Fetva Meclisi
Soru
Hocam hem kendisi evli hem de çevresinde evli başka arkadaşları bulunan yirmi yedi yaşında bir hanım kızınız olarak size bir hususta danışmak istiyorum. Malumunuz ahir zamanda, büyük fitnelerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Özellikle yaz aylarında eşlerimizle dışarıda bulunduğumuzda, hemcinslerimizin bazılarının dışardaki açıklığından dolayı evlerde bu durumla ilgili tatsızlıklar yaşanabiliyor. Ben erkeğin buna ne kadar dikkat etmeye çalışan biri olursa olsun gözünün kayabileceğini bilen birisi olmama rağmen ister istemez moralim bozuluyor. Eşime de bir şey söylemek istemiyorum çünkü biliyorum ki kasıtlı olarak kimseyi izlemiyor elhamdülillah. Başka hanım arkadaşlarım da aynı dertten muzdarip. Bana danışan bir arkadaşıma erkeklerin fıtratının böyle olduğunu, bizim onları pek anlayamayacağımızı, bu şekilde kabullenirsek şeytanın vesveselerini en aza indirgeyebileceğimizi, eşlerimiz için en güzel kişinin bizler yani hanımları olduğunu söyledim. Böyle teselli verdim. Kendime de aynısını yapıyorum. Ama kimi zaman şeytan galebe çalıyor gibi hissediyorum kıymetli hocam. Bu durum için ne tavsiye edersiniz? Elhamdülillah tatile gidelim vs. gibi bir durum yok hatta ben istesem de eşim hiç istemiyor ama illa ki dışarıya markete ya da gezmeye bir yerlere gidiliyor. Daha çıkmadan stres olmaya başlıyorum. Mideme ağrılar giriyor kimi zaman. Ne yapıp bu durumu eşlerimize yansıtmadan, soğukluk oluşturmadan, kavga çıkarmadan çözebiliriz? Sizden dua istirham ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Şunu bilesiniz: Siz yaratılmadan önce kaderiniz yazıldı. Eğer Allah size eş yazmadı ise kâinatta bir eş bulmanız mümkün değildir. Eğer Allah size bir eş yazdı ise dağlar birleşir ve siz o eşe kavuşursunuz. Şeytan sizi gereksiz yere yıpratıyor. Ne çevrenize bakın ne de içiniz sizi kemirsin. Rabbinize yönelin. İbadet yapın, çok Kur'an okuyun. Göreceksiniz, Rabbinizin sizi sizden çok daha iyi düşündüğünü anlayacaksınız. Yaşınız henüz çocuk denebilecek bir yaştır. Nereden ürettiniz bu düşünceleri. İnsanların ne dediğine bakmayın kızım. Bir başka husus da bu düşünceleri derinleştirirseniz bu sefer şeytan size haram olan işleri mubah gibi göstermeye yeltenir ve sizi iki yönden helak eder maazallah. Çok dikkatli olun, basiretli davranın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Bu konuda sana haksızsın diyemem, hiçbir sebebin olmasa bile bir erkeğin eşine yardım etmesi sünnetlerden bir sünnettir. Ama senin eşin bunu takdir edemiyor olabilir. Sana şunu tavsiye ederim: Bu konuyu bir ay tamamen sil aklından, hiç konuşma, hiçbir ihtiyaç yokmuş gibi davran. Eşin senin böyle bir isteğin olduğunu unutsun. İnatlaşma biteceği için eşin kendiliğinden sana yardım etmeye başlayacaktır, o da doğrunun böyle olduğunu anlayacaktır. Böyle olmasa bile başka bir dille ona tek tük işler yaptırarak da olsa onu yine alıştırırsın. Bu mevcut durumda ise şeytan sizi parçalayacağı bir tünel bulmuş olabilir, dikkat et.
açık giyim konusundaki diğer fetvalar
Meseleyi yanlış noktadan anlamışsınız. Bir kadın evinde hiçbir şey giymese bile vebale girmez veya erkek vebale girmez. Çünkü evde onun korunması gereken bir göz yoktur. Yabancı söz konusu değildir. Buna rağmen mesela çarşafla evde bulunursa bu anlamsızdır. Kime karşı çarşaf giydiği merak konusu olur. Kendisini gereksiz bir sıkıntıya sokmuş olur, bu da onu psikolojik gerginliğe götürür. Anlattığımız budur.
Kimse kimsenin günahı ile itham edilemez. Görümceniz olacak bir kadının durumu ile eşiniz olacak birini değerlendiremezsiniz. Böyle bir değerlendirme haksızlık olur. Siz şunu ölçmeye çalışın: Eşiniz olacak kişide belirttiğiniz iyi vasıflar yeni bir vasıf mı yoksa eskiden beri öyle mi geliyor? Eğer eskiden beri öyle geliyorsa kardeşi sorunlu demektir. O da kardeşinin durumundan razı değilse kardeşinin durumu sizi etkilemeyecek demektir. Hayır, aile aslında o kardeşin pozisyonu gibidir de eş adayınız yeni bir dönüş yaptı gibi duruyorsa siz riskli bir alana gireceksiniz demektir. Buna göre değerlendirmeye bakınız. Gerekiyorsa da size evlenme teklif eden kişi ile bu konuyu açık bir dille konuşun. Allah yardımcınız olsun.
Hayatımızda doğduğumuz, yaşadığımız yerin gelenekleri bizi de etkilemekte şüphesiz. Bu etkileme yönü bazen kesinlikle uzak durmamız gereken bir husus olurken bazen de yapıldığında her açıdan herhangi bir sorun teşkil etmeyen bir husus olabiliyor. Etkileme yönüne göre biz de tavrımızı belirler, ona göre hareket etmeye çalışırız. Bir de evlilik ile gelen bir akrabalık söz konusu olunca bir kültür ile daha etkileşime girmiş oluruz. Bu da çok doğal bir durumdur. Dinimiz de bu konuda Rabbimizin rızası olmayan hususlar hariç etkilenmeyi, kültür geçişini tabii saymıştır. Bahsettiğiniz hususta bu duruma benzer bir durum söz konusu. Yaşam tarzı farklılıkları günlük hayatımıza da giyim kuşam, yeme içme olarak da yansımakta. Bu etkileşimde birkaç hususa dikkat ederek hareket edebiliriz: 1. Rabbimizin razı olmayacağı hususlardan uzak durmak. Bahsettiğiniz kısımda fark etmeden çekilecek fotoğraf konusunda gerekli tedbirler alınmalıdır. 2. Rabbimizin rızasını yaparken insani ilişkilerimize dikkat etmeliyiz. Bizi anlamayabilirler ama farklı olduğunuz kısımlarda yeri gelir yumuşak bir üslupla ifade ederek yeri gelir sempatik davranarak konunun merkez olmamasını sağlayarak hareket edebilirsiniz. Zamanla ilişkilerinizin güzelleşmesiyle size saygıları artacak ve böyle ayrıntı konularda takılmamış olacaksınız ama bir süreç gerekli. Sevilen, saygı duyulan bir gelin-ailenin bireyi olduğunuzu zamanla hissedeceksiniz. 3. Eşiniz madem size destek ki bu durum çok güzel, sakın ola ki bu durumu tartışma konusu etmeyin. Zamanla bu durum aşılmaz bir sürece girebilir eğer sürekli gündem yaparsanız. Ailenizin kıymetini bilin, iyi taraflarınızı ön plana çıkarmaya çalışın. Yumuşak bir üslup her şeye çözüm olacaktır. Yuvanızın böyle meseleler yüzünden huzursuz hâle gelmesine sakın izin vermeyin. Zamanla denge kurmaya, kıyafetin değil muhabbetin önemli olduğunu anlayacaklar biiznillah.
Herkes kendi hesabını verecektir. Elbette bayanlar da sebep olmaktan ötürü muhasebe edilecektirler ama bu durum, erkeklerin bakmalarını mubahlaştırmaz.
Selamünaleyküm. Gözünü koru, elini koru, Allah'a sığın.