Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu. Cümlelerime evvela, yaptığınız paylaşımlarda Allah’ın Hakk dediğini gizlemeyen cesur tavrınızdan ötürü bu amelinize en güzeliyle karşılık vermesi duasıyla başlamak istiyorum. Şatafattan aslını göremediğimiz, cennetlerini sadece bu dünya üzere planlayıp; amel defterleri yerine evlerini eşyalarla süsleyen, bütün yatırımı ahireti yerine evine yapan, bu yatırımları sosyal medyada paylaşıp fors atan, hayâ perdesi yırtılıp yatak odasına, o yatak odasındaki örtüye, o odadaki dolaba, o dolaptaki eşyanın düzenine kadar paylaşan insanların olduğu çağda, mümin ve Saliha bir hanımın böyle bir çağda nasıl bu tür şeylerin etkisi altında kalmadan ev kuracağı hususunda endişeliyim. Ben nişanlıyım. Ve Allah Nasip ederse İslam üzere bir izdivaç yapacağım. Çağımızda ki bu mal biriktirme hastalığı tıpkı bir veba gibi. Nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Bu dünyadan göçerken tek bir gömleğini bırakan sahabeleri düşündükçe bu çağın tek bir gömleği nedir diye düşünüyorum... Bu hususta tavsiye, nasihat ve tecrübelerinizi paylaşmanızı ve bizleri aydınlatmanızı rica ediyorum. Şimdiden Allah razı olsun. Sizi Allah azze ve celleye emanet ediyorum. Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Dünya fanidir. Eşyası de fani eşyadır. Atılıp çürütülmek için üretilmiştir. İsraf olmadıkça atabilirsiniz. Atılamayacak durumda ise bir ihtiyaç sahibine verin yenisini öyle alın. Şunu da bilin ki, bu düşünceleriniz bir zaman sonra mobilya ibadetine dönüşebilir. Çok dikkat edin, sabredin.
Selamünaleyküm. Eviniz, yuvanız mamur olsun. Allah Teâlâ sizi, razı olacağı bir hayata muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz durum geçicidir. Hayatın gel gitleri olur; meraklanmayın. Bunları bir karın ağrısı gibi görün ve geçin. Daha büyük işlerle uğraşın. Muhakkak bir ders halkasına katılın. Evde muhakkak bir kitap okumanız olsun. Cemaat ve okuma olmadan yalnız başınıza kalırsanız, evham üretmeye başlarsınız. Eşinizle ara sıra gezmeye çıkın. Evinizi özleyecek şekilde dışarıda kalın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür. 2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız. 4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.
Selamünaleyküm. 1- Yemin keffareti yiyecek olarak verildiğinde ON AYRI FAKİRE VERİLMESİ ŞARTTIR. Bir tek fakire verilecekse on güne dağıtılarak verilmesi bazı alimlerce caiz görülmüştür.2- İstememek durumu, düşmanlık, elle müdahale, hile yapma gibi bir noktaya sürüklemedikçe imana zararı yoktur. 3- Bilhassa niyet konusunda vesvese tehlikelidir. Açık bir belirti olmadıkça niyetleri irdelemek yanlıştır. Kendi kuyunuzu kazmamalısınız.4- Hak sahibi ile helalleşmek mümkün değilse onun adına istiğfar ederek, ona dualar ederek helalliği oluşturmak da mümkündür.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri işlerde en iyi olan istişare ile karar vermek, beraberce uygulamaktır. Hanım kardeşlerimizin bu tip kararları vermekte zorlanabileceklerini kabul edip sizin biraz daha sabırlı hareket etmeniz gerekir. Onlara göre bu tip işler pek değerlidir. Biraz sabırlı olun, gelişmesini bekleyin. Sırf bu nedenle eşinizle aranızda KALICI BİR SORUN oluşmasına neden olmayın; şeytanı sevindirirsiniz. Nice Allah dostları nice emellerini toprağa gömüp gittiler. Bu dünyada her istediğimizin gerçekleşmesi mümkün değildir. Çok sabırlı olun. Önünüzdeki hedef, farzlardan bir farzın yapılması ya da haramlardan bir haramdan kaçınmak gibi taviz verilemeyecek bir hedef değilse geri adım atmasını bilmek zorundasınız. Allah size yardım etsin.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Kur'an'ımızın ve hadislerin bize öğrettiği dua üslubunda DÜNYA/AHİRET DENGESİ vardır. Bir mümin, cenneti ve nimetlerini ister gibi dünya huzurunu da ister, istemelidir de. Dünyada nimet ve huzur istemek, afiyet temenni etmek mümin için tam anlamı ile Allah'ın nimetlerini arzu etmektir. Bunun bir sakıncası yoktur.
Ahiret ilmi ile iki şey kastedilebilir. Birincisi ahirete ait konuların yazılması. İkincisi de sonuçları ahirette Allah’ın rızasını kazanmaya yarayacak ilimler. Ya da okuduğumuz öğrendiğimiz ilimlerin bizi o sonuca görürüyor olmasıdır. İhya da o maksadı gerçekleştirmek için yazılmış bir kitaptır.
Müzik müziktir. Şu dünyada bir araya gelmesi hiç mümkün olmayan sözcüklerden biri de müzik ve tasavvuf sözcükleridir. Bir kere bu bölümü ile düğünü terk edebilirsiniz. Karmalık ise zaten uzak durmak için yeterli bir sebeptir. Ahiretimizi bir düğün için feda edemeyiz. Nazik bir şekilde gitmeyin.
Böyle bir kalp sahibi: a. Tevhidi ve imanı hayatın birinci meselesi olarak göremez. b. İbadetlerden zevk alamaz. c. Günahlardan uzak duramaz, tevbeye gerek duymaz ya da erteler. d. Müttaki insanlara mesafeli durur. e. Gaflet ortamlarından yani ahireti unutturan ortamlardan ayrılmaz, gönlü oralarda kalır. f. Bütün bunlara rağmen cennetlik olduğunu kesin gibi bilir.
Buna ulemamız HAŞYET demektedir. Allah’a karşı haşyetimizin gelişmesi ve aktif olması için şunlara dikkat etmek gerekir: a. İmana ait meseleleri hiçbir şekilde tartışmayacaksın, tartışanlardan uzak duracaksın. b. Allah’ın haramlarından korkacaksın, haramı ahirette ateşe düşüren bir sebep olarak değil dünyada bile yakan ateş olarak göreceksin. c. Allah’ın farz olarak emrettiği işleri aksatmayacaksın. d. Kıyamet, ölüm, sırat, cennet ve cehennem gibi isimleri ciddiye alacaksın. e. Mahlukata karşı merhametli olacaksın, insanı saygın tutacaksın. f. Ağlayan göz sahibi olmalısın. Bunun için de kendine ona uygun bir çevre bulmalısın.
Gözün kapalı olmasının bu ibadetlere bir zararı olmaz.