile olsa Müslüman bir evde misafirliği yatılı veya gündüzlü mümkün olmaz.