Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben ilahiyat hazırlık öğrencisiyim. Her günün sonunda günlerimi boşa geçirdiğim için çok sıkıntı duyuyorum, sanki gaflet içinde boğuluyorum. Her an Allah'tan korku ve umut dengesini kurmak istiyorum, namazlarım en isteyerek en severek yaptığım şey olsun istiyorum. Bu her zaman olmuyor. İçinde bulunduğumuz zamanda sanki çoğu şey kaymamız için. Allah bana bütün imkânları vermiş gece namazına kalkamıyorum. Gün içinde konuştuklarıma uğraştıklarıma bakıyorum çok boş, zaman aleyhimize işliyor. Gafletten uyanmak istiyorum. Hocam nerden başlamalıyım? Ben size aklıma geldikçe dua ediyorum. Allah sizden razı olsun. Hocam siz de bana dua eder misiniz? Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.
Kuluz; kulluk yapacağız. Mü'miniz, imanımızın gereğini yapacağız; Allah’tan başkasını Rab bilmeyeceğiz. İbadet ederek yaratılış gayemizi gerçekleştireceğiz: Haramlardan uzak durarak, farzları yerine getirerek, nafilelerden de yapabildiğimiz kadar yaparak ibadet yükümlülüğümüzü yerine getireceğiz. Bütün bunlar için de: - Asla umutsuz olmayacağız ve şımarmayacağız. - Çevremizi nasıl olmak istiyorsak onlar gibilerden oluşturacağız. - Midemize haram girmemesine dikkat edeceğiz. - Zamanı çok iyi değerlendireceğiz. - Sabır silahını hiç eksik etmeyeceğiz. - Çok dua edeceğiz. - Muhakkak bir iş sahibi olacağız. - Kabiliyetimiz olan işi yapacağız. - Aile sahibi olmanın en büyük hareket olduğunu bilecek ve aileyi cihadımız bileceğiz. - Allah için nafile olarak yapacak bir iş muhakkak bulup onu yapacağız. - Ve yılmayacak, yorulmayacak hayatımızı Allah’ın lütfettiği kadar yaşamaya bakacağız. - Allah’a güvenimizi hiç sarsmayacağız ki şeytan bize çengel atmasın.
Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür.2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız.4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür. 2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız. 4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ sizi emellerinize kavuştursun, kalbinizi huzur ile doldursun. Çocuklarınızı İHL vermenizi tavsiye ederim. Başka bir alternatifiniz de yoktur zaten. Şu kadar ki, İHL vermeniz, elinizi kollunuzu sallayabileceğiniz bir rahatlık nedeniniz olursa pişman olabilirsiniz. İHL, diğer okullar gibidir; muhakkak takviye edeceksiniz dışarıdan. Her gün olmasa da haftada bir ahlâki gidişatını, bilgi birikimini, arkadaş çevresini kontrol edeceksiniz. Öğretmenlerine, çocuğunuzu takip ettiğinizi hissettireceksiniz. Gayet esefle beyan etmeliyim ki, bugün gelinen noktada İHLiseleri, DIŞI SENİ İÇİ BENİ YAKAN duruma gelmiştir. Korkarım çok geçmez mü'minler, çocuklarını İHL'den korumaya çalışacaklardır. Maaşını bile dert etmeyecek kadar vurdumduymaz bir eğitim kadrosu ile ne kadar imamlık eğitimi verilebileceğini merak ediyorum doğrusu. Bu sorun hepimizin sorunudur; çocuklarımızı İHL'ne salmayı, üzerimize düşeni yapmak olarak anlayınca bu kadar oluyor. Bir anne ve bir baba, kendisi ya da çocuğu ölmeden mesuliyetten kurtulamayacağını, öğretmenin, hocanın 'elin çocuğunu okutan biri' olacağını bilmelidir. Çocuklar, bizim cennet veya cehennemimizdirler. Babalar ve anneler, çocuklarını hangi okula veriyorlarsa kendilerini de adeta o okula vermelidirler. Öğretmen kadrosu, devletten çok vatandaştan çekinmelidir ki, meleklerin yardımını hak edeceğimiz bir iş yapmış olalım. Lütfen dualaşalım; bize dua edin, biz size dua edelim. Yavrularımızı, ümmetimizin yüzünü güldürecek büyüklerden biri olacak şekilde yetiştirelim. Bizim Kudüs’ümüz de budur. Davamız budur. Cihadımız budur. Lütfen çok dua edin.
Selamünaleyküm. Yavrum, sana Allah'tan güzel sabırlar diliyorum. Başına dağ düşmüş bir insan gibisin; tam anlamıyla bir afettir bu. Sen de, Allah'tan korkmanın bir gençte ne kadar mübarek olduğunu belgeleyen bir belge olmuşsun; seni tebrik ederim. İnşaallah bu sabrının ve mü'mince tavrının karşılığını cennet olarak bulursun. Aman dikkat et, devamı da iyi gelsin. Sana bilmemiş ol bu sahneleri diyemeyeceğim. Ben bile bu halimle annene buğz ettim de sen bir evlat olarak elbette içine taş gömeceksin. 'Unut' diyemem ama 'terk et' derim. Bu terk de şöyle olmalıdır: Sen yavaş yavaş kendi yuvana doğru çekilmeye başla. Ondan sonra da zorunlu olanları kadar ve dışa karşı sır vermeyecek bir siyasetle annene karşı annelik görevlerini yap. Bu birinci görevin olsun. İkinci olarak da, onun üzerindeki izleyici gözlerini hiç eksik etme. Yaptığına cevap da verme, izlemeyi de kaldırma ki aynı hataya tekrar dönmesin. Üçüncü olarak da, on kere ölsen ve on birinciye dirilip bu dünyaya yeniden gelsen bile bu olayı KİMSEYE ANLATMA! Hiç kimseye! Hatta kendine bile yani sana bile anlatma! Seni tekrar tebrik ediyorum. Bu güzel tavrından ötürü sana dualar ediyorum. Arş'ın gölgesinde koltuğun olsun sevgili Yavrum.
Selamünaleyküm. Daha da kötü olsa bile o, sizin babanızdır; katlanacaksınız, dayanacaksınız, sabrecek ve kazanacaksınız. Onu atamazsınız, kovamazsınız. Annenizle veya onun kardeşleri ile olan tartışmalarına da katılmayın. Siz, ondan yana olun ve herkesin hakkını bilin. Camide namaz ne için kılıyorsanız, namazın karşılığını kimden bekliyorsanız, babanızla da O'nun için ilgilenin ve O'ndan karşılığını bekleyin. Bu sizin cihadınızdır. Sabredin, yorulmayın, bıkmayın, erkenci olmayın. Her türlü beşeri isteğini dayanılabilirlik oranında yerine getirin. Zulüm olanını yapmayın, onu yapmazken de nazik olun.
Selamünaleyküm. Evet, evinizde mahreminiz olmayan birinin bulunmamasını istemek dinen hakkınızdır. Ne var ki siz, ikinci evliliğinizi yaptınız ve aile sıkıntısı çekmiş bulunuyorsunuz. Bu durumu, irdelemeniz hâlinde bir facia daha yaşayabilirsiniz. Çok dikkatli olmak zorundasınız. Engelleyemezseniz, ilkeli ve dikkatli olmalarını sağlamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Peşin fiyatına indirim yapılması, taksitli fiyatın pahalı olması faiz değildir.
Selamünaleyküm. Sizin nişanlınızın oraya gelmenizi, babanıza verilmiş nikâh kıydırma vekâleti olarak görmüş olabilir. Babanız da evet deyince nikâh akdedilmiş saymıştır ki, böylesi mümkündür. Siz orada itiraz etse idiniz sorun olurdu.