Fetva Meclisi
Soru
Mü'min insanın kalp dünyasında sorun olduğu nasıl anlaşılabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min bir insanın kalbinde şu başlıklar bir iman gereği olarak bulunmalıdır: Allah’ı sevmek, Ondan korkmak, ihlas, tevekkül, tevbe, takva, sabır, şükür, umut, kendini muhasebe etme, nefsini kınama, şeytanın vesvesesine karşı direnç, zühd, imanda yakîn, Allah’a muhtaçlık hissi, tevazu, huşu, Allah’tan yardım umma, Allah’a sığınma, Allah’ı ve mahlukatını tefekkür, hayâ, Allah için sevgi, Allah için buğz, rıza ve teslimiyet.
Münafıklık denebilecek işaretler vardır ama bir insanın münafık olduğunu kesin belirleyebileceğimiz bir ölçü yoktur. Kalple ilgili bir hastalık olduğu için onu sadece Allah Teâlâ kesin olarak bilebilir.
Hangi kibrin ve hangi imanın cennet ya da cehennem nedeni olabileceğini beşerden birileri olarak biz kararlaştıramayız. Elimizde kibir ve iman ölçebilecek bir cihaz yoktur. Bu tür kararlar Allah’a kalmıştır. Bize düşen o tür sıkıntılardan uzak durmayı becermek ve onun için gayret etmektir.
Tam mü'mince olmalıdır. Hayat imtihandır, bu imtihan da iyisi ve kötüsü ile tatlısı ve acısı ile karışıktır. Rabbimiz bizden nimetlerini terk etmemizi istememiştir. Bizden istenen nimetlere dalıp ahireti unutmamaktır. İbadetlerimizi ihmal etmeden, insani görevlerimizi aksatmadan bütün nimetleri kullanabiliriz. Sürekli ağlamak gerekmiyor ama sürekli gülen biri olmak da yanlıştır. İtidali bulabiliriz, her şeyi yerinde kullanabiliriz. Mü'min olmamız bunu gerektirir.
Selamünaleyküm. Kul, hatasından döner. Hata ettiğine pişman olur. Tekrar dönmemeye azimli olur. Ciddiyetini bozmaz. Tekrarlamamak için gerekli tedbirleri alır. Hatasını hatırlayınca içi burkulur. İşte tevbe budur, kabul olma süreci budur.
Tek kelimeyle anlatacak olursak KULLUK/İBADET yapılmalıdır. Kalbin ıslahı kulluğun yerine getirilmesi ile mümkündür. Bunun için de şu başlıklar gündemimizde olmalıdır: İhlas Allah sevgisi Saygı Allah'tan korkmak Allah'tan umutlu olmak Tevekkül Allah'ın emirlerine boyun eğmek
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Buna ulemamız HAŞYET demektedir. Allah’a karşı haşyetimizin gelişmesi ve aktif olması için şunlara dikkat etmek gerekir: a. İmana ait meseleleri hiçbir şekilde tartışmayacaksın, tartışanlardan uzak duracaksın. b. Allah’ın haramlarından korkacaksın, haramı ahirette ateşe düşüren bir sebep olarak değil dünyada bile yakan ateş olarak göreceksin. c. Allah’ın farz olarak emrettiği işleri aksatmayacaksın. d. Kıyamet, ölüm, sırat, cennet ve cehennem gibi isimleri ciddiye alacaksın. e. Mahlukata karşı merhametli olacaksın, insanı saygın tutacaksın. f. Ağlayan göz sahibi olmalısın. Bunun için de kendine ona uygun bir çevre bulmalısın.
Gözün kapalı olmasının bu ibadetlere bir zararı olmaz.
Evet, nemime/dedikodu ahlâk eriten, ahirette azap getiren bir felakettir. Ne yazık ki mübah iş durumuna getirilmiş ve günlük sakız gibi çiğnenir olmuştur. Allah Teâlâ hepimizi muhafaza buyursun. Nemimeye karşı şunları yapabiliriz: a. Nemime yapanı tasdik etmeyiz, onun dinlenebilir olmadığını ona hissettiririz. b. Ortamın ve ilişkilerimizin boyutuna uygun bir dil ve düzeyde ona yaptığının mü'mince olmadığını söyler, uyarırız. c. Ona Allah için buğz ederiz. d. Onun ilettiği bilgiyi yok kabul ederiz. e. Onun ilettiği bilgi üzerinden bilgi doğrulama sürecine girmeyiz ki, onun nemimesi başarılı olmuş olmasın. f. Kınadığımız nemimecinin maksadını gerçekleştirecek bir iş olarak “bana dediğine göre..” diye başlayan bir sözle nemime zincirine katılmayız.
Köpeklerin dolu olduğu bir alanda aval aval dolaşana köpeklerin saldırması kadar tabii ne vardır? Allah’ın rızasını kazanmak için çırpınan bir mü'min böyle şeylerle uğraşmaz, ilgilenmez, alaka göstermez. Siz elinizi uzatırsanız onu ve kolunuzu hatta sizi kaparlar. Basiretli olmak gerekir. Bizim vazifemiz Mehdi aramak değildir. O ne zaman gelirse zaten onun sesi ve kudreti hissedilecektir. İnternetten çağrı yapan Mehdi olmaz. Kendimizi hafif rüzgârlara bile kaptıramayız. İmanımız yerleri ve gökleri dolduracak bir iman olmalıdır. Siz boş bulunduğunuz için size dadanıyorlar. Dik durun. Gaflet görüntüsü vermeyin. İbadetlerinizi yapın. İşinizi yürütün. Çokça Kur'an okuyun. Çokça zikir yapın. Birilerini aramayın, yüreğiniz boşlukta bulunmasın. Allah’a emanet olun.
Asla böyle bir şeyi göstermez. Çok iyi kullar da zorlu bir ölüm yaşayabilirler. Bu onların, kötü olmalarını göstermekten çok Allah Teâlâ’nın onların günahlarını temizleyerek ruhlarını almak için öyle yaptığını da gösterebilir. Ya da sevaplarını arttırmak istemiştir Allah Teâlâ.
Kardeşim, bir kadına zina ettiğini söylemek ahireti batırabilecek kadar ağır bir iddiadır. DÖRT ŞAHİT ile ispatlanmayan veya kendisinin itiraf etmediği bir zina isnadı dünyanızı ve ahiretinizi bitirebilir. Dört şahit bulmak ise neredeyse imkânsız gibidir. Zira bu konudaki şahitler sıradan bir şahit gibi tutulmazlar. Size tavsiyemiz şudur: Böyle bir şeyi gündeme getirmeden, başka sebeplerle ayrılmanın bir yolunu bulun. Siz de kurtulun o da ve muhtemel çocuklarınız da geleceğinizi bulandırmaktan kurtulsun, herkes kurtulsun. Ama şunu unutmayın: Zan üzerine bu iddiayı yaptı iseniz bile bile kendinizi helak ettiniz gibi bir şey yaşarsınız. Allah yardımcınız olsun.