İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm hocam. Benim 4 sorum var.1.Yemin kefareti bedelini 10 fakir yerine 1 fakire versek ve bunu da her gün her gün o fakiri rencide etmemek için toptan versek olur mu? 2.Müslüman kimse kendi için istediği şeyi din kardeşi içinde istemedikçe imanı tam olmazmış. Benim ne kadar istesem de hakkımı helal edemediğim, kalbimi çok kıran insanlar var. Bu insanlar için iyi şeyler isteyemiyorum. Bu imanımı nasıl etkiler? 3.Ameller niyetlere göredir ya hocam ben niyetlerimden emin olamıyorum. İnsanlara iyilik yapmayı çok seviyorum ama bunu iyi desinler diye mi yapıyorum yoksa Allah için mi bilmiyorum. Çok korkuyorum zaten neyimiz var ki elimizde Allah huzuruna çıkınca amel defterimiz de görülecek. Olanları da böyle riyayla heba ettiğimi düşününce resmen kendimi bitmiş hissediyorum. 4. Gıybetini yaptığım kişiyle helalleşmem imkânsızsa yani ona gıybetini yaptığımı söylersem işler çıkmaza girecekse ne yapmalıyım? Çok pişmanım ama dönüşü de yok. Son olarak size teşekkür etmek istiyorum. 2 ay önce sizi televizyonda izledim ve dünyam değişti. 2 aydır namazlarımı kılıyorum, gece namazlarımı kılmaya çalışıyorum, gıybet etmemeğe çalışıyorum, harama kesinlikle bakmıyorum. En sevindiğim şeylerden biride üç dört sayfa okuyup bıraktığım Kur’an ı şimdi hiç sıkılmadan çok mutlulukla okuyabiliyorum. Hiç bu kadar ilerlememiştim. Allah sizden ve sizin gibi yolunda emek harcayan tüm kullarından razı olsun. Hakkınızı helal edin.

Cevap

Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür. 2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız. 4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür.2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız.4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.

elamünaleyküm hocam. Benim 4 sorum var. 1.Yemin kefareti bedelini 10 fakir yerin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şöyle bir yaşama programınız olsun: 1- Mü'min olduğunuzu unutmayın; her şeyi imana göre hesap edin. Kâr zarar anlayışınızda ölçünüz iman olsun. 2- İlk kırmızıçizginiz haramlar olsun; haram olan şeyden kaçının. Olur, da bir haram işlerseniz hemen istiğfar edin, tövbe ile önünüzü açın. 3- İkinci kırmızıçizgin, farzları aksatmamak olsun; Allah Teâlâ neyi farz olarak emretti ise onu yapın. Yapamadığınız farz olursa onu hemen kaza edin, istiğfar edin ve önünüzdeki barikatı kaldırmış olun. 4- Üçüncü çalışma alanınız nafileler olsun; GÜCÜNÜZ VE KABİLİYETİNİZ sınırları içinde olan nafileleri yapın. Hiçbir nafile sizin, birinci ve ikinci kırmızıçizginizi aşma nedeniniz olmasın sakın. Hiçbir nafileyi de basit görmeyin. Basit görmemenin yanında bir nafileyi, İslam'ın bütün olarak da görme aşırılığı göstermeyin. 5- İlim, bu nafilelerden biri olabilir. Farz olan ilim alındıktan sonra elde edilecek ilim nafiledir. Kabiliyetiniz hangi alanda ise o alanda kendinizi geliştirin. Gelişi güzel kitap okumayın. Kitaplar gıda veren yiyecekler gibidir; içinde domuz gibi haram olanı da bulunabilir. Helalini seçmek senin görevindir. 6- İlk üç maddenin dışındaki işler için FITRATINIZI ZORLAMAYIN, KABİLİYETİNİZLE SÜRTÜŞMEYİN; doğal olun, doğal yöntemlerle ilerlemeye çalışın. Mesela evlilik, bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Yeme içme bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Ne yemeğe tapının ne de onu yok sayın; mutedil ve ahenkli bir yürüyüşünüz olmalıdır. 7- Şunu, adınız soyadınız gibi bilin, inanın, tatbik edin: Bu hayat imtihanını ancak ve ancak, sabrı sonuna kadar kullananlar kazanacaklardır. Sabrın da sonu yoktur. Sabırlı olun, acele etmeyin. Yılmayın, yorulduğunuza inanmayın. 8- Bütün bu uygulamalarda bir müsteşarınız bulunsun; hayat, sizin bu yaşınızdaki birikimle kaldırılabilecek bir yük değildir. Sizden önce sizin yaşadıklarınızı yaşamış, Allah'tan korkan, Kur'an bilen ve bildiği ile amel eden müsteşarlarınız olsun. Onlarla ve onunla belli zaman aralıkları ile oturup istişare edin; günü birlik değilse de mevsim mevsim genel gidişatınızı istişare edin. Verdikleri yöne yönlenin. Bunu da sevap beklediğiniz bir iş olarak yapın. 9- Bulunduğunuz kuruma tapınmayın, diplomasını putlaştırmayın. 10- Namaz kadar, oruç kadar, KİMİNLE ARKADAŞ OLDUĞUNUZU kontrol edin. Mesela müsteşarınıza giderken, arkadaş dokümanınızla gidin. Doktora tahlil sonuçları ile gidildiği gibi bir durumdur bu. Siz, ne isterseniz isteyin, ne yaparsanız yapın arkadaş çevrenizden daha iyisi olamazsınız. Çöplükte gül olarak açamazsınız. Betonda büyümüş ağaç olamazsınız. Bu maddeye dikkat edin. Bir de bu ağabeyinize pek çok dua edin lütfen. Size muvaffakıyetler dilerim, iyi gelişmelerini bildirmeni isterim.

Selamünaleyküm hocam. Ben ilahiyat hazırlık öğrencisiyim. Her günün sonunda günl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, itirazım var sana. İtirazımın gerekçelerini de sayayım: Elhamdülillah, imanın var. Allah’ı, Peygamber aleyhisselamı, onun ümmetini… biliyorsun. Hâlinin iyi olmadığını itiraf edecek bilincin var, hatanı itiraf ediyorsun. Daha güzelinde olman gerektiğini anlıyorsun. Kötüyü övmeyen, beğenmeyen bir anlayışın var. İbadetlerden tamamen kopmadın. Namaz gibi bir ibadeti yapabiliyorsun. Sabah namazı kılabilmiş bir mü'minsin. Allah’ın rahmetini ve mağfiretini hatandan daha büyük ve kurtarıcı görüyorsun… Bunlar basit şeyler mi sence? Bu yapabildiklerinin şükrünü yapman gerekmez mi? Hayır, bunlar çok değerli ama şeytan seni, içinde bulunduğun kaosta boğmak istiyor ve beceriyor. Ayağa kalkabileceğin hâlde kalmaman için seni nefessiz bırakıyor. Kendine gel. Mü'min olmanın azametini düşün. Beğendiğin ve imrendiğin mü'minlerin otomatik olarak iyilerden mi olduklarını zannediyorsun? Herkesin şeytanla öyle veya böyle bir boğuşması vardır. Ona teslim olanlar eriyip gidiyor, onunla ölesiye boğuşanlar sonunda kazanıyor. Gerçek budur. sen böyle düşünmekle kendi bataklığını derinleştiriyorsun. Silkin ve kurtul biiznillah.

Selamünaleyküm hocam. Allah sizden razı olsun. Gönlünüzdeki taşıdığınız güzellik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın nimetleri bize haram değildir. Bir müminin dünyadaki en zengin insan olmasında hiç bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan müminin ahiretinden verip dünyadan almasıdır. Buna karşı dikkati olunmalıdır. Haramlardan bir harama bulaştırmayan, farzları ihmal etme nedeni olmayan, insani sorumluluklarımızı ertelettirmeyen bütün nimetler mubahtır. Allah’ın mubah ettiğinden kaçmak da gerekmez. İnsan durması gerektiği yerde durmayı becerebiliyorsa ne güzel, her şeyin en iyisini en bolunu alsın. Nimet kullanımı arttıkça ibadet lezzetini artıramamak, İmkânlar çoğaldıkça mümin kardeşleri ve ilişki yoğunluğunu geliştiremiyor olmak, Dünya bize açıldıkça bizim onu bir imtihan olarak görüp ahirete olan yönümüzü pekiştirmek yerine bize gelen dünyaya ondan daha hızlı yürümek, Mezarlıkları mermerlerle imar etmeyi imanla imarın yerine ikame etmek, Ölümü başkalarının muhtemel derdi gibi görmek, Her geçen yılı, haramları biraz daha helale yaklaştıran bir takvim olarak hissetmek… Bunlar bizi bitirir. Bunlara karşı uyanık bulunan için ise risk henüz yok demektir. Allah yardımcımız olsun.

Selamünaleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu. Cümlelerime evvela, yaptığınız pay
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

- Kendini kesin çözüm sahibi gibi görmemelisin. Kaş yaparken göz çıkarman da mümkündür, unutma. - Zamana yaymadığın bir çalışmadan sonuç alamazsın. Anlat, öğret; yıllar sonra sonuç bekle. - Sabır silahındır. Sabret, sonra sabret, bitince yine sabret. - Anlayışlı ve nazik bir abla olman kuralcı bir müdür olmandan daha iyidir. - Yanlışları yerme yerine yapılmış iyileri öv. - Baş başa nasihat et, sıkıntıyı yayma. - Dua et. - Kardeşinle alakalı çalışmanı bir not defterine günlük olarak yaz. Ne yaptın, ne sonuç aldın. Ayda bir notlarını gözden geçir. Yıl sonunda da genel bir okuma yap. Gerekirse bu notları kitaplaştırabilirsin bile. Orijinal not tutarsan yani adil ve doğru not tutarsan bir tez yazmış gibi olursun. - Sonuç olarak da kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bilmen gerekiyor. Her türlü sonuca hazır olmalısın.

Selamünaleyküm hocam, ailem sonradan bilinçlenen ve daha da imanın tadına bakan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.

amel konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Tespih bir alet olarak kullanıldığı için ibadetin kendisi ile alakalı değildir, kullanılabilir. 2- Duadan sonra ellerin yüze sürülmesi hususunda zayıf da olsa hadisler vardır. Dolayısıyla bu şeklide amel edilmesi bid'at değildir. 3- Normal durumlarda aşure yenmesinin hiçbir sakıncası yoktur. Bir ibadet muamelesi görmesi bid'attir. Allah rızası için aşure dağitilması, sevap için aşure yenmesi çirkindir. 4- İnsanı namaz esnasında meşgul eden her şey mekruhtur. Ayna da meşgul edici olduğu için mekruh olur.

Selamünaleyküm hocam. Bid'atler hakkinda birkaç sorum olacaktı. 1) Parmaklar ye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kurtubi tefsiri uzmanlık gerektiren ağır bir tefsirdir. Çağrı yayınlarınınki daha hafiftir ama çok uzundur. Beş cildi geçmeyen bir tefsir sizin için idealdir.

Selamünaleyküm. Hocam, İlmihaller, mealler ve tavsiyeniz üzere Erkam Yayınları R
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evet, Cuma namazı aynen kılınmalıdır, bir değişik durum yoktur. Ne kadar yapabiliyorsak o kadar yapalım ibadetleri.

Şimdiki vakitte Cuma namazının şartlarına tam amel olur mu? Yani yeterince değil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evet, Cuma namazı aynen kılınmalıdır, bir değişik durum yoktur. Ne kadar yapabiliyorsak o kadar yapalım ibadetleri.

Şimdiki vakitte cuma namazının şartları tam amel olunur mu? Yani yeterince deyil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

'Zayıf hadis,' hadistir. Hadis olarak kabul edilmeyen ise 'Mevzu hadis'tir. Bir hadise zayıf hükmü verilmesi o hadisin, hüküm gerektiren konularda delil olmayacağını gösterir. Hüküm dışındaki konularda mesela zikir, dua, ahlâk ve benzeri konularda delil olur. Ama bir farzın veya haramın tayininde kaynak olmaz. Allah'a emanet olun.

Zayıf hadislerle amel edilir mi ya da hangi durumda amel edilebilir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

'Dinde zorlama yoktur.' hükmü, dışarıdan İslam'a girebileceklere Müslüman olmaları için zorlama yapılmaması şeklindedir. İnsan Müslüman olduktan sonra ihtiyariliği olmaz; sözünü verdiği kulluğu yapmak zorundadır. Çocuklarımızın, özellikle namaz konusunda zorlanmaları ise dövülmeleri, itilmeleri, atılmaları ile sonuçlanacak bir zorlama olarak anlaşılmamalıdır. Aslında zorla ibadet yaptırmak insanın yapısına ve ibadetin şekline aykırıdır. Ebeveynlerin görevi sevdirmek ve ibadete münasip çevre oluşturmaktır. Dayak ve benzeri şiddet türleri ilk etapta yararlı gibi görülse de uzun vadede itici ve kırıcıdır. Bu nedenle, sevdirme mücadelesini esas almamız bilhassa fitne asrında yaşayan bizler için daha yararlıdır, hatta tek çaredir. Allah'a emanet olun.

Dinde zorlama olmaz ama amelde zorlama olur mu? Özellikle hadisi şerif olarak na

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.