İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, dün biz nişanlımla dini nikâhımızı kıydırmak üzere bir hocanın yanına gittik. Hoca kâğıda benim velim olarak annemi, eşimin velisi olarak onun babasını yazdı. Sonra bize şahitleri sordu. Eşimin şahidi olarak benim dayımı, benim şahidim olarak da teyzem ve yengemi yazalım dedi, tamam demek durumunda kaldım. Kimsenin imanını sorgulamak gayesiyle hareket etmiyorum ama nikâhımın sıhhatini öncelemem gerekiyor şu anda. Benim ailem genel olarak haram-helal iç içe bir hayat sürüyorlar ve haramı helal kabul ettikleri zamanlara, emirleri küçümsedikleri zamanlara da şahit oldum. Onların şahidim olmasını açıkçası istemezdim ama o esnada bir şey diyemedim. Nikâha tanıklık eden herkes mi şahit hükmünde olur yoksa oraya yazılan kişiler mi sadece? Eğer nikâha tanıklık edenlerin hepsi ise nikâhı kıyan hoca, eşimin babası, annesi ve kız kardeşi vardı namaz kılan ve hassasiyetleri olan insanlar olarak, bu durumda sahih olur mu? Hoca şahitlik ettiniz mi diye sorduğunda odada genel bir ettik sesi oldu ama onlar da şahitlik ettim dediler mi bilmiyorum, bu da bir kriter midir? Bir de eşimin babasının veli olarak yazılması onun şahitliğini engellemiş mi olur? Allah razı olsun şimdiden.

Cevap

Nikâhla ilgili bir sıkıntı göremedim. Allah mübarek etsin. Bundan sonrasına dikkat ediniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Nikâhınızda bir sorun yoktur. 2- kadının sözü ile nikâh zaten bozulmaz. Bu söz de nikâh bozmayı gerektirecek bir söz değildir. 3- Nikâh için imam gerekmez. Şahitler yeterlidir. 4- Böyle bir sözü, tesettürü inkâr amacı ile söyleyenin imanı tehlikeye girer. Kıyafetin güzelliğini beyan etmek için söylenmesi durumunda ise durum böyle değildir.

Selamünaleyküm. Sayın Hocalarım. Nikâh ve imanla ilgili birkaç sorum olacak.Ceva
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.

Hocam, ben yirmi bir yaşında ve ilim talebesi olan hafız bir kızınızım. Ben on s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sizin nişanlınızın oraya gelmenizi, babanıza verilmiş nikâh kıydırma vekâleti olarak görmüş olabilir. Babanız da evet deyince nikâh akdedilmiş saymıştır ki, böylesi mümkündür. Siz orada itiraz etse idiniz sorun olurdu.

Selamünaleyküm. Ben 27 yaşında nişanlı biriyim. Bugün nişanlımla nikâhım kıyıldı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nikâhın sahih olması için erkek taraf açısından bir izin şartı yoktur. Nikâhlanmak isteyen erkek, babasından veya eşinden izin almak durumunda değildir. Kaçak gibi bir nikâh ise geçerli olsa da ahlâkî değildir. Eşinizin duyurmama yönündeki talebi ise onun gönül hoşnutluğu açısından sizi bağlayıcıdır. En az iki şahidin huzurunda mehir tespit ederek ve sizin de hanımızın da özel şartları şahitlerin huzurunda konuşularak nikâhlanmanız hâlinde sakıncalı bir iş yapmış olmazsınız. Ancak ikinci hanımızın, birinci hanımınızdaki her şeyi eşit bir şekilde sahiplenmesi gerekiyor. Geceyi paylaşmadan, ekonomik imkânlara kadar her hususta aynı şartları sahiplenme hakkı vardır. Bunlardan bir kısmından feragat etmek de onun hakkıdır. Bunları da genişçe şahitler huzurunda beyan edin. Allah'a emanet olun.

Hocam ben ikinci evliliği yapmak istiyorum. Esim rahatsiz. İzin verdi. Fakat cok
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.

Hocam biz ailelerimizden habersiz şahitler huzurunda imam nikâhı kıydık, evlenec
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz bir kere babanızdan habersiz bir evlilikle hata etmişsiniz, bunu telafi etmelisiniz. Nikâhınız ise kâğıt üzerinde geçerlidir; şahitlerin sizin kimliğinizi bilmeleri yeterlidir, sizi görmeleri gerekmez. Bereketsiz bir iş yaptınız, hatanızı düzeltin.

Biz sözlümle ailelerden habersiz imam nikahı kıydırdık. Sözlüm başka şehirde old

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kurban bayramında kestiğimiz kurbanların tamamı üzerinde dilediğiniz gibi tasarruf edebilirsiniz. Zengine fakire, akrabaya, komşuya herkese istediğiniz kadar veya tamamını bile verebilirsiniz. Allah kabul etsin.

Eşim ve ben ikimiz de çalıştığımızdan dolayı son üç yıldır ayrı ayrı kurbana ort
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Annene inat gidiyor gibi bir görüntü vermeden gidebilirsin. Özellikle halan ve amcanlar yani birinci dereceden akraban olanlar sılayırahim bakımından önemlidirler. Onlara git. Gidince fazla kalma, gelince de tartışma ortamından uzak dur. Geçiştirici cevaplarla ortamı yumuşatmaya çalış. Ve giderken niyetin Allah rızası olsun ki akıbetin hayrolsun.

Hocam annem, babamın tarafından olan akrabalarımızı pek sevmediği için görüşmüyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir aile psikoloğuna git. O seni dinlesin. Sana sen haksızsın, kendini şöyle düzelt derse dediğini yaparsın. Eşini getir onunla konuşayım derse ve o gitmezse o zaman sen haklı olursun. Aile büyüklerine durumu anlat. Onlar çözemezse devletten yardım iste. Bu arada fevri davranmamış olmak için bu dediğimi yap. Bir psikologla görüş. Aile büyüklerin devrede olsun. Sana yaptığının fevrilik veya duygusallık ya da kaçamak oynamak olmadığını söylesinler. Ondan sonra boşanmayı istemen vebal olmaz biiznillah.

Hocam ben yeni evliyim ancak eşimle çok fazla tartışıyoruz. Benim de hatalarım v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün zamanlarda ve bütün mekânlarda MÜMİN OLARAK YAŞAYIP ÖLMEK erkek ve kadın her insanın birinci görevidir. Yaşadığımız hayatı ne kadar mümince yaşadığımızı sürekli test etmeye mecburuz. Bu mümince kelimesinin hakkını vermeden yapacağımız işlerin Allah katında bir değeri olmayacaktır. Bu barajdan sonra erkekler ve kadınlara göre, evlilere bekârlara göre, anne olanlara olmayanlara göre, zenginlere fakirlere göre diye bir tasnif yapabiliriz. Neyi ne kadar yapabileceğimizi biz takdir edebiliriz. Allah Teâlâ da zaten bilmektedir. Kabiliyetlerimiz, önümüzdeki fırsatlar, engeller toplanıp bir ortalama bulunarak neler yapabileceğimizi belirleriz. Mümin hanım kardeşlerimiz için şöyle bir planlamayı teklif edebilirim: 1- Bu zaman, herkesin öncelikle kendi imanını ve iffetini koruma zamanıdır. O kadar ki, her mümin erkek ve kadın, “ben de gidersem din gider” demelidir. Gerçekten de durum bu ince çizgiye kadar yanaşmıştır. Allah yardımcımız olsun. Önce imanımız ve iffetimiz, kendimiz. Önce bu. 2- İkinci olarak da kabiliyetlerimizi, fırsatları, yaşadığımız ortamı, aile yapımızı, siyasi konumu ve benzeri özel şartları tespit edip ne yapabileceğimizi belirleriz. Bu belirleme de, biz ve en yakınımızdan itibaren çevremize, şehrimize, ülkemize ve dünyaya doğru olmalıdır. İhmal edilmiş çocukların annelerinin hangi annenin çocuğuna hayrı dokunur acaba? Çocuklarımız, eşlerimiz, akrabalarımız, mahallemiz ve dünyamız... Sıralamaya dikkat edilmelidir. 3- Biz kuluz, kul da acizdir. Takatımız bir "hiç" niteliğindedir. Allah yardım ederse, bereket verirse bir şeyler yapabiliriz. Onun yardımını hak etmek diye bir derdimiz olmalıdır. İhlaslı, Şeriat'a uygun, istişareli işler yapmak gerekiyor. Mum gibi ışık verirken erimeden, güneş gibi enerji yitirmeden aydınlatmak gerekiyor. Kuluz, sabırdan ve duadan başka bir silahımız da yoktur. Hüküm Allah’ındır, bereket onun elindedir. 4- Kadın fitnesinin en hassas boyutu tam anlamı ile bir KADIN EKSİKLİĞİ olarak yansımıştır günümüze. Ortada bir kadın eksikliği vardır ne yazık ki! Buradaki eksiklik, kimilerine göre okumuş kadın, siyasetteki kadın, memur kadın, ticarette ve sanayide istihdam edilen kadındır ama ben onu kastetmiyorum. ANNE KADIN eksikliği vardır. Anaokulları yerine kendileri okullaşmış anneler eksiktir. Bu sözlerden kadınlarımız inciniyorlar ama sabrı tükenmiş, çocuğundan çok arkadaşlarının ne diyeceğine endişelenen anneler, anneliği eksik bırakan kadınlardır. Anne eksikliğinin git gide artacağı da açıktır. Gelecek kuşaklar tam anlamı ile ANNE KADIN eksikliği yaşayacaklardır. Çarşılarda ve farklı arenalarda heba edilen anneler, insanlığın kaybıdır aslında. Aynı zamanda EŞ KADIN da kayıplar arasındadır. Erkekle boş yarışına girmiş kadın, kendini kaybettiği gibi erkeği de uçurumlara itmiştir. Kadın, iki asırdır hakkını ararken avucuna konan hakların yerine şahsiyetini vermiştir. Kadın, çalışan, çalıştırılan, sömürülen olmuştur. Son zamanlarda kadının sırf "siyasete oy kazandırması" uğruna her dediğinin yapılması, en azından bir ilahiyat fakültesine gönderilmesi ve memurluğa tatlandırılması gelecekteki riski kaldırmıyor. Bu hakikati dile getirenler linç ediliyor olabilirler. Yarından daha yakın bir zamanda herkes gerçeği görecektir ama zamanı geçmiş gerçeklerin bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle mümin kadınların en önemli işlerinden biri, kadını mecrasına oturtmak olmalıdır. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bir anne olarak sizce dernek çalışmalarında bulunurken çalışma sistemimiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ortada bir kaçak iş yani nikâhı suistimal gibi durum yoksa tek evde yaşamamanın evliliğe zararı yoktur. Evlilik yani nikâh devam eder. Ailenin sağlıklı yürümesi açısından sıkıntı olabilir.

Hocam evlenip iki ayrı yurtta kalmak olur mu? Yani evleneceğiz ama bir süre aynı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir “reddetme” dini ve ahlaki olamaz. Bunun yerine “mesafe koyma, seviye belirleme” getirin. Bir mümin öbür mümine “anne babanı reddet” diyemez.

Hocam eşimle iki aydır görüşmüyoruz, kendisi ailesinin yanında kalıyor. Bu işin

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.