Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben 27 yaşında nişanlı biriyim. Bugün nişanlımla nikâhım kıyıldı. Fakat aklıma bir şey takıldı. Hoca, nikâhımızı kıyarken, babama ve diğer şahitlere şahitliklerini sordu onlar da kabul ettiklerini söylediler. Sonra dua etti ve bitirdi. Şimdi aklıma takılan nokta şu; hocanın bana ve nişanlıma birbirimizi eş olarak kabul ettiğimizi sorması gerekmiyor muydu? Hocam sorumu cevaplarsanız çok mutlu olacağım. Allah razı olsun
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilhassa kızın babasının haberi ve rızası olmayan bir nikâh olur ama sorunludur. Oradaki nikâh en asgari şartları beyan etmektedir. İki arkadaşla gizli saklı bir nikâh tuzak olur size.
Selamünaleyküm. Kâğıt üzerinde bu nikâh nikâhtır ama bereketsiz ve ayıplı bir nikâhtır. Bu tür işleri dinden ve dindarlıktan uzak tutmalıyız.
Selamünaleyküm. Şu anda bu meseleyi karıştırmaya gerek yoktur. O zaman bir hata yapılmış ama şimdi onu deşelemenin yararı yoktur.
Selamünaleyküm. Şu anda nikâhınızın var olduğu anlaşılmaktadır. Geçmişteki hata için siz ve eşiniz çok istiğfar etmelisiniz. Başka yapacağınız bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.
Selamünaleyküm. Nikâh zaten kalabalıkta olur, iyi olmuş mübarek olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu örneklemeler hiç doğru ve yerinde değildir. Hayır, hizmetleri de olsa kadın mahremsiz yola çıkmamalıdır.
Selamünaleyküm. Daha da kötü olsa bile o, sizin babanızdır; katlanacaksınız, dayanacaksınız, sabrecek ve kazanacaksınız. Onu atamazsınız, kovamazsınız. Annenizle veya onun kardeşleri ile olan tartışmalarına da katılmayın. Siz, ondan yana olun ve herkesin hakkını bilin. Camide namaz ne için kılıyorsanız, namazın karşılığını kimden bekliyorsanız, babanızla da O'nun için ilgilenin ve O'ndan karşılığını bekleyin. Bu sizin cihadınızdır. Sabredin, yorulmayın, bıkmayın, erkenci olmayın. Her türlü beşeri isteğini dayanılabilirlik oranında yerine getirin. Zulüm olanını yapmayın, onu yapmazken de nazik olun.
Selamünaleyküm. Ortada açık bir haram yoktur. Zeytinlik etrafı çevrili bir yer değilse girene serbest bırakılmış sayılabilir.
Selamünaleyküm. Ölenin borçları ödendikten sonra geriye kalan ne ise onun % 12,5 'u eşinin, %21,875'i erkek çocuklarının her birinin ve % 10,938'i de kızlarının her birinin olur.
Selamünaleyküm. Yavrum, sana Allah'tan güzel sabırlar diliyorum. Başına dağ düşmüş bir insan gibisin; tam anlamıyla bir afettir bu. Sen de, Allah'tan korkmanın bir gençte ne kadar mübarek olduğunu belgeleyen bir belge olmuşsun; seni tebrik ederim. İnşaallah bu sabrının ve mü'mince tavrının karşılığını cennet olarak bulursun. Aman dikkat et, devamı da iyi gelsin. Sana bilmemiş ol bu sahneleri diyemeyeceğim. Ben bile bu halimle annene buğz ettim de sen bir evlat olarak elbette içine taş gömeceksin. 'Unut' diyemem ama 'terk et' derim. Bu terk de şöyle olmalıdır: Sen yavaş yavaş kendi yuvana doğru çekilmeye başla. Ondan sonra da zorunlu olanları kadar ve dışa karşı sır vermeyecek bir siyasetle annene karşı annelik görevlerini yap. Bu birinci görevin olsun. İkinci olarak da, onun üzerindeki izleyici gözlerini hiç eksik etme. Yaptığına cevap da verme, izlemeyi de kaldırma ki aynı hataya tekrar dönmesin. Üçüncü olarak da, on kere ölsen ve on birinciye dirilip bu dünyaya yeniden gelsen bile bu olayı KİMSEYE ANLATMA! Hiç kimseye! Hatta kendine bile yani sana bile anlatma! Seni tekrar tebrik ediyorum. Bu güzel tavrından ötürü sana dualar ediyorum. Arş'ın gölgesinde koltuğun olsun sevgili Yavrum.
Selamünaleyküm. Şöyle bir yaşama programınız olsun: 1- Mü'min olduğunuzu unutmayın; her şeyi imana göre hesap edin. Kâr zarar anlayışınızda ölçünüz iman olsun. 2- İlk kırmızıçizginiz haramlar olsun; haram olan şeyden kaçının. Olur, da bir haram işlerseniz hemen istiğfar edin, tövbe ile önünüzü açın. 3- İkinci kırmızıçizgin, farzları aksatmamak olsun; Allah Teâlâ neyi farz olarak emretti ise onu yapın. Yapamadığınız farz olursa onu hemen kaza edin, istiğfar edin ve önünüzdeki barikatı kaldırmış olun. 4- Üçüncü çalışma alanınız nafileler olsun; GÜCÜNÜZ VE KABİLİYETİNİZ sınırları içinde olan nafileleri yapın. Hiçbir nafile sizin, birinci ve ikinci kırmızıçizginizi aşma nedeniniz olmasın sakın. Hiçbir nafileyi de basit görmeyin. Basit görmemenin yanında bir nafileyi, İslam'ın bütün olarak da görme aşırılığı göstermeyin. 5- İlim, bu nafilelerden biri olabilir. Farz olan ilim alındıktan sonra elde edilecek ilim nafiledir. Kabiliyetiniz hangi alanda ise o alanda kendinizi geliştirin. Gelişi güzel kitap okumayın. Kitaplar gıda veren yiyecekler gibidir; içinde domuz gibi haram olanı da bulunabilir. Helalini seçmek senin görevindir. 6- İlk üç maddenin dışındaki işler için FITRATINIZI ZORLAMAYIN, KABİLİYETİNİZLE SÜRTÜŞMEYİN; doğal olun, doğal yöntemlerle ilerlemeye çalışın. Mesela evlilik, bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Yeme içme bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Ne yemeğe tapının ne de onu yok sayın; mutedil ve ahenkli bir yürüyüşünüz olmalıdır. 7- Şunu, adınız soyadınız gibi bilin, inanın, tatbik edin: Bu hayat imtihanını ancak ve ancak, sabrı sonuna kadar kullananlar kazanacaklardır. Sabrın da sonu yoktur. Sabırlı olun, acele etmeyin. Yılmayın, yorulduğunuza inanmayın. 8- Bütün bu uygulamalarda bir müsteşarınız bulunsun; hayat, sizin bu yaşınızdaki birikimle kaldırılabilecek bir yük değildir. Sizden önce sizin yaşadıklarınızı yaşamış, Allah'tan korkan, Kur'an bilen ve bildiği ile amel eden müsteşarlarınız olsun. Onlarla ve onunla belli zaman aralıkları ile oturup istişare edin; günü birlik değilse de mevsim mevsim genel gidişatınızı istişare edin. Verdikleri yöne yönlenin. Bunu da sevap beklediğiniz bir iş olarak yapın. 9- Bulunduğunuz kuruma tapınmayın, diplomasını putlaştırmayın. 10- Namaz kadar, oruç kadar, KİMİNLE ARKADAŞ OLDUĞUNUZU kontrol edin. Mesela müsteşarınıza giderken, arkadaş dokümanınızla gidin. Doktora tahlil sonuçları ile gidildiği gibi bir durumdur bu. Siz, ne isterseniz isteyin, ne yaparsanız yapın arkadaş çevrenizden daha iyisi olamazsınız. Çöplükte gül olarak açamazsınız. Betonda büyümüş ağaç olamazsınız. Bu maddeye dikkat edin. Bir de bu ağabeyinize pek çok dua edin lütfen. Size muvaffakıyetler dilerim, iyi gelişmelerini bildirmeni isterim.