Fetva Meclisi
Soru
Şimdiki vakitte cuma namazının şartları tam amel olunur mu? Yani yeterince deyil. Bunu acikliyin rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, Cuma namazı aynen kılınmalıdır, bir değişik durum yoktur. Ne kadar yapabiliyorsak o kadar yapalım ibadetleri.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir ortamda namaz kılmamalısınız.
Selamünaleyküm. Yanılmışsınız, hemen cumaya dönün. Zanla bir ibadet ihmal edilemez.
Selamünaleyküm. Böyle bir tartışma yıllardan beri vardır ancak açık bir hüküm belirtecek düzeyde belgelenebilmiş iddialardan oluşmamaktadır. Evet, Cuma namazı hususunda endişelerimiz vardır ama cumasız kalacak kadar değildir o endişeler.
Selamünaleyküm. Cuma namazı ertelenemez ve yalnız eda edilemez bir namazdır. Cuma için mücadele etmelidir. Yasal haklarını kullansın, rapor alsın ama öncelikle Cuma namazı kılması gerektiğini bildirsin. Cumamızı gizleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Hiçbir namaz vaktinden önce caiz değildir.
amel konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kurtubi tefsiri uzmanlık gerektiren ağır bir tefsirdir. Çağrı yayınlarınınki daha hafiftir ama çok uzundur. Beş cildi geçmeyen bir tefsir sizin için idealdir.
Selamünaleyküm. 1- Tespih bir alet olarak kullanıldığı için ibadetin kendisi ile alakalı değildir, kullanılabilir. 2- Duadan sonra ellerin yüze sürülmesi hususunda zayıf da olsa hadisler vardır. Dolayısıyla bu şeklide amel edilmesi bid'at değildir. 3- Normal durumlarda aşure yenmesinin hiçbir sakıncası yoktur. Bir ibadet muamelesi görmesi bid'attir. Allah rızası için aşure dağitilması, sevap için aşure yenmesi çirkindir. 4- İnsanı namaz esnasında meşgul eden her şey mekruhtur. Ayna da meşgul edici olduğu için mekruh olur.
'Zayıf hadis,' hadistir. Hadis olarak kabul edilmeyen ise 'Mevzu hadis'tir. Bir hadise zayıf hükmü verilmesi o hadisin, hüküm gerektiren konularda delil olmayacağını gösterir. Hüküm dışındaki konularda mesela zikir, dua, ahlâk ve benzeri konularda delil olur. Ama bir farzın veya haramın tayininde kaynak olmaz. Allah'a emanet olun.
'Dinde zorlama yoktur.' hükmü, dışarıdan İslam'a girebileceklere Müslüman olmaları için zorlama yapılmaması şeklindedir. İnsan Müslüman olduktan sonra ihtiyariliği olmaz; sözünü verdiği kulluğu yapmak zorundadır. Çocuklarımızın, özellikle namaz konusunda zorlanmaları ise dövülmeleri, itilmeleri, atılmaları ile sonuçlanacak bir zorlama olarak anlaşılmamalıdır. Aslında zorla ibadet yaptırmak insanın yapısına ve ibadetin şekline aykırıdır. Ebeveynlerin görevi sevdirmek ve ibadete münasip çevre oluşturmaktır. Dayak ve benzeri şiddet türleri ilk etapta yararlı gibi görülse de uzun vadede itici ve kırıcıdır. Bu nedenle, sevdirme mücadelesini esas almamız bilhassa fitne asrında yaşayan bizler için daha yararlıdır, hatta tek çaredir. Allah'a emanet olun.
Bu, sizin onun o halde olmasında bir taksirinizin olmasına bağlıdır. Siz ebeveynden biri olarak himmetinizi yüksek tutup, üzerinize düşeni becerebildiğiniz kadar yaptıysanız mesuliyetiniz yok demektir. Aksi takdirde bir kötülüğün yayılmasına katkıda bulunan durumunda olacağınız için siz de onun yaptıklarından etkileneceksiniz. Allah'a sığınır, yardımını dileriz.